<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Demokrat Gazetesi</title>
    <link>https://www.demokrat32.com</link>
    <description>Isparta'nın köklü gazetesi Demokrat'dan son dakika Isparta haberleri, siyaset, ekonomi, spor ve yaşam dünyasından güncel gelişmeler. Isparta haber Demokrat ile takip edilir.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.demokrat32.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 00:49:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[ÖZEL MEDİKAYA HASTANESİ HEKİM KADROSUNU GÜÇLENDİRİYOR]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/ozel-medikaya-hastanesi-hekim-kadrosunu-guclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/ozel-medikaya-hastanesi-hekim-kadrosunu-guclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Fatma Gül Sarıkaya Göreve Başladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Isparta’da sağlık alanında hizmet veren <strong>Özel Medikaya Hastanesi</strong>, hekim kadrosunu genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Fatma Gül Sarıkaya, hastanede hasta kabulüne başladı.</p>

<p>Kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarına yönelik hizmet verecek olan Dr. Sarıkaya, fizik tedavi ve rehabilitasyon polikliniğinde birçok farklı şikayete çözüm sunduklarını belirtti.</p>

<p>“Boyun, bel, omuz, el bileği, kalça ve ayak bileği ağrıları başta olmak üzere kas ve iskelet sistemi ile ilgili ağrı yaşayan bireylerimizin mutlaka başvurmasını öneriyoruz” diyen Sarıkaya, bu alandaki tedavi süreçlerinin kişiye özel planlandığını ifade etti.</p>

<p>Poliklinikte uygulanan tedavi yöntemlerine de değinen Sarıkaya, “Fizik tedavi uygulamalarının yanı sıra nöral terapi, proloterapi ve hacamat gibi destekleyici tedavi yöntemlerini de kliniğimizde uygulamaktayız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Sarıkaya, söz konusu şikayetleri bulunan tüm hastaları polikliniğe davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nurgül Hancı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/ozel-medikaya-hastanesi-hekim-kadrosunu-guclendiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/04/m-d.jpg" type="image/jpeg" length="17729"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çölyak hastalarına umut olan atölye]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/colyak-hastalarina-umut-olan-atolye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/colyak-hastalarina-umut-olan-atolye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çölyak hastalarına umut olan atölye]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p itemprop="headline"><strong>Burdur’da kurulan atölyede kentte ve çevre illerde yaşayan yaklaşık 400 çölyak hastası için glutensiz ekmek üretiliyor.</strong></p>

<article>
<p>Çölyak hastalarının en temel sorunu olan glutensiz ekmeğe erişim, hayata geçirilen bir projeyle çözüme ulaştı. Burdur İl Milli Eğitim Müdürlüğü öncülüğünde başlatılan "Çölyak Hastalarının Hayatlarına Dokundular Projesi" çerçevesinde kurulan ekmek üretim atölyesinde, yüzlerce hasta için düzenli üretim yapılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, okul aile birliği, Halk Eğitim Merkezi öğretmenlerinin destekleriyle kurulan atölyede, kentte ve çevre illerde yaşayan yaklaşık 400 çölyak hastası için glutensiz ekmek üretiliyor. Atölyede unlu mamuller kursiyerleri ile Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Gastronomi Bölümü öğrencileri aktif rol alırken, proje hem hastaların hayatını kolaylaştırıyor hem de öğrencilere uygulamalı eğitim imkanı sunuyor.</p>

<p>Atölyede 2 gün ekmek üretimi, hafta da bir gün ise diğer unlu mamüllerin üretimi yapılıyor.</p>

<p><strong>"Sıkıntı yaşayan çocuklarımızın o gözlerindeki ışık ve mutluluk bizlere ilham oldu"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burdur Mehmet Akif Ersoy Halk Eğitim Merkezi Müdürü Hamit Kayacıoğlu, atölyenin yaklaşık 2 yıl önce kurulduğunu belirterek, "Bu konuda bizi ilk harekete geçiren husus çölyaklı hastalarımızın, özellikle ilimizde faaliyet gösteren Çölyak Derneğindeki kişilerin yaşadıkları sıkıntıları anlatması ile başladı. Bu ekmeğin ulaşımındaki sorunları, maliyetini özellikle hasta olan çocuklarımızın taze ekmeğe ulaşımı noktasındaki sıkıntıları ifade edince biz de bununla ilgili araştırma çalışmasına başladık. Çölyak hastalarımız hassas. Bu yüzden de dikkatli bir üretim süreci bizim için önemliydi. İlk başlarda üretim konusunda sınırlı sayıda üretebiliyorduk. Gelişen süreç sonrasında biz sadece glutensiz ekmek değil onun dışında kuru pasta ürünleri de üretmeye başladık. Burada bu ürünlere ulaşma noktasında sıkıntı yaşayan çocuklarımızın o gözlerindeki ışık ve mutluluk bizlere ilham oldu. Hali hazırda bu çocuklarımız diğer arkadaşları gibi bir şekerli gıda ya da hamurlu bir gıda tükettiğinde imrenerek onlara bakarken bu gün gelinen noktada biz o ürünleri üretebilir hale geldik. Burdur özelinde yaklaşık 200’e yakın Çölyak hastamız var. Isparta’da 200-300 bandına hastamız var. Burada normal bir üretim sistemi yok. Bizim sosyal medya gruplarımız var, siparişler bir gün önceden alınıyor. Biz de ona göre üretimini yapıyoruz. Şu an ekmek üretimi 2 gün, hafta da bir gün ise diğer unlu mamüllerini üretmeye çalışıyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"Son bir aydır da yaş pasta ve tatlı çeşitlerini üretmeye başladık"</strong></p>

<p>Konaklama ve Seyahat Hizmetleri Öğretmeni Halil Murat ise atölyede haftada 3 gün üretim yaptıklarını ifade ederek, "İşimize sabah başlıyoruz. Akşam üstü de 4’e kadar üretimler yapılıyor. 2 sene öncesinde başladığımız zaman sadece ekmek üretimi vardı. Daha sonrasında da erişte, kek, pizza gibi glutensiz ürünleri üretmeye başladık. Son bir aydır da yaş pasta ve tatlı çeşitlerini üretmeye başladık. Çünkü bize bu noktada çok fazla talep geliyor. Özellikle çölyak hastası çocuklardan bize talepler geliyor. Bizler de üzerinde çalıştık ve bu ürünleri üretmeye başladık. Şu anda yaklaşık 9-10 çeşit ürün çıkartabiliyoruz" şeklinde konuştu.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/colyak-hastalarina-umut-olan-atolye</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/04/1-234.jpg" type="image/jpeg" length="95255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[550 Gram Doğdu, Hayata Tutundu]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/550-gram-dogdu-hayata-tutundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/550-gram-dogdu-hayata-tutundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülşen Bebek Mucizeyi Başardı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Isparta’da Özel Medikaya Hastanesi’nde <strong>Kadın Doğum ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kaya tarafından doğumu gerçekleşen </strong>Gülşen bebek, zorlu bir yaşam mücadelesinin ardından sağlığına kavuştu. Henüz 24 haftalıkken 550 gram ve 28 santimetre olarak doğan minik bebek, aylar süren tedaviyle hayata tutundu.</p>

<p>Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde takip altına alınan Gülşen bebek, uzman doktorlar ve sağlık ekibinin özverili çalışmaları sayesinde her geçen gün güçlendi.</p>

<p>Sürece ilişkin bilgi veren Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yasin Karataş, bebeğin oldukça kritik bir durumda dünyaya geldiğini belirterek, “24 haftalık ve 550 gram doğan bebeğimizin yaşama ihtimali oldukça düşüktü. Ancak yoğun bakım sürecinde akciğer gelişimi sağlandı, beslenmesi dikkatle sürdürüldü ve tüm riskler yakından takip edildi. Şu an sağlıklı bir şekilde annesine teslim edildi” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 06 At 11.41.35" class=" detail-photo img-fluid" height="889" src="https://demokrat32com.teimg.com/demokrat32-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-06-at-114135.jpeg" width="500" /></p>

<p>Yenidoğan Ünitesi sorumlu hemşiresi Öznur Yılmaz da sürecin büyük bir özveriyle yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Yaklaşık 5 yıl sonra bebek sahibi olan Aktaş ailesi ise yaşadıkları süreci “umut dolu bir mücadele” olarak anlattı. Anne Duygu Aktaş, zorlu süreçte umutlarını hiç kaybetmediklerini belirterek, doktorlara ve hastane ekibine teşekkür etti.</p>

<p>Aylar süren tedavi sürecinin ardından 2,5 kilonun üzerine çıkan Gülşen bebek, sağlıklı şekilde taburcu edilerek ailesine kavuştu. Minik Gülşen’in hayata tutunma hikayesi, sağlık çalışanlarının özverisini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 06 At 11.33.56" class="detail-photo img-fluid" height="733" src="https://demokrat32com.teimg.com/demokrat32-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-06-at-113356.jpeg" width="550" /></p>

<p><img alt="medikaya" class="detail-photo img-fluid" height="281" src="https://demokrat32com.teimg.com/demokrat32-com/uploads/2026/04/medikaa-son-1.jpeg" width="500" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hüseyin Cüneyt Erbil</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/550-gram-dogdu-hayata-tutundu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/04/gulsen.jpg" type="image/jpeg" length="18082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Bilge Ertekin Filiz’den Gıda İsrafı Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/doc-dr-bilge-ertekin-filizden-gida-israfi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/doc-dr-bilge-ertekin-filizden-gida-israfi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Bilge Ertekin Filiz’den Gıda İsrafı Uyarısı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süleyman Demirel Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Bilge Ertekin Filiz, “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü” dolayısıyla yaptığı açıklamada, sürdürülebilir bir gelecek için sıfır atık yaklaşımının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>“Gıda İsrafı Küresel Bir Sorun”</strong></p>

<p>Doç. Dr. Filiz, gıda israfının hem çevresel hem de ekonomik boyutlarıyla giderek büyüyen küresel bir sorun olduğunu belirterek, sıfır atık yaklaşımının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin tüketilmeden çöpe gittiğine dikkat çeken Doç. Dr. Filiz, “Türkiye’de kişi başına yılda yaklaşık 100 kilogram gıda israf ediliyor. Üstelik bu israfın yaklaşık yüzde 61’i evlerde gerçekleşiyor. Bu tablo, gıda israfının yalnızca üretim süreçlerinden değil, doğrudan tüketim alışkanlıklarından kaynaklandığını ortaya koyuyor.” dedi.</p>

<p><strong>“Kaynaklar İsraf Ediliyor”</strong></p>

<p>Gıda israfının yalnızca ekonomik bir kayıp olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Filiz, “Çöpe atılan her gıda ürünü; su, enerji ve emek gibi sınırlı kaynakların da boşa harcanması anlamına geliyor. Nitekim dünyadaki temiz su kaynaklarının yaklaşık yüzde 25’i, hiç tüketilmeden çöpe giden gıdaların üretimi için kullanılıyor. Aynı zamanda bu süreçte oluşan sera gazı salımları, iklim değişikliğini de derinleştiriyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Sıfır Atık Artık Zorunluluk”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıfır atık yaklaşımının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirten Doç. Dr. Filiz, “Çöpe atılan her bir gıda ürünü, üretimden taşımaya, depolamadan tüketime kadar geçen tüm süreçlerde oluşan çevresel etki zincirinin de boşa gitmesi anlamına geliyor. Özellikle ihtiyaçtan fazla alışveriş yapılması, son kullanma tarihinin yanlış yorumlanması ve uygun saklama koşullarının sağlanmaması evsel gıda israfının en temel nedenleri arasında yer alıyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Gıda Atıkları Değerlendirilebilir”</strong></p>

<p>Gıda atıklarının doğru yöntemlerle değerlendirilebileceğine de dikkat çeken Doç. Dr. Filiz, “Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, gıda atıklarının tamamen kayıp olmadığını gösteriyor. Özellikle fermentasyon teknolojileri sayesinde sebze ve meyve atıklarından fonksiyonel ve besin değeri yüksek yeni ürünler elde edilebiliyor. Ayrıca bu atıkların içerdiği değerli bileşenler mühendislik uygulamalarıyla geri kazanılabiliyor, değerlendirilemeyen kısımlar ise kompost gibi yöntemlerle doğaya kazandırılabiliyor.” dedi.</p>

<p>Küresel açlık sorununa da değinen Doç. Dr. Filiz, “Dünya genelinde her dokuz kişiden biri açlıkla karşı karşıya. Bu nedenle gıdaların çöpe gitmesi yalnızca çevresel değil, aynı zamanda etik bir sorundur. 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşması beklenirken, gıda üretimi kadar israfın önlenmesi de kritik bir güvenlik meselesi haline geliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Bireysel Farkındalık Önemli”</strong></p>

<p>Bireysel farkındalığın önemine vurgu yapan Doç. Dr. Filiz, “Sıfır atık konusunda geç kalınmış değil ancak hızlı ve bilinçli adımlar atılması gerekiyor. İhtiyaç kadar alışveriş yapmak, gıdaları doğru şekilde saklamak ve artan ürünleri değerlendirmek, sürdürülebilir bir gelecek için atılacak en temel adımlar arasında yer alıyor.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/doc-dr-bilge-ertekin-filizden-gida-israfi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/04/1-191.JPG" type="image/jpeg" length="86398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitki Çaylarında Yeni Dönem: Demleme Talimatı Artık Zorunlu]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/bitki-caylarinda-yeni-donem-demleme-talimati-artik-zorunlu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/bitki-caylarinda-yeni-donem-demleme-talimati-artik-zorunlu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitki Çaylarında Yeni Dönem: Demleme Talimatı Artık Zorunlu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, tüketici sağlığını korumak ve doğru tüketimi teşvik etmek amacıyla bitki çaylarının ambalajlanmasına yönelik yeni bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Yeni karara göre, piyasaya sunulan tüm bitki çaylarının ambalajlarında "hazırlama talimatı" bulunması artık yasal bir zorunluluk haline geldi.</p>

<p>TÜKETİCİ KOLAYCA ANLAYACAK</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan düzenleme ile bitki çaylarının paketlerinde, tüketicinin zorlanmadan anlayabileceği netlikte demleme bilgilerinin yer alması hedefleniyor. Ambalajlarda su miktarı, bekletme süresi ve uygulama yöntemi gibi kritik detaylar açıkça belirtilecek.</p>

<p>ÖRNEK ETİKET PAYLAŞILDI</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni düzenleme kapsamında ambalajlarda yer alacak örnek bir talimat metni de paylaşıldı:</p>

<p>"200 ml kaynar suyun üzerine bir yemek kaşığı ilave edilerek 3-4 dakika bekletilerek tüketilmesi tavsiye edilir." "Güvenilir Gıda" mottosuyla hareket eden bakanlık, bu kurala uymayan işletmelere yönelik denetimlerini sürdürecek. Vatandaşlar, hazırlama talimatı bulunmayan veya şüpheli gördükleri ürünleri Güvenilir Gıda mobil uygulaması üzerinden yetkililere bildirebilecek.</p>

<p><img alt="1-187" class="detail-photo img-fluid" height="640" src="https://demokrat32com.teimg.com/demokrat32-com/uploads/2026/04/1-187.jpg" width="512" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/bitki-caylarinda-yeni-donem-demleme-talimati-artik-zorunlu</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/04/1-186.JPG" type="image/jpeg" length="65683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolorektal kanser, erken teşhiste büyük oranda tedavi edilebilir]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/kolorektal-kanser-erken-teshiste-buyuk-oranda-tedavi-edilebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/kolorektal-kanser-erken-teshiste-buyuk-oranda-tedavi-edilebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolorektal kanser, erken teşhiste büyük oranda tedavi edilebilir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalvaç Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Kıvanç Kılınç, Mart ayının “Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı” olması nedeniyle vatandaşlarımızın farkındalık kazanması ve bilinçlenmesi için “Kolorektal Kanseri” ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.</p>

<p>Dr. Kılınç şu bilgileri verdi: “Kolorektal kanser, kalın bağırsak (kolon) ve rektumdan kaynaklanan kanser türüdür ve dünyada en sık görülen kanserler arasında yer alır. Ancak sevindirici olan şu ki: erken teşhis edildiğinde büyük oranda tedavi edilebilir.</p>

<p>KİMLER RİSK ALTINDA?</p>

<p>50 yaş ve üzeri bireyler</p>

<p>Ailesinde kolon kanseri öyküsü olanlar</p>

<p>Uzun süreli kabızlık veya bağırsak alışkanlığı değişikliği yaşayanlar</p>

<p>Obezite, sigara ve aşırı kırmızı et tüketimi olanlar</p>

<p>BELİRTİLER NELERDİR?</p>

<p>Dışkıda kan görülmesi</p>

<p>Açıklanamayan kilo kaybı</p>

<p>Sürekli karın ağrısı veya şişkinlik</p>

<p>Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik (ishal/kabızlık)</p>

<p>Kansızlık (özellikle demir eksikliği)</p>

<p>Bu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmez, ancak mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.</p>

<p>ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR</p>

<p>50 yaşından itibaren düzenli kolonoskopi taraması önerilir</p>

<p>Risk grubundaysanız daha erken yaşta başlanabilir</p>

<p>Polipler erken dönemde tespit edilip alınarak kansere dönüşmeden önlenebilir</p>

<p>Korunmak İçin Ne Yapmalı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Liften zengin beslenin (sebze, meyve, tam tahıllar)</p>

<p>Kırmızı ve işlenmiş et tüketimini azaltın</p>

<p>Düzenli egzersiz yapın</p>

<p>Sigara ve alkolden uzak durun</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/kolorektal-kanser-erken-teshiste-buyuk-oranda-tedavi-edilebilir</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/i-m-g-1444.jpeg" type="image/jpeg" length="80325"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balgamı Çıkaramayan Hastalara Modern Teknolojik Çözüm]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/balgami-cikaramayan-hastalara-modern-teknolojik-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/balgami-cikaramayan-hastalara-modern-teknolojik-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balgamı Çıkaramayan Hastalara Modern Teknolojik Çözüm]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Solunum yolu hastalıklarında en önemli sorunlardan biri, akciğerlerde biriken balgamın yeterince temizlenememesi. Özellikle KOAH, astım, bronşektazi, kistik fibrozis, pnömoni, nöromuskuler hastalıklarda balgamın atılamaması hastaların nefes darlığını arttırıyor ve enfeksiyon riskini yükseltiyor. Bu sorunun çözümüne katkı sağlamak amacıyla Yalvaç Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları biriminde solunum fizyoterapisine yardımcı cihazlar kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Konuyla ilgili olarak hastaneden yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bu kapsamda kullanılan cihazlardan biri ‘Acapella choice(solunum egzersiz cihazı)’dır. Elinizde tutabileceğiniz kadar küçük ama etkisi çok büyük bir yardımcıdır. Acapella cihazı, içine üflediğinizde, özel bir mekanizma ile oluşturduğu titreşim sayesinde hava yollarındaki balgamın gevşemesine yardımcı olur. Böylece balgamın daha kolay çıkarılması sağlanır ve akciğerlerin temizlenmesine destek olunur. Bir diğer önemli cihaz ise ‘HFCWO (akıllı titreşimli yelek)’ sistemidir. Bu cihaz, yeleği giydiğinizde göğüs bölgesine uygulanan ritmik, çok hafif ve hızlı titreşimler sayesinde akciğerlerin en derin yerlerinde biriken balgamın yerinden oynatılmasına yardımcı olur. Öksürükle atılamayan birikintileri yukarı taşınmak suretiyle, yorulmadan sadece koltuğunuzda oturarak akciğer temizliği yapılmış olur.Solunum rehabilitasyonunda kullanılan bu yöntemler, hastaların nefes alıp vermesini kolaylaştırmayı, enfeksiyonriskini azaltmayı ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlamaktadır. Göğüs hastalıkları kliniğimizde uygulanan bütüncül yaklaşım sayesinde, ilçemizde kronik solunum hastalıklarına ilaç tedavisinin ötesinde bilimsel ve modern destek imkanları sunulmaktadır.” Yenilikçi ve kapsayıcı anlayışla Göğüs Hastalıkları kliniğini büyük şehirlerdeki hastanelerle aynı seviyeye getirme çabası ve gayretinden dolayı Dr. Alperen Koç ve ekibiyle hastane yönetimini kutluyor, başarı ve gayretlerinin devamını temenni ediyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/balgami-cikaramayan-hastalara-modern-teknolojik-cozum</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/i-m-g-1431.jpeg" type="image/jpeg" length="52301"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalvaç Devlet Hastanesi'nde Yeni Uzman Göreve Başladı]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/yalvac-devlet-hastanesinde-yeni-uzman-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/yalvac-devlet-hastanesinde-yeni-uzman-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalvaç Devlet Hastanesi'nde Yeni Uzman Göreve Başladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalvaç Devlet Hastanesi bünyesinde sağlık kadrosu güçlenmeye devam ediyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Seda Demiray Çetin, hastanede hasta kabulüne başladı.</p>

<p>Alanında uzmanlığıyla dikkat çeken Dr. Çetin’in göreve başlamasıyla birlikte, ilçede kadın sağlığı ve doğum hizmetlerinin daha da etkin ve kapsamlı şekilde sunulması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, “Hastalıkları ve Doğum Uzmanımız Dr. Seda Demiray Çetin, hastanemizde hasta kabulüne başlamıştır. Kıymetli hekimimize hastanemizde başarılar diler, vatandaşlarımızın bilgisine sunarız.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Yeni uzman hekimin göreve başlaması, Yalvaç ve çevre ilçelerde yaşayan vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Kadın hastalıkları ve doğum alanında ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin artık daha hızlı ve yerinde karşılanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/yalvac-devlet-hastanesinde-yeni-uzman-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/1-127.jpg" type="image/jpeg" length="58484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tüberküloz teşhis ve tedavisinde başarılıyız]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/tuberkuloz-teshis-ve-tedavisinde-basariliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/tuberkuloz-teshis-ve-tedavisinde-basariliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüberküloz teşhis ve tedavisinde başarılıyız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“24 Mart Dünya Tüberküloz Günü” kapsamında Yalvaç Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Alperen KOÇ, “Tüberküloz” hakkında vatandaşlarımızın farkındalık kazanmaları ve bilinçlenmeleri amacıyla önemli bilgiler paylaştı.</p>

<p>Koç, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Robert Koch tüberküloz basilini 24 Mart 1882’de bulduğunu ilan etmiştir; bu buluşun 100. yıldönümünde 24 Mart Dünya Tüberküloz günü kabul edilmiştir. Dünya genelinde bütün ülkelerde verem hastalığı ve kontrolü konusunda farkındalık yaratmak amacıyla 1982 yılından beri 24 Mart’ta etkinlikler yapılmaktadır. Ülkemizde ise ayrıca bir haftalık “Tüberküloz Farkındalık ve Eğitim Haftası” 79 yıldır kutlanmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüberkülozun tanısında, koruyucu tedavisinde ve tedavisinde başarılıyız. Bu başarı sağlık sistemimizin bir başarısıdır. Bu başarıda, özellikle verem savaşı dispanserlerinin çalışanlarının payı en fazladır. Günümüzde kullanılan ileri teknolojili testler sayesinde tüberküloz tanısını ve direnç testlerini saatler-günler içinde elde edilebilmektedir. Ülkemizde pek çok merkezde bu tetkikler yapılabilmektedir. Tüberkülozda başarının temel taşı hastanın ilaçlarını içmesidir, en ileri tetkiklerin yapılması, tüm ilaçların temin edilmesi hasta ilaçlarını içmezse hiçbir işe yaramaz. 2030 yılı için Sürdürülebilir Gelişme Hedefleri (SGH), Birleşmiş Milletler tarafından 2015’te kabul edildi. Hedeflerden birisi, küresel TB epidemisini sonlandırmaktır.” </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/tuberkuloz-teshis-ve-tedavisinde-basariliyiz</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/1-114.jpg" type="image/jpeg" length="81096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tüberküloz hastalığı, en çok akciğerlerde görülmekte]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/tuberkuloz-hastaligi-en-cok-akcigerlerde-gorulmekte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/tuberkuloz-hastaligi-en-cok-akcigerlerde-gorulmekte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüberküloz hastalığı, en çok akciğerlerde görülmekte]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SDÜ Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Merve Erçelik Koncak, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olan Tüberküloz hastalığı konusunda bilinçlenmenin önemli olduğunu, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş ve gece terlemesi, öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, kanlı balgam, göğüs-sırt ağrısı ve nefes darlığı gibi durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dr. Öğretim Üyesi Merve Erçelik Koncak, şu bilgileri aktardı, “Tüberküloz (Verem), görülme sıklığı ve etkileri nedeniyle, küresel mücadele gerektiren önemli halk sağlığı sorunları arasında bulunmaktadır. Robert Koch tarafından Mycobacterium tuberculosis basilinin keşfedildiği 24 Mart 1882 gününe ithafen her yıl tüberküloz hastalığının sağlık, sosyal ve ekonomik yıkıcı sonuçlarına dikkat çekilmekte ve kamuoyunun hastalık hakkındaki farkındalığının artırılması amaçlanmaktadır. Tüberküloz hastalığı; en çok akciğerlerde görülmekle birlikte (%60-70) saç ve tırnak hariç tüm doku ve organları tutabilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık insanlardan öksürme, hapşırma ile ortama yayılan mikrobun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır. Düzenli ilaç kullanımı ile ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık yok olmaktadır.</p>

<p>TÜBERKÜLOZ HASTALIĞI, TÜBERKÜLOZLA İLGİLİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BELİRTİ VE BULGULARIN ORTAYA ÇIKTIĞI DURUMDUR</p>

<p>Tüberküloz hastalığının belirtileri; genel olarak halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş ve gece terlemesidir. Solunum semptomları; öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, kanlı balgam, göğüs-sırt ağrısı ve nefes darlığıdır. Diğer organları tutan akciğer dışı tüberküloz hastalığında ilgili organa ait bulgular görülebilir. Tüberküloz hastalığının tedavisi, iki ay 4’lü, dört ay 2’li ilaçla olmak üzere 6 ay sürmektedir ve tedavide kullanılan tüm ilaçlar sağlık kuruluşları tarafından ücretsiz verilmektedir. İlaçların düzenli kullanılması tedavinin başarısı için oldukça önemlidir. Tedavide kullanılan ilaçların eksik alınması ya da düzensiz kullanılması halinde, tüberküloz basili ilaçlara direnç kazanabilir. Dünyada yaklaşık iki milyar insanın tüberküloz basili ile enfekte olduğu tahmin edilmektedir. Bu insanların %5-10’unun yaşamlarının bir döneminde tüberküloz hastası olma riski bulunmaktadır. Tüberküloz ile küresel mücadele kapsamında uygulanan etkin tanı ve tedavi programları sayesinde 2000-2022 yılları arasında yaklaşık 75 milyon hayat kurtarılmıştır. Türkiye’de kayıtlı tüberküloz hastası sayısı 2018 ve 2019 yıllarında yıllık 11 binden fazla iken 2020 ve 2021 yıllarında yıllık yaklaşık 9 bindir.</p>

<p>Önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olan Tüberküloz hastalığı konusunda bilinçlenmeli, şüpheli durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurmalıyız. Bu hastalığa bağlı sağlık sorunlarını, yeti kayıplarını ve ölümleri hem ülkemizde hem Dünyada önleyebilmek, hastalıkla mücadelenin her aşamasına toplumun bir bütün olarak katılımı ile mümkün olacaktır.” </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/tuberkuloz-hastaligi-en-cok-akcigerlerde-gorulmekte</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 21:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/1-111.jpg" type="image/jpeg" length="29466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de Tüberkülozla Mücadele]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/turkiyede-tuberkulozla-mucadele</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/turkiyede-tuberkulozla-mucadele" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de Tüberkülozla Mücadele]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Isparta İl Sağlık Müdürü Dr. Serhat Küçükcoşkun, Dünya Tüberküloz Günü nedeniyle açıklamada bulundu.</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Sağlık Müdürü Dr. Küçükcoşkun konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “</strong>Tüberküloz; Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin neden olduğu, bulaşıcı bir hastalıktır. En sık akciğerleri tutmakla birlikte böbrekler, beyin, kemikler ile diğer doku ve organları da etkileyebilmektedir. Akciğer dışı tüberküloz genellikle bulaşıcı olmamakla birlikte, akciğer tüberkülozu olan hastaların öksürme veya hapşırma sırasında havaya saçılan damlacıklar yoluyla hastalığı bulaştırma riski bulunmaktadır. Özellikle hasta ile aynı kapalı ortamda uzun süre bulunan kişilerde bulaşma riski artmaktadır. 24 Mart 1882 tarihinde Robert Koch tarafından Mycobacterium tuberculosis basilinin keşfedilmesiyle, tüberküloz hastalığının tanı ve tedavisinde bilimsel bir dönüm noktası yaşanmıştır. Bu tarih anısına her yıl 24 Mart, tüm dünyada “Dünya Tüberküloz Günü” olarak anılmaktadır. Bu kapsamda ülkemizde de 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla, tüberküloz hastalığı konusunda toplumun bilgilendirilmesi, güncel gelişmelerin paylaşılması ve tüberkülozla mücadelede elde edilen kazanımların vurgulanması amacıyla ülke genelinde çeşitli faaliyetler gerçekleştirilmektedir.</p>

<p>KÜRESEL TÜBERKÜLOZ YÜKÜ</p>

<p>Tüberküloz (TB), günümüzde hâlen dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalıklarından biri olmaya devam etmektedir. Küresel veriler, her gün yaklaşık 29.000 kişinin bu önlenebilir ve tedavi edilebilir hastalığa yakalandığını ve 3.000’den fazla kişinin tüberküloz nedeniyle hayatını kaybettiğini göstermektedir. Küresel ölçekte uygulanan etkin tanı ve tedavi programları sayesinde 2000–2024 yılları arasında yaklaşık 83 milyon hayat kurtarılmıştır. Ülkemizde Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı başarıyla uygulanmakta olup, program kapsamında yürütülen etkin tanı, tedavi ve izlem faaliyetleri sayesinde tüberküloz hasta sayısında ve hastalık insidansında yıllar içinde belirgin bir azalma sağlanmıştır. 2005 yılında 20.535 olan tüberküloz hasta sayısı, 2024 yılında 9.027’ye; hastalık insidansı ise yüz binde 29,4’ten yüz binde 10,4’e düşmüştür. Türkiye’de tüberküloz tanı, tedavi ve takip hizmetleri tüm sağlık kuruluşlarında ücretsiz olarak sunulmaktadır. Tüberküloz ve ilaca dirençli tüberküloz hastalarının tedavisinde kullanılan birinci ve ikinci seçenek ilaçlar Bakanlığımız tarafından temin edilerek hastalarımıza ücretsiz olarak ulaştırılmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DOĞRUDAN GÖZETİMLİ TEDAVİ VE YENİLİKÇİ UYGULAMALAR</p>

<p>Tüberküloz tedavisinde tedaviye uyumun sağlanması ve tedavinin başarıyla tamamlanması amacıyla, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri doğrultusunda 2006 yılından bu yana Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT) uygulanmaktadır. Bu uygulama kapsamında hastaların ilaçlarını her dozda bir sağlık personeli veya yetkilendirilmiş görevli gözetiminde alması sağlanmaktadır. İletişim teknolojilerindeki gelişmelerden faydalanılarak uygulamaya alınan Video Gözetimli DGT, tedaviye erişimin ve sürekliliğin sağlanmasına önemli katkı sunmuştur.</p>

<p>Bilimsel kanıtlara dayalı yeni tedavi yaklaşımlarıyla, ilaca dirençli tüberkülozla mücadelede önemli bir aşamaya geçilmektedir. İlaca dirençli tüberküloz hastaları; uzun süren, yan etkileri fazla ve tedaviye uyumun zor olduğu konvansiyonel tedavi rejimleri nedeniyle mücadelede öncelikli bir grup olarak ele alınmaktadır. Bu kapsamda uygulamaya alınacak altı aylık kısa süreli yeni tedavi rejimleri ile tedavi süresinin kısaltılması, yan etkilerin azaltılması ve hasta uyumunun artırılması hedeflenmektedir. Daha kısa, daha etkili ve daha güvenli tedaviler sayesinde tedavi başarı oranlarının yükseltilmesi ve toplumda ilaca dirençli tüberküloz bulaşının azaltılması amaçlanmaktadır.</p>

<p>PSİKOSOSYAL DESTEK VE SOSYAL YARDIMLAR</p>

<p>Tüberküloz tedavisinin uzun sürmesi ve bu süreçte yaşanan iş gücü kaybı, hastalar ve aileleri için ekonomik ve psikososyal zorluklara yol açabilmektedir. Bu nedenle Bakanlığımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında, ekonomik ve sosyal güçlük yaşayan tüberküloz hastalarına Ocak 2018’den itibaren aylık nakdi sosyal yardım sağlanmaktadır. Dünyada ilk ve tek olan bu uygulama, Dünya Sağlık Örgütü tarafından iyi uygulama örneği olarak gösterilmektedir. 2025 yılı içerisinde 3.439 hasta, bu sosyal yardımdan en az bir kez yararlanmıştır.</p>

<p>ULUSAL REHBERLER VE SAHA UYGULAMALARI</p>

<p>Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı dokümanı yayımlanarak programın amaçları, hedefleri, stratejileri ve bu stratejilere yönelik koruma, tanı, tedavi ve izlem faaliyetleri tanımlanmıştır. Program kapsamında başta Tüberküloz Tanı ve Tedavi Rehberi ile Tüberküloz Kontrol Faaliyetleri Saha Uygulama Kılavuzu olmak üzere, ülkemiz koşullarına uygun olarak geliştirilen rehberler doğrultusunda uygulamalar standartlaştırılmıştır. Tüberküloz, yalnızca sağlık hizmetleriyle değil; eğitim, sosyal destek ve toplum katılımını içeren bütüncül bir yaklaşımla mücadele edilmesi gereken bir hastalıktır. Erken tanı, düzenli tedavi, damgalamanın azaltılması ve toplumun bilinçlendirilmesi, hastalığın kontrol altına alınmasında temel unsurlardır. “Verem Hastalığı Olmayan Türkiye” hedefi doğrultusunda, politik kararlılıkla yürütülen Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı kapsamında çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülmektedir” dedi. </p>

<p><img alt="Türkiye’de Tüberkülozla Mücadeleaaa" class="detail-photo img-fluid" height="747" src="https://demokrat32com.teimg.com/demokrat32-com/uploads/2026/03/turkiyede-tuberkulozla-mucadeleaaa.jpg" width="996" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/turkiyede-tuberkulozla-mucadele</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 22:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/1-97.jpg" type="image/jpeg" length="24529"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşlılık hepimizin kaderi, bu döneme hazırlıklı olunmalı]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/yaslilik-hepimizin-kaderi-bu-doneme-hazirlikli-olunmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/yaslilik-hepimizin-kaderi-bu-doneme-hazirlikli-olunmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşlılık hepimizin kaderi, bu döneme hazırlıklı olunmalı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalvaç Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Berire YAVUZ, “18-24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası” nedeniyle yaptığı açıklamada, yaşlılığın her canlının kaderi olduğunu belirterek, toplumun ve bireylerin bu döneme hazırlığının önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>18-24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası’nın, toplum olarak yaşlı bireylerimize verdiğimiz değeri yeniden hatırlamamız için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Dr. Yavuz, “Yaşlanma, insan yaşam döngüsünün kaçınılmaz ve doğal bir evresidir. Dünya genelinde yaşlı nüfus hızla artmakta, Türkiye de bu demografik dönüşümden payını almaktadır. Bu değişim; bireysel, toplumsal ve sağlık sistemi düzeyinde bir hazırlığı gerekli kılmaktadır.” dedi. Dr. Berire Yavuz, konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>YAŞLANAN BEDENDE NELER DEĞİŞİR?</p>

<p>İleri yaşla birlikte vücutta çeşitli fizyolojik değişiklikler ortaya çıkar ve bu durum yaşlanma sürecinin doğal bir parçasıdır. Yaşlanmayla birlikte vücudun bazı fonksiyonlarında azalma görülebilir, kronik hastalıkların görülme sıklığı artabilir ve günlük yaşam aktivitelerinde desteğe ihtiyaç duyulabilir. Kas kütlesi ve kemik yoğunluğu yaşlanmayla birlikte azalır, bu da düşme ve kırık riskini artırır. Kalp ve damar sistemi esnekliğini yitirmeye başlar, efor kapasitesi kısıtlanır. Böbrek ve karaciğer fonksiyonlarının yavaşlaması, ilaç metabolizmasını etkiler; bu nedenle yaşlı bireylerde ilaç dozları ve etkileşimleri özellikle dikkatli değerlendirilmelidir. Görme ve işitme kapasitesinde azalma ile bilişsel fonksiyonlarda gerileme meydana gelebilir. Yaşlanma süreciyle birlikte bağışıklık sisteminde de zayıflama meydana gelir ve bu durum enfeksiyonların daha sık görülmesine ya da daha ağır seyretmesine neden olabilir. Bu nedenle ileri yaşlı bireylerde enfeksiyon belirtilerinin erken fark edilmesi ve dikkatle değerlendirilmesi büyük önem taşır. Enfeksiyon riskini azaltmada koruyucu sağlık uygulamaları ve gerekli aşıların uygulanması önemli bir yer tutmaktadır.</p>

<p>SAĞLIKLI YAŞLANMAK</p>

<p>Yaşlanma kaçınılmaz olsa da bu süreci kaliteli biçimde yönetmek büyük ölçüde mümkündür. Kişinin yaşına ve genel sağlık durumuna uygun fiziksel aktivite; kas kaybını yavaşlatır, düşme riskini azaltır ve ruh sağlığını destekler. Dengeli beslenme, birçok hastalığın önlenmesine katkı sağlar. Tüm bunların yanı sıra sosyal bağların korunması, göz ardı edilen en kritik unsurlardan biridir. Sosyal izolasyon ve yalnızlığın sağlık üzerindeki olumsuz etkisi, birçok fiziksel risk faktörüyle kıyaslanabilir düzeydedir. Aile üyelerinin, sağlık çalışanlarının ve diğer bireylerinin yaşlılara karşı duyarlı ve destekleyici bir yaklaşım sergilemesi, sağlıklı yaşlanmanın en önemli unsurlarından biridir.</p>

<p>PALYATİF BAKIM</p>

<p>Yaşamın ileri dönemlerinde hastalıkları tedavi etmenin yanı sıra yaşam kalitesini korumak da oldukça önemlidir. Bu noktada palyatif bakım önemli bir rol üstlenir. Bu yaklaşım yalnızca hastalığın tedavisine değil; ağrı ve diğer fiziksel belirtilerin kontrolüne, psikolojik destek sağlanmasına, sosyal ihtiyaçların karşılanmasına ve bireyin manevi olarak desteklenmesine de odaklanır. Palyatif bakımın temel amacı, bireyin mümkün olan en iyi yaşam kalitesine ulaşmasını sağlamaktır.</p>

<p>TOPLUMSAL SORUMLULUK</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşlı bireylere yönelik yaklaşım, bir toplumun insana verdiği değerin önemli bir göstergesidir. Yaşlılık, yıllar içinde kazanılan deneyim ve bilgeliklerin birikimiyle şekillenen bir yaşam dönemidir. Bu nedenle yaşlı bireyler, toplumun kültürel ve sosyal hafızasını taşıyan ve kuşaklar arasında bilgi ile deneyim aktarımını sağlayan önemli bir toplumsal değeri temsil eder. Onlara gösterilen saygı ve sunulan destek, toplumsal dayanışmanın önemli bir parçasıdır.” </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/yaslilik-hepimizin-kaderi-bu-doneme-hazirlikli-olunmali</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 21:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/1-96.jpg" type="image/jpeg" length="11962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erken Tanı Hayat Kurtarıyor:  Kolorektal Kansere Karşı Uyarı]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/erken-tani-hayat-kurtariyor-kolorektal-kansere-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/erken-tani-hayat-kurtariyor-kolorektal-kansere-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erken Tanı Hayat Kurtarıyor: Kolorektal Kansere Karşı Uyarı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Girayhan Çelik, kolorektal kanserlerin büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile tedavi edilebilir hastalıklar arasında yer aldığını belirtti. Mart ayı “Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı” kapsamında açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Çelik, erken tanının yaşam süresi ve yaşam kalitesi üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.</p>

<p>Kolorektal kanserlerin dünya genelinde ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında bulunduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çelik, bu hastalıkların kansere bağlı ölümlerin önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Kalın bağırsak (kolon) ve rektumdan gelişen kanserlerin çoğu zaman yavaş ilerlediğini ve uzun süre belirti vermeden gelişebildiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Çelik, modern tarama yöntemleri sayesinde hastalığın erken dönemde tespit edilebildiğini ve hatta önlenebildiğini dile getirdi.</p>

<p>POLİPLERDEN KANSERE UZANAN SÜREÇ</p>

<p>Kolorektal kanserlerin büyük çoğunluğunun bağırsak iç yüzeyinde oluşan ve başlangıçta iyi huylu olan poliplerden geliştiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Çelik, “Bu süreç genellikle uzun yıllar içinde gerçekleşir. Tarama testleri sırasında bu poliplerin tespit edilerek çıkarılması kanser gelişimini tamamen engelleyebilir.” dedi.</p>

<p>RİSK FAKTÖRLERİNE DİKKAT</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her bireyde görülebilmekle birlikte bazı gruplarda riskin daha yüksek olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Çelik, “50 yaş ve üzeri bireyler, ailesinde kolorektal kanser öyküsü bulunanlar, inflamatuvar bağırsak hastalığı olanlar, obezite ve hareketsiz yaşam tarzına sahip kişiler ile sigara ve alkol kullananların risk grubunda yer alıyor. Ayrıca liften fakir beslenme alışkanlıkları ve Tip 2 diyabetin de riski artırıyor.” diye konuştu.</p>

<p>BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ</p>

<p>Kolorektal kanserin erken evrede çoğu zaman belirti vermediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Çelik şunları söyledi: “Dışkılama alışkanlığında değişiklik, uzun süren kabızlık veya ishal, dışkıda kan, karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik gibi belirtilerin ciddiye alınması gerekiyor. Bu tür şikâyetlerde vakit kaybetmeden hekime başvurulması çok önemli.”</p>

<p>TARAMA TESTLERİ HAYATİ ÖNEME SAHİP</p>

<p>Türkiye’de uygulanan tarama programlarına da değinen Dr. Öğr. Üyesi Girayhan Çelik, 50 yaş ve üzeri bireylerde yılda bir kez gaitada gizli kan testi yapılmasının önerildiğini kaydederek, “Kolonoskopi ise hem tanı hem de tedavi açısından “altın standart” yöntemdi. Ortalama risk grubundaki bireylerde 50 yaşından itibaren 10 yılda bir yapılması önem arz etmektedir. Tarama işlemlerinin aile hekimlikleri, devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilebilir. Bireylerin kendileri için en uygun yöntemi sağlık profesyonelleriyle birlikte belirlemesi gerekmektedir. Kolorektal kanser riski yaşam tarzı değişiklikleriyle azaltılabilir. Liften zengin beslenme, sebze ve meyve tüketiminin artırılması, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı kilo korunması ve sigara ile alkol kullanımının azaltılması bu durumda büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda toplumsal farkındalığın artırılmasının hayati önem taşıyor. Belirti beklemeyin, taramanızı yaptırın. Erken tanı hayat kurtarır.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/erken-tani-hayat-kurtariyor-kolorektal-kansere-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/1-89.jpg" type="image/jpeg" length="41006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/yas-almak-degil-yalniz-kalmak-yorar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/yas-almak-degil-yalniz-kalmak-yorar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Isparta İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Serhat Küçükcoşkun <strong>18-24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası </strong>nedeniyle açıklamada bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Mustafa Serhat Küçükcoşkun konuyla ilgili olarak şu açıklamada bulundu: “Dünya genelinde yaşanan sosyoekonomik dönüşümler ile sağlık hizmetlerindeki gelişmeler, yaşam süresinin uzamasına katkı sağlamış; buna bağlı olarak 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranı giderek artmıştır. Yaşlılık dönemi, bireyin yaşamdan çekildiği bir süreç değil; deneyimlerin olgunlaştığı, üretkenliğin farklı biçimlerde sürdürülebileceği doğal bir yaşam evresidir. Bununla birlikte, bu dönemde ortaya çıkan bedensel, ruhsal ve sosyal değişimler; yalnızlık, sosyal izolasyon ve rol kayıplarıyla birleştiğinde ruhsal sorunlar açısından risk oluşturabilmektedir. Bu çerçevede, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında bu yılın teması <strong>“Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar”</strong> olarak belirlenmiştir. Tema doğrultusunda, yaşlı bireylerin yalnızlıkla mücadeleye yönelik farkındalığın artırılması, sosyal bağlarının güçlendirilmesi ve ruhsal iyilik hâllerinin korunması amaçlanmaktadır.</p>

<p>BU DOĞRULTUDA;<br />
• Yaşlı bireylere yönelik psiko-eğitim çalışmaları (yalnızlık, depresyon, kaygı ve sağlıklı yaşlanma temalarında),<br />
• Grupla psikososyal destek etkinlikleri (sohbet grupları, duygu paylaşım grupları, yaşam öyküsü çalışmaları),<br />
• Yaşlı bireylerin aileleri ve bakım verenlerine yönelik bilgilendirici toplantılar (iletişim, bakım sürecinde ruh sağlığı, tükenmişlik),<br />
• Huzurevi, yaşlı bakım merkezleri ve toplum temelli kuruluşlarda farkındalık etkinlikleri,<br />
• Yaşlı bireylerin sosyal katılımını artırmaya yönelik atölye ve etkinlikler (anı paylaşımı, sanat, müzik, kuşaklar arası etkinlikler),<br />
• Gerekli görülen durumlarda bireysel danışmanlık ve yönlendirme hizmetleri olmak üzere belirtilen çalışmaların gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.</p>

<p><strong>Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri</strong> bünyesinde sunulan ücretsiz ruh sağlığı hizmetleri aracılığıyla; yaşlı bireylerin ruhsal durumlarının değerlendirilmesi, riskli grupların erken dönemde tespiti ve gerekli yönlendirmelerin yapılması teşvik edilmektedir. Yaşlı bireylerin yalnız bırakılmadığı, desteklendiği ve toplum yaşamının aktif bir parçası olarak var oldukları bir sosyal iklimin güçlendirilmesi amacıyla yürütülecek tüm çalışmalara katkı sunan sağlık personelimize teşekkür eder; yaşlılarımız için ruhsal iyilik hâlinin desteklendiği sağlıklı bir yaşam temenni ederiz” dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/yas-almak-degil-yalniz-kalmak-yorar</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/1-57.jpg" type="image/jpeg" length="62561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağız sağlığının ihmali, çok çeşitli sorunlara yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/agiz-sagliginin-ihmali-cok-cesitli-sorunlara-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/agiz-sagliginin-ihmali-cok-cesitli-sorunlara-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız sağlığının ihmali, çok çeşitli sorunlara yol açabilir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yalvaç Devlet Hastanesi Diş Hekimlerinden Buket COŞKUN ve Dilek UĞURLU, vatandaşları uyararak ağız ve diş sağlığının ihmale getirilmemesini tavsiye ettiler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oral sağlığın, dişlerin ve çevresindeki ağız dokularının fonksiyonel ve hastalıktan arındırılmış biçimde olmasına dendiğini belirten COŞKUN ve UĞURLU, “Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığın vazgeçilmez bir parçasıdır. Oral sağlık yüzünden dünya nüfusunun %90’ı risk altındadır. Hayatı doğrudan tehdit etmediği için yeterli önem verilmemektedir, ancak ağızdaki bakteri yükü, kan dolaşımına katılarak vücutta ciddi enfeksiyonlara neden olabilir. Ağız sağlığını ihmal etmek, görünürde küçük bir sorun gibi algılansa da uzun vadede büyük sağlık risklerini beraberinde getirebilir. Gecikmiş tedaviler fazla zaman ve para gerektirmektedir o yüzden 6 ayda bir diş hekimine kontrole gitmek elzemdir.” bilgisini paylaştılar.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/agiz-sagliginin-ihmali-cok-cesitli-sorunlara-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/1-53.jpg" type="image/jpeg" length="98817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“İyi Uyu, Daha İyi Yaşa”]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/iyi-uyu-daha-iyi-yasa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/iyi-uyu-daha-iyi-yasa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“İyi Uyu, Daha İyi Yaşa”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Önder Öztürk, uyku sağlığının bir lüks değil, yaşam kalitesini doğrudan belirleyen hayati bir gereklilik olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Öztürk, 13 Mart’ta kutlanan “Dünya Uyku Günü” dolayısıyla kaliteli uykunun sağlıklı yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekti.</p>

<p>Bu yıl “İyi Uyu, Daha İyi Yaşa” temasıyla gerçekleştirilen “Dünya Uyku Günü”nün, World Sleep Society koordinasyonunda dünya genelinde farkındalık oluşturmayı amaçladığını belirten Prof. Dr. Öztürk, uykunun yalnızca dinlenme süreci olmadığını ifade etti. Uyku sırasında beynin gün boyunca biriken zararlı atıkları temizlediğini, hafızayı güçlendirdiğini ve öğrenilen bilgilerin kalıcı hale gelmesine yardımcı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Öztürk, aynı zamanda bağışıklık sisteminin güçlenmesinde de uykunun kritik rol oynadığını dile getirdi.</p>

<p>Bilimsel çalışmaların kaliteli uykunun fiziksel sağlık ve zihinsel performans için temel bir ihtiyaç olduğunu ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Öztürk, uykusundan memnun olan bireylerin, olmayanlara kıyasla kendilerini yüzde 45 oranında daha mutlu ve başarılı hissettiklerini ifade etti. Modern yaşamın getirdiği stres ve yoğun teknoloji kullanımının uyku kalitesini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Öztürk, toplumun büyük çoğunluğunun uykunun sağlığın temel taşı olduğunu bilmesine rağmen her sabah gerçekten dinlenmiş uyanabilenlerin oranının oldukça düşük olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Öztürk şöyle konuştu: “Yetersiz uyku yalnızca yorgunluk hissi yaratmıyor. Aynı zamanda obezite, diyabet ve kalp hastalıkları gibi önemli sağlık sorunlarına da zemin hazırlıyor. Ayrıca 24 saat uykusuz kalmak, beyinde alkol sınırının üzerinde alkol alınmış gibi bilişsel bozulmalara yol açabiliyor. Hayat kalitesini bugünden itibaren yükseltmek için uyku bir mola değil, bir yaşam biçimi olarak yeniden tanımlanmalı. Bunun için ilk adım, vücudun doğal saatiyle barışmaktır. Hafta sonları dâhil her gün aynı saatte yatıp kalkmak, beyne ne zaman dinleneceğini öğreterek uykunun onarıcı gücünden tam verim alınabilir. İkinci olarak, yatak odasını serin, karanlık ve sessiz bir sığınağa dönüştürmek. Özellikle yatmadan bir saat önce mavi ışık yayan ekranlarla bağın kesilmesi zihni derin bir huzura hazırlamak gerekli. Kaliteli bir uyku, aslında sabah gözlerin açıldığı an başlar. Türk Toraks Derneği olarak, bu yıl 13 Mart’ta tüm halkımızı uyku sağlığını bir lüks değil, yaşam kalitesini doğrudan belirleyen hayati bir zorunluluk olarak görmeye davet ediyoruz. Unutmayın, uykunuzdan feragat etmek, aslında sağlığınızdan, mutluluğunuzdan ve geleceğinizden feragat etmektir. Bugün sağlıklı uyku alışkanlıkları için atacağınız küçük bir adım, yarın çok daha zinde, huzurlu ve başarılı bir güne uyanmanızı sağlayacaktır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/iyi-uyu-daha-iyi-yasa</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/12-3.jpg" type="image/jpeg" length="36644"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Doktordan Ailelere Ateşli Havale Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/uzman-doktordan-ailelere-atesli-havale-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/uzman-doktordan-ailelere-atesli-havale-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Doktordan Ailelere Ateşli Havale Uyarısı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda ani nöbetlere yol açabilen ateşli havale, özellikle küçük yaş grubundaki çocuklarda görülen ve aileleri tedirgin eden sağlık sorunlarının başında geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Doktor Yasin Karataş, halk arasında ateşli havale olarak bilinen durumun tıptaki adının febril konvülsiyon olduğunu belirtti.</p>

<p>Karataş, ateşli havalenin genellikle yüksek ateşe bağlı olarak ortaya çıkan bir nöbet olduğunu ve çoğunlukla 5 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda görüldüğünü ifade etti. Bu yaş aralığının dışında görülmesinin oldukça nadir olduğunu dile getiren Karataş, çocukta metabolik bir neden bulunmaması gerektiğini vurguladı. Ateşli havalede aile öyküsünün önemli olduğuna dikkat çeken Karataş, anne veya babanın çocukluk döneminde havale geçirmiş olması durumunda riskin arttığını söyledi. Bu tür ailelerde çocukların daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini belirten Karataş, aile öyküsü bulunan çocuklarda havale riskinin normalden çok daha yüksek olabileceğini ifade etti. Ateşli havale sırasında ailelerin panik yapmaması gerektiğini vurgulayan Karataş, yanlış müdahalelerin çocuğa zarar verebileceğini söyledi. Çocuğun soğuk suya tutulmasının doğru bir yöntem olmadığını belirten Karataş, öncelikle çocuğun hava yolunun açık tutulması gerektiğini ve bunun için yan yatırılmasının faydalı olacağını kaydetti. Havale süresinin bazen kısa sürebileceğini, bazen ise daha uzun devam edebileceğini ifade eden Karataş, bu tür durumlarda en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulması veya ambulans çağrılması gerektiğini söyledi. Sağlık kuruluşuna getirilen çocuklarda öncelikle havaleye neden olabilecek metabolik durumların araştırıldığını belirten Karataş, daha sonra ateşe yol açan enfeksiyon gibi nedenlerin incelendiğini ifade etti. Ateşli havale geçiren çocukların genellikle en az 24 saat sağlık kuruluşunda takip edildiğini aktaran Karataş, bu sürede nöbetin tekrarlama ihtimali bulunduğunu söyledi. Karataş ayrıca ateşli havalelerin ihmal edilmesi ve ateş kontrolünün yapılmaması durumunda ilerleyen süreçte nöbetlerin ateşsiz şekilde de görülebileceğini belirterek, bu durumun ise Epilepsi hastalığına dönüşebileceğini ve tedavi gerektirebileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/uzman-doktordan-ailelere-atesli-havale-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/i-m-g-1317.jpeg" type="image/jpeg" length="45693"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SDÜ Hastanesinde Gerçekleştirilen Organ Nakli 5 Hastaya Umut Oldu]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/sdu-hastanesinde-gerceklestirilen-organ-nakli-5-hastaya-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/sdu-hastanesinde-gerceklestirilen-organ-nakli-5-hastaya-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SDÜ Hastanesinde Gerçekleştirilen Organ Nakli 5 Hastaya Umut Oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesinde başarılı bir operasyonla organları alınan üniversite öğrencisi Bartu Efe Zengin’in bağışlanan organları, nakil bekleyen hastalara umut oldu.</p>

<p>Burdur’da geçirdiği trafik kazası sonrası Bucak Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Bartu Efe Zengin (21), durumunun ağır olması üzerine Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesine sevk edilerek yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Yoğun bakımda 10 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Bartu Efe Zengin’in beyin ölümü gerçekleşti. Bunun üzerine ailesi, Zengin'in organlarını bağışlama kararı aldı.</p>

<p>Sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonla alınan kalp, karaciğer, böbrekler ve kornealar, organ nakli bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere Antalya’daki farklı hastanelere gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bartu Efe Zengin’in vefatı büyük üzüntü yaratırken, ailesinin aldığı anlamlı bağış kararı ise birçok hastaya yeniden yaşam umudu oldu.</p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/5_jpg(3).jpeg" /></p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/2_jpg(2).jpeg" /></p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/7_jpg(2).jpeg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/sdu-hastanesinde-gerceklestirilen-organ-nakli-5-hastaya-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/site-tasarim-kopya-984.jpg" type="image/jpeg" length="22020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinsi Tehlike Glokom İçin Eğirdir’den Hayati Uyarı]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/sinsi-tehlike-glokom-icin-egirdirden-hayati-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/sinsi-tehlike-glokom-icin-egirdirden-hayati-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinsi Tehlike Glokom İçin Eğirdir’den Hayati Uyarı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>8-14 Mart Dünya Glokom Haftası kapsamında Eğirdir Devlet Hastanesi, "göz tansiyonu" olarak bilinen ve kalıcı görme kaybına yol açabilen glokom hastalığına karşı vatandaşları uyardı.</p>

<p>8-14 Mart Dünya Glokom Haftası kapsamında Eğirdir Devlet Hastanesi, "göz tansiyonu" olarak bilinen ve kalıcı görme kaybına yol açabilen glokom hastalığına karşı vatandaşları uyardı. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mustafa Yavuz, hastalığın çoğunlukla belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekerek düzenli muayenenin önemini vurguladı. Dünyada kalıcı körlük nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan glokom, göz sinirlerinde oluşturduğu tahribatla biliniyor. Hastalığın en riskli yönünün erken evrelerde hiçbir semptom göstermemesi olduğunu belirten Op. Dr. Mustafa Yavuz, birçok hastanın görme yetisini kaybetmeye başladığında durumun farkına vardığını ifade etti. Hastalığın kontrol altına alınabilmesi için erken teşhisin tek yol olduğunu belirten uzmanlar, özellikle şu grupların düzenli kontrol yaptırması gerektiğini belirtti:</p>

<p>· 40 yaş üzerindeki bireyler,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>· Ailesinde glokom öyküsü bulunanlar,</p>

<p>· Diyabet (şeker) ve hipertansiyon hastaları,</p>

<p>· Uzun süreli kortizonlu ilaç kullananlar.</p>

<p>Eğirdir Devlet Hastanesi bünyesinde gerçekleştirilen farkındalık çalışmaları kapsamında, toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulunuldu. Op. Dr. Mustafa Yavuz, "Erken tanı ve düzenli göz muayenesi sayesinde glokomun ilerlemesi büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Tüm vatandaşlarımızı görme yetilerini korumak adına düzenli kontrole davet ediyoruz," dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/sinsi-tehlike-glokom-icin-egirdirden-hayati-uyari</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/site-tasarim-kopya-981.jpg" type="image/jpeg" length="14457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SDÜ Hastanesi Göz Bankası Yüzlerce Hastaya Görme Umudu Oluyor]]></title>
      <link>https://www.demokrat32.com/sdu-hastanesi-goz-bankasi-yuzlerce-hastaya-gorme-umudu-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.demokrat32.com/sdu-hastanesi-goz-bankasi-yuzlerce-hastaya-gorme-umudu-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SDÜ Hastanesi Göz Bankası Yüzlerce Hastaya Görme Umudu Oluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi Göz Bankası Müdürü Doç. Dr. Semra Acer, göz bankasının yaklaşık üç yıldır hizmet verdiğini belirterek son iki yıl içerisinde 100’ün üzerinde kornea naklinin gerçekleştirildiğini söyledi. Doç. Dr. Acer, “Daha önce hastalarımız kornea nakli için başka şehirlere gitmek zorunda kalıyordu. Artık hem kendi hastalarımıza hem de diğer şehirlere kornea temini sağlayabiliyoruz.” dedi.</p>

<p>Kornea naklinin halk arasında göz nakli olarak bilindiğini ancak aslında yalnızca saydam kornea tabakasının nakledildiğini ifade eden Doç. Dr. Acer, “Kornea dokusunun bulanıklaşması görmeyi ciddi şekilde azaltır. Bir evin camı gibi düşündüğümüzde, cam kirlenirse dışarıyı net göremeyiz. Kornea da bulanıklaştığında net görme mümkün olmaz. Kornea nakli ise bu camın yeni ve saydam bir camla değiştirilmesi ameliyatıdır.” diye konuştu.</p>

<p>Kornea naklinin yapılabileceği durumlara da değinen Doç. Dr. Acer, keratokonus, kornea distrofileri ve kornea dejenerasyonlarının yanı sıra kimyasal yanıklar, travmalar ve enfeksiyonlar sonrasında gelişen kornea bulanıklıklarında nakil uygulanabildiğini aktardı.</p>

<p>Türkiye genelinde yaklaşık 10 bine yakın hastanın kornea nakli beklediğini ifade eden Doç. Dr. Acer, bir kişiden alınan iki korneanın iki hastaya umut olabildiğini vurguladı. SDÜ Hastanesi Göz Bankası olarak ülke geneline yaklaşık 250 kornea gönderdiklerini belirten Acer, “Artık hastalarımız başka bir şehre gitmeden kendi şehirlerinde kornea nakli olabiliyor. Hastanın listeye alınmasının ardından genellikle iki ay içinde sıra geliyor ve uygun hastalara yapılan nakiller sayesinde birçok kişi yeniden görme şansına kavuşuyor.” diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/1(553).jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/3(479).jpg" /></p>

<p><img alt="" src="https://w3.sdu.edu.tr/SDU_Files/Images/4(384).jpg" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.demokrat32.com/sdu-hastanesi-goz-bankasi-yuzlerce-hastaya-gorme-umudu-oluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://demokrat32com.teimg.com/crop/1280x720/demokrat32-com/uploads/2026/03/site-tasarim-kopya-950.jpg" type="image/jpeg" length="72823"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
