Gün içinde açlık hissi olmamasına rağmen atıştırma isteği duyulmasının arkasında çoğu zaman hedonik açlık yer alıyor. Diyetisyen Cansel İzgi Tezcan, hedonik açlığı en çok tetikleyen üç temel faktörü uykusuzluk, stres ve çevresel uyaranlar olarak sıraladı.
Tezcan, uykusuzluğun gün içinde daha sık atıştırma isteğine yol açtığını belirterek, özellikle yüksek enerjili besinlere yönelimin arttığına dikkat çekti. Uykusuz kalan bireylerin çikolata, kremalı kahve ve makarna gibi seçenekleri daha fazla tercih edebildiğini ifade etti.
Stresin de hedonik açlığı güçlendiren önemli bir etken olduğunu vurgulayan Tezcan, stres anlarında beynin “rahatlama ve ödül” arayışına girdiğini, bu nedenle kişilerin aç olmasalar bile atıştırma ihtiyacı hissedebildiğini söyledi.
Çevresel uyaranların ise bu süreci hızlandırdığını belirten Tezcan, yiyeceğin göz önünde bulunması, kokusu, reklamlar ya da film izlerken cips yeme isteği gibi durumların açlıktan bağımsız, otomatik bir yeme davranışına dönüşebildiğine dikkat çekti.
ULTRA İŞLENMİŞ GIDALAR NEDEN DAHA ÇEKİCİ?
Hedonik açlık söz konusu olduğunda ultra işlenmiş ve paketli gıdaların öne çıktığını belirten Diyetisyen Cansel İzgi Tezcan, bu ürünlerin bilinçli olarak “aşırı lezzetli” şekilde tasarlandığını söyledi. Şeker, yağ ve tuzun birlikte kullanılması; kıtır veya kremsi doku ve yoğun aroma gibi özelliklerin beynin ödül sistemini hızlı şekilde uyardığını ifade eden Tezcan, bu durumun tok olunsa bile “birkaç tane daha” isteğini canlı tuttuğunu dile getirdi.
Bu tür ürünlerin genellikle hızlı tüketildiğine de dikkat çeken Tezcan, “doydum” sinyali tam oluşmadan porsiyonların büyüyebildiğini belirtti. Paket tasarımları, koku ve reklam gibi çevresel uyaranların da eklenmesiyle hedonik yeme isteğinin çok daha kolay tetiklendiğini vurguladı.