Uzman Diyetisyen Tansu Duran, “Sevdiklerimiz ile bir araya geldiğimiz, çocukluğumuzun hatıralarını yaşayıp gelecek nesillere de birliği aşılayıp aynı duyguları kat be kat yaşatma telaşında olduğumuz Kurban Bayramı geldi, hoş geldi. Kalabalık sofraların, ikramlıkların ve et tüketiminin başı çektiği Kurban Bayramı’nda özellikle mide, bağırsak, kalp damar ve tansiyon hastaları için “aman dikkat” diyoruz.
“Aman ağzımızın tadı kaçmasın!” repliğinin yaşandığı bu süreçte birkaç kurala dikkat ederek beslenmek, süreci kolay geçirmemize katkı sağlayabilir.
Biliyorum bazılarımız için sabretmesi zor olsa da bilmekte fayda var… Rigor mortis olarak adlandırılan, yeni kesilen hayvanda olan, ölüm sertliği geçmeden pişirilen etler hem hazımsızlık, şişkinlik, mide krampına hem de etin sert bir yapıda olmasına sebep olmaktadır. Eğer başarabiliyorsanız güneş görmeyen, serin bir yerde 5-6 saat bekletildikten sonra en az 12-24 saat buzdolabında dinlendirilen eti tüketmeye özen gösterirseniz hem daha yumuşak hem de hazmı kolay bir et tüketebilirsiniz. Özellikle mide rahatsızlığı olan kişiler bu duruma özen göstermelidir.
Kalp damar hastaları ya da kolesterol problemi yaşayan kişiler ise zaten içeriğinde doymuş yağ olan hayvan etlerini pişirirken ekstra tereyağı, kuyruk yağı ve iç yağı eklememelidir. Kavurma ya da kızartma gibi pişirme yöntemlerinden ziyade haşlama, fırın ya da ızgara pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Bu noktada ise etin ateşe çok yakın olmamasına, ateş ile en az 15 cm mesafe bulunmasına özen gösterilmelidir.
Et tüketiminin yanına ferahlatacağı iddiasıyla şekerli, gazlı içecek tüketimi yerine etteki demirin emilimini artıracak şekilde hazırlanmış bol limonlu, bol yeşillikli salatalar tercih edilmelidir. Soğuk içecekten vazgeçmem diyenler ise taze limon suyu eklenmiş sade maden suyu tüketmeyi deneyebilirler.
Bayramla beraber gelebilecek olan kabızlık problemini yaşamak istemeyenlerse sofralarından lifli sebzeleri, tam tahıllı ekmekleri eksik etmemeye; gün boyunca ikramlık çay kahve yanında ya da yerine su tüketmeyi ihmal etmemeye; sınırsız her tatlı ikramını kabul etmemeye özen göstermelidir.
Kronik hastalıklardan gut ve kolesterolü olanlar sakatat ve aşırı et tüketimine; hipertansiyon ve kalp hastaları ızgara üzerine serpiştirilen ekstra tuzlara; diyabet hastaları ikram tatlılara, yemeklerde tüketilen şekerli içeceklere dikkat etmelidir. Kimilerinin ağız tadı sizlerin sağlık değerlerini değiştirebilir, aman dikkat!
Her neyi fazladan tüketirseniz tüketin, hangi yola çıkarsanız çıkın, evde kalsanız da ihmal etmemeniz gereken en büyük faktör ise su! Günlük kilogramınız başına 35 ml su tüketimini ihmal etmeyiniz. Elinizin altındaki telefonunuzdan hesap etmek çok kolay…
Gönüllerin bir olduğu, ağzımızın tadının kaçmadığı bir bayram geçirmek dileklerimle” dedi.




