Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Başkanı Mevlüt Özil, Atatürkçü düşüncenin "savunulması" yerine toplumun tüm kesimlerine doğru şekilde anlatılması gerektiğini söyledi. Atatürkçü düşüncenin temelinde tam bağımsızlık, insan hakları, sevgi ve saygının bulunduğunu belirten Özil, bu ilkelerin her alanda uygulanmasının Türkiye'yi daha özgür, bağımsız ve refah içinde bir ülke haline getireceğini ifade etti.
Atatürkçü düşüncenin savunulacak bir ideoloji olmadığını dile getiren Özil, "Savunma dediğimiz zaman toplum bunu farklı algılıyor. Sanki zorla kabul ettirilecek ya da dayatılacak bir düşünceymiş gibi değerlendiriliyor. Oysa Atatürkçü düşünce; tam bağımsızlık, insan hakları, saygı ve sevgi üzerine kurulmuş bir düşünce sistemidir. Bu nedenle 'savunmak' yerine 'anlatmak' ifadesini kullanmayı daha doğru buluyorum" dedi.
Kadın haklarını Cumhuriyet devrimlerinin en önemli kazanımlarından biri olarak değerlendiren Özil, Osmanlı Devleti'nin son dönemine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Osmanlı'nın son döneminde yapılan nüfus sayımlarında hayvanlar ve erkekler kayıt altına alınırken kadınlar nüfus kayıtlarında yer almıyordu. Cumhuriyet ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere birçok temel hakkı kazandırdı. Atatürkçü düşüncenin en önemli özelliklerinden biri de kadın-erkek eşitliğini esas almasıdır."
Dil ve alfabe reformuna da değinen Özil, Türk milletinin tarih boyunca kendine ait alfabeler kullandığını belirterek, Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen Harf Devrimi'nin okuma yazma oranının artırılmasında önemli rol oynadığını söyledi.
Özil, "Cumhuriyet ile birlikte Latin alfabesi temel alınarak Türkçenin yapısına uygun yeni Türk alfabesi oluşturuldu. O dönemin şartlarında yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda öğrenilmesi ve öğretilmesi daha kolay olduğu için bu sistem benimsendi. Amaç toplumun daha hızlı okuryazar hale gelmesini sağlamaktı" ifadelerini kullandı.
Atatürk ilke ve devrimlerinin günümüzde de yol gösterici olduğunu vurgulayan Özil, Türkiye'nin her alanda bu ilkeler doğrultusunda hareket etmesi halinde daha özgür, daha bağımsız ve daha müreffeh bir geleceğe ulaşacağını sözlerine ekledi.