Öz Orman-İş Sendikası Isparta Bölge Başkanı Süleyman Atasoy, son günlerde ülkemizin farklı bölgelerinde yaşanan orman yangınlarına ilişkin yaptığı açıklamada, orman yangınlarının yalnızca ağaçları değil; doğal yaşamı, su kaynaklarını, ekonomiyi ve gelecek nesillerin emanetini yok ettiğini belirterek, tüm vatandaşları daha duyarlı olmaya davet etti.
Başkan Atasoy, özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte yangın riskinin en üst seviyeye çıktığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bilimsel olarak kabul gören 3/30 kuralı; sıcaklığın 30 derecenin üzerine çıkması, nem oranının yüzde 30’un altına düşmesi ve rüzgâr hızının saatte 30 kilometrenin üzerine çıkmasıyla birlikte en küçük kıvılcımın bile büyük bir felakete dönüşebileceğini ortaya koymaktadır. Böyle günlerde hepimiz iki kat daha dikkatli olmak zorundayız.”
Öz Orman-İş Sendikası Isparta Bölge Başkanı Süleyman Atasoy, orman emekçilerinin fedakârlığının en büyük karşılığının, yangın çıkmaması için toplumun üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi olduğunu vurguladı.
“Kahraman ateş savaşçılarımızın verdiği mücadeleye destek olmanın en doğru yolu, yangın çıktıktan sonra alkışlamak değil; yangın çıkmasına sebep olacak ihmalleri tamamen ortadan kaldırmaktır. Bir kıvılcımı engellemek, binlerce hektar ormanı kurtarmaktır.”
Başkan Süleyman Atasoy, orman yangınlarının büyük bölümünün insan kaynaklı olduğuna dikkat çekerek, bu acı gerçeğin artık herkes tarafından kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
“Söndürülmeden yere atılan bir sigara izmariti, kontrolsüz yakılan bir ateş, anız veya bahçe atığı yakılması, ormanda bırakılan cam şişeler, bunların hiçbiri küçük bir ihmal değildir. Her biri binlerce hektarlık ormanı, milyonlarca canlıyı ve yılların emeğini birkaç saat içerisinde yok edebilecek kadar büyük sonuçlar doğurmaktadır.”
• Ormanlık alanlarda ve yakın çevresinde kesinlikle ateş yakılmamalıdır.
• Kuru otluk alanlara sigara izmariti ve yanıcı maddeler kesinlikle atılmamalıdır.
• Anız ve bahçe atığı yakılması gibi uygulamalardan tamamen vazgeçilmelidir.
• En küçük bir duman veya şüpheli durum görüldüğünde 112 Acil Çağrı Merkezi vakit kaybetmeden aranmalıdır.
Sahada görev yapan orman emekçilerine de seslenen Süleyman Atasoy;
“Bu mücadele yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin mücadelesidir. Alevlerin karşısında görev yapan her bir orman emekçimiz, Yeşil Vatan’ın isimsiz kahramanıdır. Temennimiz, devam eden tüm yangınların en kısa sürede kontrol altına alınması ve tek bir canımıza dahi zarar gelmeden bu mücadelenin başarıyla sonuçlanmasıdır. Öz Orman-İş Sendikası olarak sahadaki bütün arkadaşlarımızın yanındayız ve olmaya devam edeceğiz.”
Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım:
“Ormanı korumak daha kolay, yangını söndürmek ise çok daha zordur.”
"TÜRKİYE İKİ VARDİYA SİSTEMİNE GEÇMEK ZORUNDA"
Yangınlarla mücadelede en büyük eksikliğin insan gücü olduğunu söyleyen Atasoy, mevcut personelin olağanüstü fedakârlıkla çalıştığını belirterek, "Bu insanlar günlerce yorulmadan, dinlenmeden bir yangından diğer yangına koşuyor. Ateş Savaşçılarının da insan olduğu asla unutulmamalı ve biran evvel OGM teşkilatlarında ikili vardiya sistemine geçilmelidir. Mevcut personelin farklı illere kaydırılmasının yeni riskler doğurduğunu ifade eden Atasoy, şunları kaydetti: "Diğer bölgelerden işçi kaydırılıyor. Peki boşaltılan bölgede yangın çıkarsa ne yapacağız? Her bölge kendi gücüne sahip olmalı. Daha dinlenmiş, daha zinde ekiplerle mücadele sürdürülmeli."
"YANGINI ASIL YER EKİPLERİ SÖNDÜRÜYOR"
Helikopter ve uçakların önemli görev üstlendiğini ancak yangının tamamen söndürülmesinde yer ekiplerinin belirleyici olduğunu belirten Atasoy, gözetleme kulelerinin de artırılması gerektiğini söyledi. Atasoy, "Helikopterlerimiz, uçaklarımız ve arazözlerimiz var. Hava araçları yangını baskılıyor ancak yangını tamamen söndüren yer ekipleridir. Bu nedenle yer ekiplerinin sayısı artırılmalı, gözetleme kuleleri de güçlendirilmeli" çağrısında bulundu.
“Yeşil Vatan hepimizin ortak evidir. Ormanı korumak birkaç dakikalık dikkat ister; ancak yanan bir ormanı yeniden eski haline getirmek onlarca yıl alır. Gelin, çocuklarımıza kül olmuş ormanlar değil, daha yaşanabilir yemyeşil bir vatan bırakalım. Herkes bulunduğu yerde sorumluluk alsın, duyarlı olsun ve en küçük bir şüphede 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arasın. Unutmayalım; Yeşil Vatan’ı korumak hepimizin ortak görevidir. Yangın bölgelerinde görev yapan ekiplerimizin en büyük ihtiyacı çalışma alanlarının açık tutulmasıdır. Merak amacıyla bölgeye gidilmesi hem müdahaleyi yavaşlatmakta hem de yeni riskler oluşturmaktadır. Vatandaşlarımızdan resmî kurumların uyarılarına titizlikle uymalarını rica ediyorum.”