Türkiye’de giderek artan ilaç tüketimi, beraberinde ciddi bir israf sorununu da getiriyor. Uzmanlar, gereksiz ve düzensiz ilaç kullanımının yalnızca bireysel sağlık problemlerine yol açmadığını, aynı zamanda ülke ekonomisi açısından da önemli bir kayıp anlamına geldiğini vurguluyor.
Eczane Teknisyeni Hatice Gündüz, toplumda ilaçlara karşı yanlış bir yaklaşım geliştiğine dikkat çekerek, pek çok kişinin ihtiyaç olmadığı hâlde ilaç temin ettiğini ve bu ilaçların büyük bir bölümünün kullanılmadan çöpe gittiğini söyledi. Gündüz’e göre bu durum hem tedavi süreçlerini olumsuz etkiliyor hem de ciddi bir kaynak israfına yol açıyor.
Bilinçsiz ilaç kullanımının ülkemizde oldukça yaygın olduğunu belirten Gündüz, birçok hastanın tedavi süreci tamamlanmadan ilaçlarını yarım bıraktığını ifade etti. Kimi zaman kişi kendini iyi hissettiği için, kimi zaman ise ilacın hemen etki göstermediğini düşünerek tedaviyi sonlandırıyor. Oysa ilaçların büyük bir bölümünün etkisini gösterebilmesi için düzenli ve sabırlı bir kullanım sürecine ihtiyaç duyuluyor.
Toplumda “çok ilaç alırsam daha çabuk iyileşirim” düşüncesinin hâkim olduğuna dikkat çeken Hatice Gündüz, bazı kişilerin gereğinden fazla ilaç talep ettiğini ve bunları evlerinde biriktirdiğini dile getirdi. Bu ilaçların önemli bir kısmı zamanla son kullanma tarihini dolduruyor ve hiçbir fayda sağlamadan çöpe atılıyor. Gündüz, bu tablonun ciddi bir ekonomik kayıp olduğunu belirterek, “Bu durum aslında milli servetin heba edilmesidir” ifadelerini kullandı.
Gündüz, hastaların bir doktordan aldıkları reçeteyi düzenli kullanmadan başka bir hekime başvurmasının da yaygın bir sorun olduğuna işaret etti. İlk doktorun verdiği ilaçlar yeterince denenmeden bırakılıyor, ardından başka bir hekimin yazdığı ilaçlar alınıyor. Ancak bu ilaçlar da aynı şekilde kısa sürede terk ediliyor. Bu döngü hem tedavinin başarısız olmasına hem de gereksiz ilaç tüketimine neden oluyor.
İlaçların anında mucizevi bir etki yaratmasının beklenmemesi gerektiğini vurgulayan Hatice Gündüz, tedavi sürecinin zaman ve disiplin gerektirdiğini belirtti. “İlaçlar bir düğmeye basınca sonuç veren ürünler değildir. Her ilacın etki süresi ve kullanım şekli vardır. Sabır göstermeden sonuç beklemek doğru değildir” diyen Gündüz, toplumda bu bilincin yeterince yerleşmediğini ifade etti.
Öte yandan, ilaç konusunda son derece hassas davranan ve tedavilerini düzenli şekilde sürdüren hastaların da bulunduğunu belirten Gündüz, bu yaklaşımın yaygınlaşması gerektiğini söyledi. Hastaların yalnızca gerçekten ihtiyaç duydukları ilaçları temin etmeleri, reçete edilen doz ve sürelere uymaları gerektiğini vurguladı.
Hatice Gündüz, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “İlaçları gelişi güzel almak, kullanmadan bir kenara koymak ya da çöpe atmak hem sağlığımıza hem de ülke kaynaklarına zarar veriyor. Hastalığımıza uygun verilen ilaçları düzenli, bilinçli ve sabırla kullanmalıyız. İlaç israfı sadece bireysel bir sorun değil, toplumsal bir kayıptır.”