Isparta

BİN 200 YILLIK KENT MANASTIRI AÇIĞA ÇIKARILDI

BİN 200 YILLIK KENT MANASTIRI AÇIĞA ÇIKARILDI

Bakanlar Kurulu Kararıyla, Süleyman Demirel Üniversitesi adına yürütülen Pisidia Antiokheia Antik Kentinde bir kent manastırı açığa çıkarıldı. Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, 18 yıldır kazı çalışmalarının sürdüğü Pisidia Antiokheia’da özellikle son yıllarda önemli veriler elde ettiklerini söyledi.

Kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü Geleceğe Miras Projesi kapsamında daha da kapsamlı hale geldiğini belirten Özhanlı, projenin sağladığı destekle geç dönem yapıları ve üretim alanlarına odaklandıklarını ifade etti. Prof. Dr. Özhanlı, son çalışmaların en dikkat çekici buluntusunun bir kent manastırı olduğunu belirtti. MS 850 yılı civarında inşa edildiği düşünülen ve 13. yüzyılda, Selçuklu döneminde yıkıldığı anlaşılan kilisenin, Anadolu’da en geç kullanılmış örneklerden biri olduğunu vurgulayan Özhanlı, şu bilgileri paylaştı: “Bu yapı sıradan bir kilise değil, bir kent manastırı. Antiokheia’da 13. yüzyıla kadar kullanım görmüş olması, buradaki dini ve sosyal hayatın sürekliliğini göstermesi açısından son derece önemli.” dedi.

EKONOMİK VE SOSYAL YAPIYA IŞIK TUTUYOR

Kilise çevresinde yapılan kazılarda ekmek fırını, demir atölyesi, cam işliği, seramik üretim alanı ve kemik atölyesi gibi birçok üretim biriminin ortaya çıkarıldığını belirten Özhanlı, bu alanların dönemin ekonomik ve sosyal yapısına ışık tuttuğunu söyledi. Kilisenin çevresindeki kilerlerde zemine gömülmüş çok sayıda pişmiş topraktan yapılmış (Pithos) depolamam kapları açığa çıkarıldı (Resim 2). Depolama kaplarının yanı sıra tarım ve bağcılıkta kullanılan saban ucu, kazma, kürek, budama makası, tahra, orak vb. çok sayıda tarım aleti de bulundu. Pişmiş topraktan yapılmış ekmek mühürleri, üretimi ve kalite kontrolü hakkında bilgi vermektedir (Resim 3). Açığa çıkarılan tıp aletleri manastırda sağlık hizmetlerinin de verildiğini belgelemektedir. 9 ile 12. yüzyıllar arasında Antiokheia’da üretilen malzemelerin tek tek belgelenip incelendiğini kaydeden Özhanlı, şunları dile getirdi: “Bulduğumuz her eser bize o dönemin insanını anlatıyor. Günlük yaşamlarını, üretim biçimlerini, dini pratiklerini ve sosyal ilişkilerini bu veriler üzerinden okumaya çalışıyoruz.”

GEÇ BİZANS DÖNEMİNE YENİ KRONOLOJİ

Heykel ve Uygarlık Tarihi uzmanı olan Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, yürütülen çalışmalar tamamlandığında Pisidia Bölgesi’nin 9-12. yüzyıllarına ait geç dönem Bizans mimarisinin, sosyal ve dini yaşamını çok daha net bir şekilde tarihlendirilebileceğini belirtti. Özhanlı, “Bu çalışmalarla yalnızca bir yapıyı değil, bir dönemin bütün mimari anlayışını ve yaşam kültürünü anlamayı hedefliyoruz. Elde ettiğimiz veriler, bölgenin geç Bizans dönemine dair kronolojisini daha sağlam temellere oturtmamızı sağlayacak” dedi. 18 yıldır aralıksız süren kazılar, Pisidia Antiokheia’nın yalnızca antik çağ değil, Orta Çağ tarihi açısından da ne kadar önemli bir merkez olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Kazı tamamlandığında Hıristiyanlık inancı için büyük bir öneme sahip olan manastır yaşamı detaylı bir biçimde aydınlatılacaktır.