Isparta’da anahtarcılık yapan Mustafa Eyüphan Kalay, mesleğini sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir ustalık işi olarak görüyor. Emeklilikten sonra evde oturmanın kendisine göre olmadığını söyleyen Kalay, “Ben üretmeden duramam. Elim bir işe değmeli,” sözleriyle zanaata olan bağlılığını dile getiriyor.
Aslen Devlet Su İşleri’nden emekli olan Kalay, kurumda kaportacılık yaparken kilit ve anahtar işlerine merak salmış. Arazide kullanılan kamp treylerlerinin kilit sistemleriyle uğraşırken, zamanla bu konuda kendini geliştirdiğini anlatıyor. Bahar aylarında anahtarla gönderilen treylerlerin sonbaharda çoğu zaman anahtarsız döndüğünü fark edince çözüm üretmeye koyulmuş. Atölye ortamı ya da özel makineleri olmadan, basit el aletleriyle kilit göbeklerini anahtarlara uyarlamayı başarmış. Bu çabası hem kuruma maliyet avantajı sağlamış hem de ona yeni bir meslek kapısı aralamış.
Emeklilik sonrası pandemi döneminde farklı iş fikirlerini değerlendirdiğini belirten Kalay, bir ara glütensiz ürünler üzerine dükkân açmayı düşündüğünü söylüyor. Çölyak hastası olan kızı nedeniyle bu alana yönelmek istemiş ancak şehirde benzer işletmelerin bulunması sebebiyle vazgeçmiş. Sonunda en iyi bildiği işe yönelerek anahtarcı dükkânı açmaya karar vermiş. Çocukluk arkadaşının desteğiyle iş yerini kuran Kalay, bugün işlerinden memnun.
Mesleğin sanıldığı kadar basit olmadığını vurgulayan deneyimli çilingir, güvenlik konusuna özellikle dikkat çekiyor. “Bir kişi kapıda kaldığını söyleyince hemen kapıyı açmam. Tapu, kira kontratı ya da komşu teyidi isterim,” diyerek hem kendisini hem de vatandaşları korumaya çalıştığını belirtiyor. Belgeli ustaların az olduğunu, bu nedenle işin ciddi sorumluluk taşıdığını ifade eden Kalay, çilingirliğin dikkat ve etik gerektiren bir meslek olduğunu söylüyor.
İşini severek yaptığını dile getiren Kalay, “Zanaatkârlık benim ruhumda var. Gün boyu evde oturmak bana göre değil,” diyerek sözlerini tamamlıyor.




