Çocukluk ve gençlik dönemi hastalığı olarak bilinen çölyak hastalığı, son yıllarda her yaş grubunda daha sık görülmeye başladı. Tahıllarda bulunan glutene karşı vücudun geliştirdiği anormal bağışıklık tepkisi sonucu ortaya çıkan hastalık, birçok farklı belirtiyle kendini gösterebiliyor.
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ekrem Dinçtürk, yaptığı açıklamada çölyak hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi.
Çölyağın, gluten adı verilen proteine karşı gelişen bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu belirten Dr. Dinçtürk, “Gluten; buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunur. Hastalıkta gluten alındığında ince bağırsak zarar görür ve besinlerin emilimi bozulur. Bu durum zamanla vitamin ve mineral eksikliklerine, hatta ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” dedi.
Hastalığın kişiden kişiye farklı belirtiler gösterebildiğini ifade eden Dinçtürk, en sık görülen şikayetlerin karın ağrısı, şişkinlik, ishal, kabızlık, kilo kaybı, iştahsızlık, kansızlık ve sürekli yorgunluk olduğunu söyledi. Çocuklarda ise büyüme ve gelişme geriliği ile dikkat eksikliği gibi sorunların görülebildiğini belirtti.
Bazı hastalarda sindirim sistemi belirtileri olmadan da çölyak görülebildiğine dikkat çeken Dinçtürk, cilt döküntüleri, kemik erimesi ve tekrarlayan düşüklerin de hastalığın dolaylı belirtileri arasında yer alabildiğini kaydetti.
Tanı sürecine ilişkin bilgi veren Dr. Dinçtürk, öncelikle kandaki bazı antikor testlerinin yapılması gerektiğini ifade ederek, “Testlerin pozitif çıkması durumunda kesin tanı amacıyla endoskopi yapılarak ince bağırsaktan biyopsi alınır. Ancak tanı sürecinde hastaların glutensiz diyete başlamaması çok önemlidir. Aksi halde hem kan testlerinde hem de biyopsi sonuçlarında tanı koymayı zorlaştıran durumlar ortaya çıkabilir” diye konuştu.
Çölyak hastalığının günümüzde bilinen tek tedavisinin ömür boyu glutensiz beslenmek olduğunu vurgulayan Dinçtürk, buğday, arpa ve çavdar içeren gıdalardan uzak durulması gerektiğini söyledi.
Doğru beslenme planıyla çölyak hastalarının sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürebileceğini belirten Dinçtürk, belirtileri taşıyan vatandaşların vakit kaybetmeden gastroenteroloji veya iç hastalıkları uzmanlarına başvurmasının önemine dikkat çekti.
Uzmanlar, erken teşhisin yaşam kalitesini artırdığını ve olası komplikasyonların önüne geçilmesinde kritik rol oynadığını belirtiyor.




