Esra Apaydın, et tüketiminde en önemli kriterin bireyin protein ihtiyacı ve sağlık durumu olduğunu belirtti. Apaydın, sağlıklı bir yetişkinin günlük protein gereksiniminin toplam enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 12–15’ini karşılaması gerektiğini ifade ederek, bu nedenle herkes için geçerli tek bir et tüketim miktarından söz edilemeyeceğini söyledi.

Apaydın, bireysel farklılıkların büyük önem taşıdığına dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Gut hastası bir birey için et tüketimi neredeyse yasak düzeyine yaklaşabilir ve sağlık açısından risk oluşturabilir. Buna karşılık yoğun antrenman yapan bir sporcu için bayram döneminde daha yüksek miktarda et tüketimi olağan kabul edilebilir.”

“GÜNLÜK İDEAL MİKTAR KİŞİYE GÖRE DEĞİŞİYOR”

Yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite düzeyi, sağlık durumu ve hedeflere göre et tüketiminin değişebileceğini belirten Apaydın, bilimsel rehberlere göre sağlıklı yetişkinlerde pişmiş halde günlük yaklaşık 70–100 gram kırmızı etin çoğu kişi için makul bir porsiyon olduğunu söyledi.

Haftalık toplam kırmızı et tüketiminin ise genellikle 350–500 gram pişmiş eti aşmamasının önerildiğini ifade etti.

“KURBAN ETİ HEMEN TÜKETİLEBİLİR ANCAK DİNLENDİRMEK AVANTAJ SAĞLAR”

Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilip tüketilemeyeceğine ilişkin tartışmalara da değinen Apaydın, “Hemen yenmez” şeklinde kesin bir kural olmadığını söyledi.

Etin güvenli şekilde pişirilmesi halinde aynı gün tüketilebileceğini belirten Apaydın, dinlendirme sürecinin daha çok etin lezzeti, yumuşaklığı ve sindirimiyle ilgili olduğunu kaydetti.

RİGOR MORTİS SÜRECİ ETİ SERTLEŞTİRİYOR

“Sağlıkta Genç Fikirler ve Bilimsel Projeler Kongresi” Gerçekleştirildi
“Sağlıkta Genç Fikirler ve Bilimsel Projeler Kongresi” Gerçekleştirildi
İçeriği Görüntüle

Yeni kesilen ette ilk saatlerde “rigor mortis” olarak adlandırılan biyokimyasal sürecin başladığını anlatan Apaydın, bu dönemde kas içindeki enerji kaynaklarının azalmasıyla kas liflerinin geçici olarak sertleştiğini ifade etti.

Bu nedenle etin ilk saatlerde daha sert ve çiğnemesi zor olabileceğini söyleyen Apaydın, sonraki süreçte doğal enzimlerin protein yapısını parçalayarak eti yumuşattığını belirtti.

“12–24 SAAT DİNLENDİRME KALİTEYİ ARTIRABİLİR”

Bilimsel çalışmaların, özellikle sığır etinde kontrollü soğuk ortamda bekletmenin etin yumuşaklığını ve lezzet özelliklerini artırdığını gösterdiğini aktaran Apaydın, bu nedenle dinlendirme önerisinin yalnızca geleneksel bir alışkanlık değil, et bilimiyle de uyumlu bir uygulama olduğunu söyledi.

Ev koşullarında etin en az 12–24 saat boyunca yaklaşık 0–4 derece sıcaklıktaki buzdolabında dinlendirilmesinin faydalı olacağını belirten Apaydın, bazı kırmızı et türlerinde daha uzun süreli kontrollü dinlendirmenin kaliteyi artırabileceğini ifade etti.

“SOĞUK ZİNCİR KORUNMALI”

Etin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemesi gerektiği uyarısında bulunan Apaydın, güvenli tüketim açısından soğuk zincirin korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Büyük et parçalarının buzdolabında hava alabilecek şekilde muhafaza edilmesi gerektiğini belirten Apaydın, uygun saklama koşullarının hem sağlık hem de et kalitesi açısından kritik olduğunu söyledi.

Muhabir: Nazlı Nur Çınardal