Diyetisyen Esra Apaydın, et tüketiminin besleyici ve kaliteli bir protein kaynağı olduğunu ancak porsiyon miktarı, pişirme yöntemi ve eşlik eden besinlerin sindirim konforunu doğrudan etkileyebildiğini belirtti. Özellikle et tüketimi sonrasında görülebilen şişkinlik, hazımsızlık ve reflü şikâyetlerini azaltmak için bazı noktalara dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
Apaydın, tek öğünde çok büyük et porsiyonlarının mide boşalmasını yavaşlatabileceğini ve reflü şikâyetlerini artırabileceğini ifade ederek, bir öğünde yaklaşık 100-150 gram et tüketiminin çoğu kişi tarafından daha rahat tolere edilebildiğini söyledi. Büyük ve ağır et öğünleri yerine daha dengeli porsiyonların tercih edilmesini önerdi.
Et tüketiminin lifli besinlerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Apaydın, etin yanında bol yeşillikli salata, közlenmiş veya fırınlanmış sebzeler ile yoğurt ya da cacık tüketilmesinin sindirime yardımcı olabileceğini kaydetti. Lifli besinlerin sindirimi desteklediğini ve aşırı doluluk hissini azaltabildiğini belirtti.
Pişirme yönteminin de önemli olduğuna dikkat çeken Apaydın, kızartma, çok yağlı kavurma ve kömürleşmiş etler yerine kendi suyunda pişirme, ızgara, fırınlama veya haşlama yöntemlerinin tercih edilmesini tavsiye etti. Yağlı ve ağır hazırlanan et yemeklerinin reflü ve hazımsızlık şikâyetlerini artırabileceğini söyledi.
Yemeklerin yavaş yenmesi ve iyi çiğnenmesi gerektiğini ifade eden Apaydın, özellikle et gibi daha uzun süre sindirilen besinlerin hızlı tüketilmesinin mideyi zorlayabileceğini belirtti. Küçük lokmalarla ve iyi çiğneyerek yemek yemenin sindirimi desteklediğini dile getirdi.
İçecek tercihleri konusunda da değerlendirmelerde bulunan Apaydın, etli öğünlerin yanında suyun en iyi seçenek olduğunu, ayran ve sade maden suyunun bazı kişilerde rahatlatıcı etki gösterebildiğini söyledi. Gazlı içeceklerin şişkinlik ve reflüyü artırabileceğini, aşırı kahve, yoğun çay ve enerji içeceği tüketiminin ise bazı kişilerde reflüyü tetikleyebileceğini ifade etti.
Tatlı tüketiminde zamanlamanın önemine değinen Apaydın, et ağırlıklı bir öğünün hemen ardından tüketilen şerbetli tatlılar ile çay veya kahve kombinasyonunun mideyi zorlayabileceğini belirtti. Tatlı tüketilecekse daha küçük porsiyonların tercih edilmesini ve ana öğünle arasında birkaç saatlik süre bırakılmasını önerdi.
Reflüye karşı en etkili önerilerden birinin yemek sonrası hemen uzanmamak olduğunu vurgulayan Apaydın, et ağırlıklı öğünlerin ardından en az 2-3 saat boyunca yatılmaması gerektiğini söyledi. Özellikle akşam saatlerinde tüketilen ağır et yemeklerinin reflü belirtilerini artırabildiğini kaydetti.
Yemek sonrası hafif hareketin sindirime destek olabileceğini belirten Apaydın, 10-20 dakikalık hafif bir yürüyüşün faydalı olabileceğini, yemek sonrasında hemen uzanmak yerine hafif hareket etmenin daha doğru bir yaklaşım olduğunu ifade etti.