Uzman Psikolog Meliha Işık, ergenlik döneminin çocukluk ile yetişkinlik arasında yaşanan önemli bir geçiş süreci olduğunu belirterek, bu dönemde gençlerin sergilediği öfkeli, inişli çıkışlı ya da tepkisel davranışların çoğu zaman yanlış değerlendirildiğini söyledi.
Ergenlikte yaşanan duygusal dalgalanmaların bir saygısızlık ya da şımarıklık olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Işık, bu değişimlerin beynin gelişim sürecinin doğal bir parçası olduğuna dikkat çekti. Ergenlik dönemindeki gençlerin yoğun duygular yaşadığını belirten Meliha Işık, bu süreçte birçok gencin çevresi tarafından anlaşılmadığını düşündüğünü söyledi. Işık, gençlerin ailelerinin kendileri üzerinde baskı kurduğunu hissedebildiğini, aynı gün içerisinde hem kendilerini çok güçlü hem de oldukça çaresiz görebildiklerini ifade etti. Arkadaş çevresi tarafından kabul görmenin ise bu dönemde gençler için büyük önem taşıdığını vurguladı.
BEYİN GELİŞİMİ DAVRANIŞLARI ETKİLİYOR
Ergenlik dönemindeki davranışların arkasında beyin gelişiminin önemli bir rol oynadığını dile getiren Uzman Psikolog Meliha Işık, mantıklı karar verme ve dürtü kontrolünden sorumlu ön beyin bölgesinin gelişimini henüz tamamlamadığını, buna karşılık duyguların yönetildiği beynin ilgili bölgelerinin çok daha aktif çalıştığını belirtti. Bu nedenle gençlerin zaman zaman ani tepkiler verebildiğini ifade eden Işık, bunun bilinçli bir tercih değil, gelişim sürecinin doğal bir sonucu olduğunu söyledi.
KİMLİK ARAYIŞI KOLAY BİR SÜREÇ DEĞİL
Ergenlik döneminde gençlerin bir yandan ailelerinden bağımsızlaşmaya çalışırken diğer yandan yalnız kalma korkusuyla mücadele ettiğini belirten Işık, yaşanan içsel çatışmaların zaman zaman öfke ve sert davranışlar olarak dışa yansıyabileceğini kaydetti. Bu süreçte gençlerin en çok anlaşılmaya ve güven duymaya ihtiyaç duyduğunu ifade eden Işık, ailelerin sabırlı ve destekleyici bir yaklaşım sergilemesinin büyük önem taşıdığını söyledi.
ANNE BABALAR GÜVENLİ BİR LİMAN OLMALI
Uzman Psikolog Meliha Işık, ebeveynlerin ergenlik dönemindeki çocuklarına baskı ve ceza odaklı yaklaşmak yerine güven veren bir tutum sergilemesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Ergenlik, geçici ama oldukça hassas bir dönemdir. Bu süreçte kurulan sağlıklı iletişim, gencin hem kimlik gelişimini hem de duygularını yönetebilme becerisini destekler. Anne ve babaların görevi fırtınayı zorla durdurmaya çalışmak değil, o fırtına sırasında çocuklarının sığınabileceği güvenli ve sağlam bir liman olabilmektir. Anlaşıldığını hisseden genç, zamanla hem kendisiyle hem de çevresiyle daha sağlıklı ilişkiler kurmayı başaracaktır."