Siyaset gündeminin ilk sırasındaki yerini koruyan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluk ve soruşturma sürecine ilişkin iktidar kanadından çok kritik bir hamle geldi. AK Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin, devam eden hukuki sürece dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulunarak, kamuoyundaki bilgi kirliliğini ve tartışmaları sonlandıracak o adımın hızla atılması gerektiğini belirtti.
"İddianame Bir An Önce Yazılıp Kamuoyuna Sunulmalı"
Meclis genel kurulunda söz alan AK Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin, tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu hakkındaki soruşturma dosyasının bir an önce somut bir metne dönüştürülmesini talep etti. Sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesinin önemine değinen Zengin, soruşturmaya ait iddianamenin vakit kaybedilmeden hazırlanması ve halkın bilgisine sunulması durumunda tüm spekülasyonların ve tartışmaların netliğe kavuşacağını ifade etti.
"Darbe ve Cunta Söylemlerini Şiddetle Reddediyoruz"
Son günlerde muhalefet kulislerinde ve meclis çatısı altında dile getirilen "darbe" ve "cunta" benzetmelerine oldukça sert bir dille karşı çıkan Özlem Zengin, bu tür iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Demokratik kuralların altını çizen Zengin, şu ifadeleri kullandı:
"Meclis çatısı altında yapılan darbe ve cunta benzetmelerini kesinlikle kabul etmiyoruz ve bu söylemleri sert bir dille reddediyoruz. Bizler buraya gizli odakların değil, tamamen halkın hür iradesi ve oylarıyla geldik. Görevimizin başındayız. Dolayısıyla bu tür mesnetsiz ithamların hukuki süreçlerin üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanılmasına müsaade edemeyiz. Tüm sürecin tamamen hukuk sınırları içerisinde tamamlanması gerekmektedir."
Adaylık Unvanı Tartışmalarına Prosedür Hatırlatması
Ekrem İmamoğlu’nun bazı çevreler ve siyasi figürler tarafından "cumhurbaşkanı adayı" olarak lanse edilmesini de ele alan AK Partili Zengin, bu tür sıfatların siyasi söylemlerle değil, yalnızca yasal ve resmi prosedürlerin yerine getirilmesiyle kazanılabileceğini hatırlattı. Parti temsilcilerinin kamuoyu önünde kullandıkları ifadelerin, mevcut hukuki çerçeveyle ve anayasal zeminle tam bir uyum içinde olması gerektiğinin altını çizen Zengin, iddianamenin ortaya çıkmasıyla birlikte tüm iddiaların somut bir zeminde tartışılacağını sözlerine ekledi.