Gündem

Yunanistan'ın kuşatma planı, Türkiye için savaş sebebi!

Yunanistan'ın kuşatma planı, Türkiye için savaş sebebi!

Kerpe Adası’na konuşlandırılan Patriot sistemi, Ege’de son yıllarda hız kazanan Yunan askeri tahkimatının en çarpıcı sembollerinden biri haline geldi. Kıyı savunma unsurları, radar ağları ve özel kuvvet konuşlanmalarıyla genişleyen bu yapı, Ankara ile Atina arasında yeni bir gerilim hattı oluştururken, Doğu Akdeniz’le birleşen Yunan yığınağı bölgedeki tansiyonu her geçen gün daha da tırmandırıyor. Doğu Akdeniz’de Türkiye ve KKTC’ye karşı İsrail-Yunanistan ekseninde şekillenen gerilim hattı artık Ege Denizi’ne de taşınmış durumda. Ankara ile Atina arasında uzun süredir düşük yoğunluklu seyreden tansiyon, son gelişmelerle birlikte yeni ve daha sert bir faza girdi. Yunanistan’ın, gayri askeri statüde bulunan Kerpe (Karpathos) Adası’na ABD menşeli Patriot hava savunma sistemi konuşlandırması adeta bardağı taşıran son adım oldu. Uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş statünün açık biçimde ihlali ve sahada fiili durum yaratma girişimi olarak görülen bu hamle, aynı zamanda Ege’de yıllardır adım adım örülen yeni güvenlik mimarisini de yeniden gündeme taşıdı. Türkiye, gayri hukuki askeri yığınağı yakından takip ediyor.

EGE'Yİ GÖZETLEYECEKLER Güvenlik uzmanları, Kerpe’ye konuşlandırılan Patriot sisteminin uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş statüyü açıkça ihlal ettiğini ve sahada fiili durum yaratmaya dönük bir adım olduğunda hemfikir. PAC-3 konfigürasyonundaki bir bataryanın, yaklaşık 100 kilometre menzilde balistik füze önleme kabiliyetine sahip olduğu, bir bataryada 6 ila 8 lançer, her lançerde ise 16’ya kadar önleme füzesi bulunduğunun da altı çiziliyor. Bu da tek bir konuşlandırmanın yaklaşık 96 önleme füzesine ulaşan bir kapasiteye sahip olduğu anlamına geliyor. Ancak asıl dikkat çeken unsur, sistemin radar ve erken uyarı kabiliyeti. Patriot radarları 150-170 kilometreye kadar hava hedeflerini tespit ederken, sistem Ege’nin güneyinde geniş bir hava sahasının sürekli gözetim altında tutulmasını mümkün kılıyor.

YUNAN YIĞINAĞI SÜRÜYOR Öte yandan Yunanistan’ın Ege’deki askeri varlığına ilişkin açık kaynak verileri, son yıllarda sistematik bir tahkimat sürecine de işaret ediyor. Adalarda toplam 18 askeri garnizon, 30’dan fazla radar istasyonu ve 20’nin üzerinde kıyı savunma bataryasının konuşlandırıldığı değerlendiriliyor. Helikopter pistleri, ileri konuşlu lojistik alanlar ve mobil hava savunma unsurları bu altyapıyı tamamlayan unsurlar arasında yer alıyor. Toplam askeri personel sayısının ise 15 bin ile 18 bin arasında olduğu tahmin ediliyor.

MİDİLLİ, SAKIZ, SİSAM HATTI Adalar bazında bakıldığında tablo daha da netleşiyor. Midilli’de yaklaşık 5 bin personelden oluşan mekanize birlikler, çok namlulu roketatar sistemleri ve kıyı savunma bataryalarıyla destekleniyor. Sakız’da yaklaşık 3 bin asker ve yoğun radar ağı dikkat çekerken, Sisam’da hava savunma unsurları ve gözetleme sistemleri öne çıkıyor. Rodos ise yaklaşık 7 bin askeri personel, hava ve deniz üsleriyle Yunanistan’ın Ege’deki en kritik askeri merkezlerinden biri konumunda.

ANLAŞMALAR HİÇE SAYILIYOR Yunan askeri yığınağı ise Türkiye’nin itiraz noktası olan “statü ihlali” tartışmasını yeniden gündeme taşımış vaziyette. Ege’deki adaların hukuki statüsü, 1923 Lozan Barış Antlaşması, 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve 1947 Paris Barış Antlaşması ile belirlenirken, Paris Antlaşması’nın 14. maddesi ise, 12 Ada’nın tamamen askerden arındırılmış statüde kalmasını açık şekilde hükme bağlıyor. Atina ise temel argümanını Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51. maddesine dayandırmaya çalışıyor. Türkiye’nin Ege kıyılarındaki askeri kapasitesi ve amfibi unsurlar, Yunanistan tarafından potansiyel tehdit olarak gösteriliyor.