Isparta

İKLİM KRİZİNE KARŞI KAYBEDECEK ZAMANIMIZ KALMADI

İKLİM KRİZİNE KARŞI KAYBEDECEK ZAMANIMIZ KALMADI

TEMA Vakfı Isparta İl Temsilcisi Aysel Yıldız İnce, iklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal adalet meselesi olduğunu belirterek, iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini söyledi.

İnce, iklim krizine karşı etkili mücadelenin yalnızca sera gazı emisyonlarını azaltmakla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. İnce, doğayı koruyan, yaşam alanlarını gözeten ve toplumsal adaleti temel alan politikaların hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.

İKLİM KRİZİNİN YÜKÜNÜ EN AZ SORUMLULAR TAŞIYOR

İklim değişikliğinin etkilerinden en fazla, krize en az katkı sağlayan toplumların etkilendiğine dikkat çeken İnce, küresel ölçekte gelir eşitsizliği ile iklim krizi arasındaki bağlantının her geçen gün daha belirgin hale geldiğini söyledi. Kuraklık, seller, aşırı hava olayları ve ekosistem kayıplarının milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkilediğini belirten İnce, iklim politikalarının yalnızca emisyon azaltımını değil, iklim adaletini de esas alması gerektiğini ifade etti.

KÖMÜRDEN ÇIKIŞ HIZLANDIRILMALI

İklim krizine karşı en önemli adımlardan birinin fosil yakıtlardan, özellikle de kömürden çıkış olduğunu belirten Aysel Yıldız İnce, enerji dönüşümünün çevresel ve toplumsal etkileri gözetilerek planlanması gerektiğini söyledi. İnce, enerji yatırımlarının doğal yaşamı tahrip etmeden yürütülmesi gerektiğini belirterek, kömür bölgelerinde yaşayan işçilerin ve yerel ekonomilerin korunacağı adil geçiş politikalarının uygulanmasının önemine dikkat çekti.

DOĞAL ALANLAR ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR

Ormanlar, tarım alanları ve su kaynaklarının son yıllarda artan madencilik faaliyetleri nedeniyle ciddi baskı altında olduğunu dile getiren İnce, doğal varlıkların korunmasının iklim kriziyle mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Akbelen Ormanı örneğinin, fosil yakıt politikaları ile doğa koruma arasındaki çelişkiyi açık şekilde ortaya koyduğunu ifade eden İnce, TEMA Vakfı'nın yaptığı çalışmalara göre Türkiye'de birçok ilde geniş alanların maden ruhsatları kapsamında bulunduğunu belirtti. İnce, ormanların ve tarım alanlarının korunmasının karbon yutaklarının devamlılığı, su döngüsünün sürdürülmesi ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılık açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.

İKLİM İÇİN ŞİMDİ HAREKETE GEÇİLMELİ

İklim krizinin yalnızca doğayı değil, yaşam hakkını, üretimi, su kaynaklarını ve toplumsal refahı da tehdit ettiğini vurgulayan Aysel Yıldız İnce, artık vakit kaybetmeden somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin kömürden çıkış sürecini hızlandırması, adil geçiş politikalarını hayata geçirmesi ve ormanlar, tarım alanları ile su varlıklarını koruyan uygulamalara öncelik vermesi gerektiğini ifade eden İnce, yıl sonunda gerçekleştirilecek COP31 sürecinin bu konuda önemli bir fırsat olduğunu belirtti. İnce, tüm karar alıcılara bilimsel veriler ışığında, doğayı koruyan ve toplumsal adaleti gözeten iklim politikalarını hayata geçirme çağrısında bulundu.