Kalp yetmezliği, özellikle 65 yaş ve üzeri bireylerde daha sık görülen ciddi bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor. Kalp kasının, vücudun ihtiyaç duyduğu kan ve oksijeni yeterli düzeyde pompalayamaması sonucu ortaya çıkan hastalık, yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürüyor.
Kalp yetmezliğinin nedenleri ve belirtileri hakkında açıklamalarda bulunan Medikaya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Öztürk, en sık karşılaşılan belirtinin nefes darlığı ve halsizlik olduğunu söyledi.
Dr. Öztürk, kalp yetmezliğinin birçok farklı nedene bağlı gelişebileceğini belirterek, “En sık karşılaştığımız nedenler kalp damar hastalıkları ve geçirilmiş kalp krizleridir. Bunun yanı sıra kalp kapak hastalıkları, uzun süreli yüksek tansiyon, alkol kullanımı, bazı kemoterapi ilaçları ve toksik maddeler de kalp yetmezliğine yol açabilir. Ayrıca bazı infiltratif hastalıklar kalp kasının fonksiyonunu bozarak bu tabloya neden olabilmektedir” dedi.
BELİRTİLER İHMAL EDİLMEMELİ
Kalp yetmezliğinin belirtilerine de değinen Öztürk, hastalarda nefes darlığının yanı sıra halsizlik, çabuk yorulma, bacaklarda ve karında şişlik, gece uykudan nefes darlığı ile uyanma, çarpıntı ve göğüs ağrısı gibi şikayetlerin görülebileceğini ifade etti.
TEDAVİDE ÇOK YÖNLÜ YAKLAŞIM
Tedavi sürecinin hastalığın evresine göre planlandığını belirten Dr. Öztürk, “Kalp yetmezliğinde temel yaklaşım ilaç tedavisidir. Bunun yanında diyet, egzersiz ve kardiyak rehabilitasyon da tedavinin önemli parçalarıdır. İleri evre hastalarda ise kalp pilleri, kardiyak resenkronizasyon tedavisi (CRT), yardımcı kalp pompaları ve uygun hastalarda kalp nakline köprüleme amacıyla mekanik destek cihazları kullanılabilmektedir” diye konuştu.
65 YAŞ ÜSTÜ RİSK ALTINDA
Türkiye’de kalp yetmezliğinin görülme oranlarına da dikkat çeken Öztürk, “Toplum genelinde kalp yetmezliği oranı yüzde 2-3 civarındayken, 65 yaş üstünde bu oran yüzde 10-15 seviyelerine çıkabilmektedir. Bu nedenle özellikle ileri yaş grubundaki bireyler nefes darlığı, bacaklarda şişme, halsizlik ve yorgunluk gibi şikayetler yaşıyorsa mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurmalıdır” ifadelerini kullandı.




