Isparta

KURUMLAR EŞ ZAMANLI ÇALIŞMALI

KURUMLAR EŞ ZAMANLI ÇALIŞMALI

Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Şahin, afet risklerini azaltmaya yönelik hazırlanan İl Afet Risk Azaltma Planları’nın (IRAP) etkili olabilmesi için kurumlar arası koordinasyonun hayati önem taşıdığını dile getirdi. Şahin, planların yalnızca teoride kalmaması, uygulamada karşılık bulması gerektiğini vurguladı.

Üniversitelerin bilim üretme ve rehberlik etme görevine dikkat çeken Şahin, elde edilen verilerin tek başına yeterli olmadığını belirtti. Bu bilgilerin sahada uygulanabilir hale gelmesinin ancak yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarının iş birliğiyle mümkün olabileceğini ifade etti. Deprem riskine karşı yürütülen çalışmalarda belediyeler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği birimleri ile AFAD’ın eşgüdüm içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Risk azaltma sürecinin temelini zemin etütlerinin oluşturduğunu belirten Şahin, bu aşamada belediyelere büyük sorumluluk düştüğünü kaydetti. Yerleşime uygunluk analizlerinin doğru yapılmasının önemine değinen Şahin, mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanması ve zemin özelliklerinin detaylı şekilde ortaya konulması gerektiğini ifade etti. Isparta’nın yerleşim alanlarının havza bazında incelenmesi, topoğrafik yapının belirlenmesi ve tehlike seviyelerinin netleştirilmesinin, deprem master planlarının oluşturulmasında kritik rol oynadığını vurguladı. 2023 yılında hazırlanan uygunluk haritalarına değinen Şahin, VS-30 verilerine göre şehirde tamamen risksiz alanların oldukça sınırlı olduğuna dikkat çekti.

Zemin analizlerinin ardından yapı stokunun değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şahin, ikinci aşamanın yapı envanteri olduğunu söyledi. Bu kapsamda kamu binalarının durumunun ilgili il müdürlükleri tarafından incelenmesi gerektiğini ifade eden Şahin, vatandaşlara ait yapıların ise belediyeler ya da yetkili kuruluşlar aracılığıyla deprem performans testlerinden geçirilmesinin önemine işaret etti. Yapıların zeminle uyumunun sorgulanmasının, olası risklerin azaltılmasında kritik bir adım olduğunu dile getirdi.

Afet yönetiminde üçüncü aşamanın AFAD’ın koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Şahin, IRAP sürecinin bu noktada devreye girdiğini söyledi. AFAD’ın, zemin etütleri ve yapı envanteri verilerini bir araya getirerek önce tehlikeyi, ardından risk düzeyini belirlediğini ifade etti. Bu veriler doğrultusunda zarar azaltma ve hazırlık planlarının oluşturulduğunu ve IRAP’ın temel amacının bu süreci yönetmek olduğunu kaydetti.

Afetlere karşı en etkili yaklaşımın önceden hazırlıklı olmak olduğunu vurgulayan Şahin, riskler ortaya çıktıktan sonra değil, öncesinde gerekli adımların atılması gerektiğini söyledi. IRAP’ların bu nedenle büyük önem taşıdığını ifade eden Şahin, planların hayata geçirilebilmesi için kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon ve kararlılık gerektiğini belirtti. Aksi halde hazırlanan çalışmaların uygulamaya geçmeden yalnızca belge olarak kalacağı uyarısında bulundu.