Fizyoterapist Sümeyra Akpınarlı, uzun süre tedavi edilmeyen lipödemin zamanla lenf dolaşımını bozarak tabloya lenfödemin de eklenebileceğine dikkat çekti. Bu durumda hastalarda yalnızca yağ dokusu fazlalığının değil, aynı zamanda lenf sıvısı birikiminin de görüldüğünü belirten Akpınarlı, bunun bacaklarda belirgin şişlik, gerginlik hissi, ağrı ve yürüme güçlüğüne yol açabileceğini ifade etti.
Lipödem tedavisinde erken müdahalenin önemine vurgu yapan Akpınarlı, fizyoterapistler tarafından uygulanan manuel lenf drenajı gibi özel masaj tekniklerinin lenf akışını destekleyerek ödemin azalmasına yardımcı olduğunu söyledi. Düzenli egzersizin de dolaşımı iyileştirdiğini, ödemi azalttığını ve ağrı ile gerginlik hissinin hafiflemesine katkı sağladığını dile getirdi.
Lipödemde oluşan yağ dokusunun yalnızca diyetle ortadan kalkmadığını belirten Akpınarlı, buna rağmen hastalığa eşlik edebilecek obezitenin önlenmesinin tedavi süreci açısından önemli olduğunu ifade etti.
Konservatif tedavi yöntemlerine rağmen ciddi fonksiyon kaybı yaşayan hastalarda ise uygun değerlendirme sonrasında su destekli (water-jet assisted) veya güç destekli (power-assisted) liposuction yöntemlerinin tedavi seçeneği olarak değerlendirilebileceğini kaydeden Akpınarlı, her hastanın bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.



