Türk Eğitim-Sen Isparta Şube Başkanı Yahya Hakan Çelik, bir okulda öğrenci ve velilerin de bulunduğu sırada, biri idareci iki kadın öğretmeni tehdit ederek hakaretlerde bulunan, mesleki itibarlarını zedeleyen ve mobbing uygulayan bir öğrenci velisi hakkında açılan davanın sonuçlandığını açıkladı.

Başkan Çelik, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: ''Bir okulumuzda öğrenci ve velilerin de bulunduğu sırada, biri idareci iki kadın öğretmeni tehdit ederek hakaretlerde bulunan, mesleki itibarlarını zedeleyen ve mobbing uygulayan bir öğrenci velisi hakkında açılan dava sonuçlanmıştır. Isparta 7. Asliye Ceza Mahkemesi, eğitim çalışanlarına yönelik yapılan bu çirkin ve kabul edilemez davranışların suç olduğunu tescillemiş ve sanık hakkında önemli cezalara hükmetmiştir.

MAHKEME KARARINA GÖRE SANIK;

▪ Kamu görevlisi olan öğretmenlere hakaret suçundan 365 gün adli para cezasına çarptırılmıştır.

▪ Hakaret eyleminin herkese açık ve aleni bir yerde işlenmesi nedeniyle ceza artırılmış ve 425 gün adli para cezasına çıkarılmıştır.

▪ Hakaretin, öğretmenlerin görevlerini yerine getirdikleri sırada gerçekleştirilmiş olması sebebiyle ceza yeniden artırılarak 637 gün hapis cezasına hükmedilmiştir.

▪ Eylemin birden fazla öğretmene karşı işlenmesi nedeniyle ceza tekrar artırılmış ve 796 gün hapis cezasına çıkarılmıştır.

▪ Mahkeme tarafından uygulanan takdiri indirim sonrası sanık, 663 gün hapis karşılığı adli para cezasına mahkûm edilmiştir. Ödeme yapılmaz ise hapse çevrilmesine karar verilmiştir.

1903 Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Ziya Gür’den Bayram Mesajı
1903 Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Ziya Gür’den Bayram Mesajı
İçeriği Görüntüle

▪ Mahkeme tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanarak sanık, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmuştur.

Bu karar; eğitim çalışanlarına yönelik hakaretin, iftiranın, tehdidin ve her türlü şiddetin cezasız kalmayacağının açık bir göstergesidir. Bugün ne yazık ki herkesin oturduğu yerden, aslı astarı olmayan iddialarla eğitim çalışanlarını CİMER’e, idareye ve savcılığa şikâyet edebildiği, eğitim çalışanlarının sistematik şekilde itibarsızlaştırıldığı, tedirgin edildiği hatta yok sayıldığı dönemlerden geçiyoruz. Bunun sonucu olarak da, hızını alamayan, elini kolunu sallayarak okullara hatta sınıflara kadar giren sözde öğrenci velisi, öğrenci yakını görünümlü bazı şuursuz kişilerce, eğitim çalışanlarına şiddet, tehdit, hakaret ve baskının farklı türleri uygulanmaktadır. Bu tablo asla kabul edilemez. Daha geçtiğimiz haftalarda görev yaptığı okulunda hunharca katledilen Fatma Nur öğretmenimiz hepimizin yüreğinde derin bir yara bırakmıştır. Artık yeter! Yeni Fatma Nur öğretmenler olmasın!..

EĞİTİMDE TASARRUF OLMAZ!

“Eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız, cehaletin bedelini hesaplayın.” (Sokrates) Okullarımız devletin resmi kurumlarıdır. Devlet, kendi memurunu korumak ve onlara güvenli bir çalışma ortamı sağlamakla yükümlüdür.

BU NEDENLE;

Okul ve kamu kurumlarında etkin güvenlik önlemleri hızla hayata geçirilmeli ve acil tedbirler alınmalıdır. Başta eğitim alanında olmak üzere, kamu görevlilerine karşı işlenen suçlara daha caydırıcı cezalar getirilmelidir. Güvenlik tedbirleri ve caydırıcı cezalar için ivedilikle yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Devletimizin bunları yapabilecek her türlü gücü ve imkânı mevcuttur.

BURADAN AÇIKÇA İFADE EDİYORUZ:

ÖĞRETMENLER SAHİPSİZ DEĞİLDİR!

EĞİTİM ÇALIŞANLARI YALNIZ DEĞİLDİR!

TÜRK EĞİTİM-SEN TARAFTIR!

Üyemiz olsun olmasın; eğitim çalışanlarına yönelik her türlü şiddetin ve zorbalığın karşısında olmaya ve onlara bu davada olduğu gibi tüm hukuki süreçlerinde sonuna kadar destek vermeye ve yanlarında olmaya devam edeceğiz.''

Kaynak: Haber Merkezi