Çocuklarda idrar kaçırma, yalnızca fiziksel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda çocuğun sosyal yaşamını ve özgüvenini etkileyen önemli bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Uzmanlar, bu sorunun altında çoğu zaman gözden kaçan fiziksel etkenlerin yatabileceğine dikkat çekiyor.
Fizyoterapist Sümeyra Akpınarlı, özellikle kabızlık, duruş bozukluğu ve hatalı solunum alışkanlıklarının mesane sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Akpınarlı’ya göre kabızlık, bağırsakların doluluğu nedeniyle mesaneye baskı yaparak idrar kaçırmayı tetikleyebiliyor. Bunun yanı sıra kötü postür ve yanlış nefes alışkanlıkları; pelvik taban, karın kasları ve diyafram arasındaki uyumu bozarak sorunun kronikleşmesine yol açabiliyor.
Fizyoterapinin Rolü Büyük
Çocuklarda idrar kaçırma tedavisinde fizyoterapi önemli bir destek sunuyor. Uygulanan programlarla çocuklara doğru kas aktivasyonu öğretiliyor, nefes ve duruş eğitimi veriliyor ve pelvik taban kaslarının farkındalığı artırılıyor. Böylece yalnızca belirtiler değil, sorunun temel mekanizması hedef alınmış oluyor.
Psikolojik Boyut Göz Ardı Edilmemeli
Uzmanlar, tedavi sürecinde psikolojik faktörlerin de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Çocuğun kaygı düzeyi, özgüveni ve aile tutumu sürecin başarısında belirleyici rol oynayabiliyor. Gerektiğinde psikologlarla iş birliği yapılarak daha bütüncül bir yaklaşım benimseniyor.
Hangi Çocuklar Fizyoterapiye Yönlendirilmeli?
Aşağıdaki durumlarda fizyoterapi desteği öneriliyor:
- 5 yaşından sonra devam eden idrar kaçırma
- Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları
- Kabızlık gibi eşlik eden sorunların bulunması
Bu kriterleri taşıyan çocuklarda erken müdahale, hem yaşam kalitesini artırabiliyor hem de sorunun kalıcı hale gelmesini önleyebiliyor.




