Özel Medikaya Hastanesi Üroloji Kliniği, ileri teknolojiye sahip Holmium Lazer Prostatektomi cihazını bünyesine kazandırarak, Isparta’da bir ilke imza attı. Holep adı verilen bu yöntem, hastalara güvenli ve kalıcı bir tedavinin kapılarını aralıyor.
Isparta’da sağlıkta önemli hizmetler veren Özel MedikayaHastanesi, ürolojik cerrahide altın standart yöntemlerden biri olan Holmium Lazer Prostatektomi teknolojisini hastaneye kazandırarak Isparta ve çevre illere hizmet vermeye başladı. Üroloji Kliniği’nde ileri teknoloji olarak bilinen cihaz ile taş ve prostat hastalıkları kesisiz tedavi edilebiliyor. Cihaz, böbrek taşı kırma, üreter taşı tedavisi, mesane taşı kırma ve prostat büyümesi gibi hastalıkların tedavisinde etkin olarak kullanılıyor. Özel Medikaya Hastanesi Üroloji doktoru Prof. Dr. Ahmet Öztürk, Holmium lazerin, bilinen en güvenli tedavi yöntemi olduğunu belirterek; “Holmium Lazer Prostatektomicihazını hastanemize kazandırarak, ilimiz ve çevre illere büyük bir hizmetin kapılarını açtık. Bu tedavi yöntemi ile böbrek taşı ve prostat büyümesi tedavisinde hastalarımıza modern ve etkili çözümler sunuyoruz. Özellikle kapalı yöntemle uygulanabilmesi sayesinde hastalarımız daha kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor. Holmium lazer teknolojisi, 2100 nanometre dalga boyunda çalışıyor ve su tarafından güçlü şekilde emiliyor. Bu özelliği sayesinde çevre dokulara zarar vermeden kontrollü ve hassas bir etki sağlıyor. Aynı zamanda bu durum işlem sırasında kanama riskini azaltıyor ve iyileşme sürecini hızlandırıyor.” Dedi.
TAŞLAR TOZ HALİNE GETİRİLİYOR
Özel Medikaya Hastanesi Üroloji doktoru Prof. Dr. Ahmet Öztürk, lazer yöntemi ile taşların küçük parçalara ayrılarak vücuttan doğal yollarla atılabildiğini belirtti. Öztürk “açık ameliyata gerek kalmadan uygulanan bu yöntem, özellikle sık taş problemi yaşayan hastalarımız için önemli bir avantaj sunuyor.” dedi.
PROSTAT TEDAVİSİNDE ETKİLİ YÖNTEM
İyi huylu prostat büyümesinde de kullanılan Holmium Lazer, büyüyen prostat dokusunun kapalı yöntemle çıkarılmasına imkan tanıyor. Prof. Dr. Ahmet Öztürk, bu yöntem sayesinde hastaların hastanede kalış süresinin kısaldığını ve kanama oranının klasik cerrahiye oranla çok daha düşük olduğunu ifade etti.