Halk arasında “göz tansiyonu” olarak bilinen Glokom, görme yetisini tehdit eden en önemli hastalıklardan biri olmaya devam ediyor. Uzmanlar, hastalığın yalnızca erken tanıyla kontrol altına alınabildiğine dikkat çekiyor.
Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Ortak, glokomun dünya genelinde geri dönüşü olmayan görme kaybı ve körlüğün başlıca nedenlerinden biri olduğunu belirtti. 2020 yılı itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 76 milyon glokom hastası bulunduğunu ifade eden Ortak, bu sayının 2040 yılına kadar 112 milyona ulaşmasının beklendiğini kaydetti.
Hastalığın oluşumunda genetik yatkınlık, ileri yaş ve miyopinin önemli risk faktörleri arasında yer aldığını belirten Ortak, en önemli ve kontrol edilebilir risk faktörünün ise göz içi basıncı olduğuna dikkat çekti. Göz içi basıncının düşürülmesiyle hastalığın ilerlemesinin durdurulabileceğini ve körlüğün önlenebileceğini ifade etti.
Glokomun sinsi bir hastalık olduğunu vurgulayan Ortak, erken dönemde çoğu zaman belirti vermediğini söyledi. Hastalığın genellikle rutin göz muayenelerinde ya da ileri evrede ciddi görme kaybı yaşandığında tespit edildiğini belirtti.
Uzmanlar, özellikle risk grubunda yer alan bireylerin 45 yaşından sonra her 6 ayda bir düzenli göz muayenesi yaptırmasını öneriyor. Risk faktörü bulunmayan kişilerin ise yine 45 yaş sonrası yılda en az bir kez göz içi basıncını ölçtürmesi gerektiği ifade ediliyor.
Glokom tedavisinde erken dönemde ilaç tedavisinin etkili olduğunu belirten Ortak, ilaçların yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi yöntemlerin de uygulanabildiğini sözlerine ekledi.

