Isparta

TARIMDA İTHALAT ISRARI KRİZİ BÜYÜTTÜ

TARIMDA İTHALAT ISRARI KRİZİ BÜYÜTTÜ

CHP Belediye Meclis Üyesi Onur Demirel, Türkiye’de uzun süredir uygulanan tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi. İthalata dayalı yaklaşımın hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bıraktığını savunan Demirel, artan gıda fiyatlarına rağmen kalıcı bir çözüm üretilmediğini söyledi.

Demirel, özellikle hayvancılık alanında yıllardır açıklanan proje ve strateji belgelerine rağmen et fiyatlarında düşüş sağlanamadığını belirtti. Canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı için bugüne kadar milyarlarca dolar harcandığını ifade eden Demirel, buna karşın dar gelirli yurttaşların sofraya et koymakta zorlandığını dile getirdi. Türkiye’de dana etinin kilogram fiyatının 21,5 dolara ulaştığını kaydeden Demirel, komşu ülkelerde bu rakamın 9 ila 15 dolar arasında değiştiğine dikkat çekti.

Tarım dış ticaretine ilişkin verileri de paylaşan Demirel, 2003-2025 döneminde tarımda ithalatın ihracatı aştığını ve dış ticaret açığının büyüdüğünü söyledi. Bu tablonun üretim yerine dış alıma öncelik veren anlayışın sonucu olduğunu savundu.

DESTEKLER YASAL SINIRIN ÇOK ALTINDA

Tarım Kanunu’na göre çiftçiye verilmesi gereken desteğin milli gelirin yüzde 1’i olması gerektiğini hatırlatan Demirel, mevcut destek oranının bunun oldukça gerisinde kaldığını öne sürdü. Çiftçilerin biriken alacaklarının trilyonlarca lirayı bulduğunu ifade eden Demirel, üreticinin artan borç yükü altında ayakta kalmaya çalıştığını belirtti.

Yem fiyatlarındaki artışın hayvancılık sektörünü derinden etkilediğini vurgulayan Demirel, 2020’de tonu 1.500 lira olan yemin 2025’te 6.500 liraya dayandığını söyledi. Yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın maliyetleri artırdığını dile getiren Demirel, premiks ve flake ürünlerinde KDV istisnasının kaldırılmasının da fiyatlara ek yük getirdiğini kaydetti.

Çiftçilerin bankalara olan toplam borcunun 1 trilyon 239 milyar liraya ulaştığını, takibe düşen tarım kredilerinde ise ciddi artış yaşandığını aktaran Demirel, üreticiye yönelik kredi açıklamalarının kamuoyunda soru işaretleri yarattığını ifade etti. Bu noktada kamu bankalarının geçmişte büyük şirketlere kullandırdığı kredileri hatırlattı.

HAYVANCILIKTA ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR

Hayvancılık sektörünün artan maliyetler ve hastalıklarla mücadele ettiğini söyleyen Demirel, şap hastalığının ekonomiye yıllık zararının 162 milyar lira olarak öngörüldüğünü dile getirdi. Yem giderlerinin toplam maliyetin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğunu, süt/yem paritesinin ise 1,5’in altına düştüğünü belirten Demirel, bu durumun üreticiyi sektörden çekilmeye zorladığını savundu. Hayvancılık desteklerinin toplam tarımsal destekler içindeki payının gerilediğini kaydeden Demirel, büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığında da düşüş yaşandığını ifade etti.

Çözüm önerilerini de sıralayan Demirel, yerli yem üretiminin artırılması, meraların ıslah edilmesi ve desteklerin zamanında ödenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Et ve Süt Kurumu’nun piyasada dengeleyici rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. Demirel, “Tarım günübirlik projelerle değil, planlama ve kamucu anlayışla ayağa kalkar. Türkiye’nin ihtiyacı vitrin projeleri değil, üreticiyi ayakta tutacak gerçekçi ve sürdürülebilir bir tarım politikasıdır” değerlendirmesinde bulundu.