Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Şahin, Isparta’da zemin özelliklerinin yapı güvenliği açısından belirleyici olduğunu söyledi. Şahin, Isparta Belediyesi’nin 2023 yılında hazırladığı yerleşime uygunluk haritalarının önemli bir çalışma olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmadığını vurguladı.
Bu çalışmalarda kentin büyük bölümünün “önlemli alan” olarak tanımlandığını, faylara yakın bazı bölgelerin ise “etüt gerektiren alan” olarak belirlendiğini hatırlatan Şahin, “Bu durum bize Isparta’da zemin etkilerinin ne kadar önemli olduğunu açıkça gösteriyor” dedi. Isparta’da temel eksikliğin mikrobölgeleme çalışması olduğunu belirten Prof. Dr. Şahin, yerleşime uygunluk değerlendirmelerinin havza bazında yapılması gerektiğine dikkat çekti. “2023’te hazırlanan haritalar VS-30 verilerine dayanıyor. Bu kötü bir şey değil, önemli bir veri. Ancak havza ölçeğinde deprem davranışını, zemin büyütmesini ve yapıların maruz kalacağı yükleri doğru hesaplamak için mikrobölgeleme şart” diyen Şahin, havzanın bütüncül olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
ZEMİN BİRKAÇ YÜZ METREDE BİLE DEĞİŞİYOR
Isparta Havzası’nda zeminin kısa mesafelerde bile farklı özellikler gösterebildiğini söyleyen Şahin, Deregümü yolundan güneybatıya doğru gidildikçe alüvyon içindeki pomza tabakalarının kalınlaştığını, ovaya doğru ilerledikçe ise inceldiğini hatta bazı bölgelerde tamamen kaybolduğunu anlattı. “Bu durum, zeminin bölge bölge farklı davrandığını ortaya koyuyor. O yüzden önce mikrobölgeleme, ardından da parsel bazında zemin etütleri mutlaka yapılmalı” dedi.
DÖRT KATEGORİYE AYRILMALI
Mikrobölgeleme çalışmalarının ardından yerleşime uygunluk değerlendirmelerinin dört başlık altında yapılması gerektiğini belirten Şahin, bu alanları şöyle sıraladı:
- Yerleşime uygun alan
- Önlemli alan
- Ayrıntılı cihaz ve teknik etüt gerektiren alan
- Yerleşime uygun olmayan alan
Şahin, mevcut verilere göre Isparta Havzası içinde “yerleşime tamamen uygun alan” bulunmadığını, daha çok önlemli ve ayrıntılı etüt gerektiren alanların öne çıktığını söyledi.
AKKENT TOKİ GÜVENLİ BİR YERLEŞKE
Vatandaşların sıkça sorduğu “Akkent TOKİ neden güvenli?” sorusuna da değinen Prof. Dr. Şahin, Akkent TOKİ’nin kireçtaşı birimler üzerinde yer aldığını ve bu nedenle yapılaşma açısından daha avantajlı olduğunu ifade etti. “Akkent TOKİ belediye sınırları dışında, jandarma bölgesinde kaldığı için mevcut belediye çalışmasına dahil değil. Ancak Isparta çevresinde de yerleşime uygun alanlar var. Bunlar ancak yeni kent alanları planlanarak değerlendirilebilir” dedi.
KENT SADECE BİNA DEĞİL
Yeni yerleşim alanlarının yalnızca bina yapılarak oluşturulamayacağını vurgulayan Şahin, “Kent bir kültürdür, bir yaşam biçimidir. İnsanların orada yaşayabilmesi için altyapının, ulaşımın ve sosyal alanların da planlanması gerekir” diye konuştu. Prof. Dr. Şahin, bilimsel veriye dayalı, havza bazlı mikrobölgeleme çalışmalarının Isparta’nın geleceği için kritik olduğunu sözlerine ekledi.




