Türkiye’nin en önemli tatlı su kaynaklarından biri olan Eğirdir Gölü’nde yaşanan su kaybı, gölün geleceğiyle ilgili endişeleri artırırken, Şehir Plancısı Hüseyin Yıldızhan’dan dikkat çeken öneriler geldi. Yıldızhan, su kaynaklarının korunması, vahşi sulamanın önüne geçilmesi ve yağmur sularının depolanarak yeniden kullanılması gerektiğini söyledi.
Eğirdir Gölü’nde son yıllarda yaşanan çekilme, gölü besleyen su kaynaklarının durumu ve tarımsal sulamada kullanılan su miktarı yeniden gündemin önemli başlıkları arasında yer aldı. Şehir Plancısı Hüseyin Yıldızhan, gölün geleceği için bugünden daha ciddi tedbirler alınması gerektiğini belirterek, suyun her damlasının değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
“DEMİREL YILLAR ÖNCE UYARMIŞTI”
Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in yıllar önce Eğirdir Gölü’nün çevresinde çok fazla baraj ve gölet yapılmaması konusunda uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Yıldızhan, bugün gelinen noktada bu uyarıların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yıldızhan, “9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel, o bölgede çok fazla baraj yapılmaması gerektiğini, bunun Eğirdir Gölü’ne zarar verebileceğini yıllar önce söylemişti. Bugün baktığımızda Eğirdir Gölü’ne su taşıyan irili ufaklı kanalların ve su birikintilerinin bulunduğu birçok noktada baraj veya gölet yapıldığını görüyoruz” dedi.
“GÖLÜ BESLEYEN SULARIN ÖNÜ KESİLMEMELİ”
Eğirdir Gölü’nün yalnızca Isparta için değil, tüm bölge açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Yıldızhan, göle ulaşan su kaynaklarının korunması gerektiğini söyledi. Yıldızhan, “Su, hayat ve yaşam kaynaklarımızın başında geliyor. Su bittiği zaman Allah korusun işimiz çok kötü. Eğirdir Gölü’nde büyük bir çekilme yaşanmış durumda. Bunun iklimsel dönemlerle de bağlantısı olabilir. Geçmişte de Eğirdir ve Hoyran göllerinin birleştiği boğazın durumuyla ilgili benzer değişimlerden söz ediliyor. Ancak sebebi ne olursa olsun bizim görevimiz gölü korumaktır” diye konuştu.
“EN BÜYÜK SIKINTI VAHŞİ SULAMA”
Göldeki su kaybının en önemli nedenlerinden birinin tarımsal sulamada suyun verimsiz kullanılması olduğunu belirten Yıldızhan, vahşi sulamanın terk edilmesi gerektiğini söyledi. “Diğer önemli etkenlerden biri vahşi sulama. Suyu tasarruflu kullanmamız gerekiyor. Eğirdir Gölü’nün en büyük sıkıntılarından biri vahşi sulama, diğeri ise gölü besleyen kaynakların kesilmesi. Bu iki konuda ciddi tedbirler almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“AFRİKA’DA YAĞMUR SUYUNU DEPOLUYORLAR”
Yağmur sularının değerlendirilmesinin su krizine karşı önemli bir çözüm olabileceğine dikkat çeken Yıldızhan, farklı bölgelerde uygulanan yöntemlerin Türkiye’de de hayata geçirilebileceğini söyledi. Yıldızhan, “Afrika’da 3 ay boyunca yağmur yağıyor. Bu süreçte yağan yağmurun tamamını bir şekilde kanallarla göletlerde topluyorlar ve bu suyu aylarca kullanıyorlar. Buna benzer bir sistemi biz de kurabiliriz. Yağmur sularını boşa akıtmak yerine depolayarak değerlendirebiliriz” dedi.
“YAĞMUR SUYU BOŞA AKMAMALI”
Kentlerde ve kırsal alanlarda yağmur suyunun toplanması için yeni sistemlerin oluşturulması gerektiğini belirten Yıldızhan, su yönetiminin yalnızca kuraklık dönemlerinde gündeme gelmemesi gerektiğini vurguladı. Yağmur suyunun kanallar ve uygun depolama alanlarıyla biriktirilmesinin hem tarımsal sulamada hem de diğer ihtiyaçlarda kullanılabilecek önemli bir kaynak oluşturabileceğini ifade eden Yıldızhan, “Elimizdeki suyu korumak kadar gökyüzünden gelen suyu da değerlendirmek zorundayız. Bugün boşa akan yağmur suyunu yarın arıyor olabiliriz” mesajı verdi. Eğirdir Gölü’nün korunmasının herhangi bir siyasi parti, belediye ya da kurumun tek başına sorumluluğunda olmadığını belirten Yıldızhan, toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulundu. Yıldızhan, “Gölü korumak hepimizin görevi. Sadece bir siyasi partinin, belediyenin veya herhangi bir kurumun görevi değil. Çünkü oralar kötü duruma geldiğinde hepimiz sorun yaşayacağız. Adı üstünde Göller Bölgesi. Hep birlikte tedbir almalıyız. Göle atıkların atılmaması, su kaynaklarının korunması, vahşi sulamanın önüne geçilmesi ve yağmur sularının değerlendirilmesi gibi birçok tedbiri aynı anda hayata geçirmeliyiz” dedi.





