Altın fiyatlarındaki yükseliş, vatandaşları alternatif yatırım araçlarına yönlendirirken gümüşe olan ilgiyi de artırıyor. Özellikle gram ve külçe gümüş, yatırım yapmak isteyenlerin dikkatini çekiyor. Ancak gümüş takı sektöründe artan maliyetler ve düşen kâr marjları esnafı zorluyor.
Altın fiyatlarının son dönemde sürekli yükselmesi, vatandaşların yatırım tercihlerinde değişikliğe yol açıyor. Altın almakta zorlanan vatandaşlar, alternatif olarak gümüşe yönelirken gümüş, hem yatırım aracı hem de takı tercihi olarak öne çıkıyor. Özellikle gram ve külçe gümüşe yönelik talep artarken, sektörde faaliyet gösteren işletmeler ise yükselen maliyetlerin etkisiyle farklı sorunlarla karşı karşıya kalıyor.
Isparta Bedesten Çarşısı’nda faaliyet gösteren Sultan Otantik işletmecisi Bahadır Aydemir, gümüş sektöründeki son gelişmeleri değerlendirerek emtia ve döviz fiyatlarındaki artışın işletmeler üzerindeki etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Vatandaşların özellikle yatırım amacıyla gram ve külçe gümüşe yöneldiğini belirten Aydemir, gümüşün gelecekte daha fazla değerleneceği yönündeki beklentilerin talebi etkilediğini ifade etti.
Aydemir, “Şu anda metal ve emtia piyasasında gram ve külçe gümüşe yönelik talep var. İnsanlar, 2026 yılında ve sonrasında gümüşün fiyatının artacağını ve daha fazla değerleneceğini düşünüyor. Biz kesin bir şey söylemiyoruz ancak gram ve külçe gümüş, yatırım açısından değerlendirilebilecek ürünler arasında yer alıyor” dedi. Gümüşe olan ilginin yatırım ürünlerinde artmasına karşın takı sektöründe aynı hareketliliğin yaşanmadığını belirten Aydemir, yükselen emtia fiyatlarının gümüş takıları vatandaşların gözünde daha pahalı hâle getirdiğini söyledi.
Sektördeki satışlarda bir miktar düşüş yaşandığını dile getiren Aydemir, gümüşün bijuteri ürünleriyle karşılaştırıldığında uzun ömürlü ve değerli bir alternatif olduğuna dikkat çekti. Aydemir, “Bizim sattığımız ürünler daha çok takı tarzında olduğu için satışlarımızda bir miktar azalma meydana geldi. Emtia fiyatlarının yükselmesiyle insanlar gümüşü pahalı görmeye başladı. Ancak günümüz şartlarını değerlendirdiğimizde fiyatların o kadar yüksek olmadığını düşünüyoruz. Bijuteri ürünleriyle karşılaştırdığımızda gümüş, daha uzun süre kullanılabilen ve değerini koruyabilen bir maden. Bijuteri ürünlerinin hangi malzemelerden üretildiği her zaman bilinmeyebiliyor. Buna rağmen vatandaşlar bu ürünlere de neredeyse gümüş fiyatına yakın ücretler ödüyor” ifadelerini kullandı. Artan maliyetler karşısında satışlarını sürdürebilmek için kârlarından fedakârlık yaptıklarını belirten Aydemir, ürün tedarikinden paketleme ve ambalaj giderlerine kadar birçok kalemin işletmelere ek maliyet oluşturduğunu vurguladı. Önceki yıllardaki kâr marjlarına ulaşamadıklarını ifade eden Aydemir, bazı ürünlerde çok az kazanç elde ettiklerini, bazı durumlarda ise masraflar karşılandığında kazanç sağlayamadıklarını belirtti. Aydemir, “Fiyatlara baktığımızda biz de kendimizden fedakârlık ediyoruz. Önceki yıllardaki kâr marjlarımız artık yok. Ürünü satın alıp sonrasında satışını gerçekleştiriyoruz ancak paketleme, ambalaj ve diğer giderler de işletmemize ek maliyet getiriyor. Ürünü almaya gittiğimizde fiyatları değerlendirdiğimizde bazen çok az kazanç elde ediyoruz, bazen de hiç kazanamıyoruz” diye konuştu. Gümüş sektörünün hem uluslararası emtia fiyatlarındaki değişimlerden hem de döviz kurundaki hareketlilikten etkilendiğini kaydeden Aydemir, maliyetlerdeki artışın doğrudan esnafın kazancına yansıdığını söyledi.
Aydemir, “Bizim sektörümüz hem emtia fiyatlarındaki artıştan hem de dolar kurundaki yükselişten etkileniyor. Her iki taraftan da maliyet artışıyla karşılaşıyoruz. Bu nedenle oluşan farkı tamamen satış fiyatlarına yansıtamıyoruz ve kâr marjımızdan fedakârlık etmek zorunda kalıyoruz” dedi.




