Nokta Körler Derneği Başkanı İsmail Er 7–14 Ocak Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası dolayısıyla görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştığı zorluklar ile erişilebilirlik konusundaki eksikliklere dikkat çekti.
Günlük yaşamda çoğu zaman fark edilmeyen küçük ayrıntılar, görme engelli bireyler için büyük engellere dönüşebiliyor. Düzensiz kaldırımlar, hatalı yapılan sarı kılavuz çizgiler ve yetersiz yönlendirmeler, kentlerde erişilebilirliğin hâlâ yeterli seviyeye ulaşmadığını ortaya koyuyor.
7–14 Ocak Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası kapsamında, görme engelli bireylerin yaşadığı sorunlara ve erişilebilirlik ihtiyacına dikkat çekildi.
Bir kaldırım kenarındaki çıkıntı, sessizce yaklaşan bir otobüs ya da bir binanın girişinde bulunmayan basit bir yönlendirme, görme engelli bireyler için günlük yaşamı zorlaştıran ve zaman zaman hayati risk oluşturan unsurlar arasında yer alıyor.
Altı Nokta Körler Derneği Başkanı İsmail Er, yaptığı açıklamada, beyaz bastonun görme engelli bireyler için yalnızca bir araç değil, bağımsız ve güvenli yaşamın sembolü olduğunu vurguladı.
Er, erişilebilir çevre düzenlemelerinin artırılması gerektiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:
“Beyaz baston görme engellilerin özgürlüğünü simgeler. En büyük sıkıntımız erişilebilirlikle ilgili bu hissedilebilir yüzey dediğimiz halk arasında sarı çizgi denilen bu sarı çizgiler üzerinde maalesef görme engellilerin dışında her şey mevcut. Kimisi arabasını koyuyor, esnaf eşyasını çıkarıp koyuyor insanlar sarı çizgilerin üzerinde durup birkaç kişi sohbet ediyor. Hatta öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki bizim geldiğimizi göre göre insanlar sarı çizginin üzerinden çekilmiyor. Sanki o sarı çizgiler onlar için var olmuş. Zaman zaman şunları da duyuyorum halkın arasında gezerken ya bu sarı çizgileri kaldırımları belediye acaba aksesuar olarak mı yaptı? Böylesine bir bilinçsizlik var. Bunları aşmamız gerekiyor. Yani bugün bütün şehirlerde özellikle bu sarı çizgilerin anlamını toplumumuzun kavraması gerekiyor.”
Kaldırımlara yapılan sarı kılavuz çizgilerin büyük önem taşıdığını belirten Er, bu alanların üzerine park edilen araçlar, konulan direkler ve işgallerin görme engelliler için ciddi tehlike oluşturduğunu ifade etti.
“Sarı çizgileri takip ederek gidiyoruz bastonumuzda bir bakıyoruz karşımızda ağaç, bir bakıyoruz karşımızda direk olukları hiç söylemiyorum bile yerdeki. Dolayısıyla buralarda rahat yürümemiz gereken sarı çizgilerin dayandığı yerler ağaç, direk vesaire gibi şeyler olunca o zaman o da anlamını yitiriyor. Çünkü biz orayı boş bilerek yürüyoruz sürekli. Çarptığımızı düşünün ki buna karşılaşıyoruz, çarpıyoruz da yani. O bakımda özellikle bu sarı çizgileri yaparken belediyelerden gerçekten ricamız sarı çizgileri kaldırımlar üzerine düzgün bir şekilde yapsınlar. Sarı çizgilerin geçtiği noktalarda herhangi bir ağaç, oluk, direk olmaması gerekiyor. Ve bunu yaparken de görme engellilerle diyalog halinde olarak daha düzgün bir hissedilebilir yüzey çıkacaktır ortaya.”
Toplumdan da bu konuda anlayış beklediklerini dile getiren Er, konuşmasının sonunda Braille alfabesine ilişkin bilgi verdi.
Kabartma yazı sisteminin görme engelliler için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Er, şu ifadeleri kullandı:
“6 tane noktadan oluşuyor. Tablet ve kalem dediğimiz yazı araçları var. Tabletin arasına karton konuluyor. Ve üstten her kaleden bir harf çıkacak şekilde kalemle bastırarak yazılıyor. Yazıldıktan sonra kâğıdı ters çevirip soldan sağa parmak uçlarımızla okuyarak bu eğitimi almaktayız. Önemli olan tabi burada bu kabartma yazının bulunması ve o gündür bugündür bütün görme engellilerin hayatını kurtaran bir yazı sistemi.”




