Üroloji Uzmanı Op. Dr. Anar Agaev, böbrek kitlelerinin çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek, erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını söyledi.

İdrarda yanma, kanama, sırt ve bel ağrısı gibi belirtiler böbrekte oluşan kitlenin habercisi olabiliyor. Ancak uzmanlara göre böbrek kitleleri çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerliyor ve tesadüfen yapılan görüntüleme yöntemleriyle tespit ediliyor.

Meddem Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Anar Agaev, böbrek kitlelerinin yaklaşık yüzde 80-90'ının kötü huylu tümörler (renal hücreli karsinom) olduğunu belirterek, hastalığın erkeklerde daha sık görüldüğünü söyledi.

Lazer Tedavisi Kimlere Uygun?
Lazer Tedavisi Kimlere Uygun?
İçeriği Görüntüle

Böbrek tümörlerinin oluşumunda sigara kullanımının en önemli risk faktörlerinden biri olduğuna dikkat çeken Agaev, metabolik bozukluklar, morbid obezite, hipertansiyon, uzun süre diyaliz tedavisi gören kronik böbrek yetmezliği hastaları ile bazı kalıtsal sendromların da riski artırdığını ifade etti.

Çoğu Hasta Tesadüfen Tanı Alıyor

Böbrek kitlelerinin erken evrede genellikle belirti vermediğini söyleyen Agaev, hastaların büyük bölümünün başka bir rahatsızlık nedeniyle yapılan ultrason, tomografi veya check-up sırasında tanı aldığını belirtti.

Hastalığın ilerlemesi halinde ise yan ağrısı, idrarda kan görülmesi ve ele gelen kitle gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini ifade eden Agaev, erken evrede laboratuvar testleriyle böbrek kitlesini gösterebilecek spesifik bir bulgunun bulunmadığını kaydetti.

Tanıda Görüntüleme Yöntemleri Önem Taşıyor

Böbrek kitlesinden şüphelenildiğinde öncelikle ultrasonografi ile değerlendirme yapıldığını belirten Agaev, ardından kontrastlı bilgisayarlı tomografi, gerekli durumlarda manyetik rezonans (MR) görüntüleme ve bazı hastalarda biyopsi uygulanabildiğini söyledi.

Tedavi Hastaya Özel Planlanıyor

Tedavi yönteminin kitlenin boyutuna, böbrekteki yerleşimine ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlendiğini ifade eden Agaev, uygun hastalarda böbreğin korunabildiği parsiyelnefrektomi, gerekli durumlarda ise böbreğin tamamen çıkarıldığı radikal nefrektomi ameliyatlarının uygulandığını söyledi.

Günümüzde ameliyatların büyük bölümünün laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemleriyle gerçekleştirildiğini belirten Agaev, bazı hastalarda ise kitlenin özelliklerine göre açık cerrahinin tercih edilebildiğini dile getirdi.

Ameliyat sonrası hastaların uzun yıllar düzenli kontrollerle takip edildiğini kaydeden Agaev, ileri evrede ve metastaz gelişen hastalarda ise tıbbi onkoloji ile iş birliği içerisinde immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin uygulanabildiğini söyledi.

"Erken Teşhis Tedavi Başarısını Artırıyor"

Böbrek kanserlerinin artık daha genç yaşlarda da görülebildiğine dikkat çeken Op. Dr. Anar Agaev, özellikle ailesinde böbrek tümörü öyküsü bulunan kişilerin 25-30'lu yaşlardan itibaren düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.

Erken tanının tedavi başarısında kritik rol oynadığını belirten Agaev, "Böbrek kanserleri de diğer kanser türlerinde olduğu gibi ne kadar erken evrede tespit edilirse tedavisi ve takibi o kadar başarılı ve konforlu olmaktadır." dedi.

Muhabir: Hüseyin Cüneyt Erbil