Fizyoterapist Sümeyra Akpınarlı, vajinismusun yalnızca kişinin istemsiz şekilde kasılmasıyla açıklanamayacağını belirterek, tedavide pelvik taban kaslarının gevşetilmesinin de önemli olduğunu vurguladı.

Fizyoterapist Sümeyra Akpınarlı, vajinismus ve pelvik taban sağlığına ilişkin yaptığı değerlendirmede, vajinismusun yalnızca “kasılma” üzerinden ele alınmaması gerektiğine dikkat çekti.

Akpınarlı, bazı durumlarda asıl problemin pelvik taban kaslarının gevşemeyi öğrenememesi olabileceğini ifade ederek, EMG biofeedback yönteminin bu süreçte kullanılabildiğini belirtti. Bu yöntemle pelvik taban kaslarının ne zaman kasıldığı ve ne zaman gerçekten gevşediğinin kişinin farkındalığı eşliğinde takip edilebildiğini aktardı.

Köylü Üretici Pazarında Kışlık Hazırlık Telaşı
Köylü Üretici Pazarında Kışlık Hazırlık Telaşı
İçeriği Görüntüle

“TEDAVİDE HEDEF SADECE KASMAYI ÖĞRENMEK DEĞİL”

Pelvik taban kaslarının kontrol edilmesi kadar gevşetilebilmesinin de önemli olduğunu vurgulayan Akpınarlı, tedavinin yalnızca kasları güçlendirmeye veya kontrol etmeye odaklanmaması gerektiğini belirtti.

Akpınarlı, vajinismus yaşayan kişilerin yaşadığı durumun bir “tercih” veya kişinin isteksizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğine de dikkat çekerek, “İstemiyor” ya da “kendini kasıyor” şeklindeki yaklaşımların doğru olmadığını ifade etti.

“VAJİNİSMUS KİŞİNİN SUÇU DEĞİLDİR”

Vücudun tehdit olarak algıladığı durumlara karşı istemsiz bir koruyucu yanıt oluşturabileceğini belirten Akpınarlı, vajinismusun kişinin suçu olmadığının altını çizdi.

Akpınarlı, vajinismusun tedavi edilebilir bir durum olduğunu belirterek, doğru değerlendirme ve kişiye özel pelvik taban fizyoterapisiyle bu döngünün kırılabileceğini söyledi.

Sümeyra Akpınarlı, tedavi sürecinde kişinin yalnızca pelvik taban kaslarını kontrol etmeyi değil, aynı zamanda bu kasları gerektiğinde gevşetebilmeyi de öğrenmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Kaynak: Haber Merkezi