Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) tarafından yürütülen 2025 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün yürütücüsü olduğu "Çarpana Tasarımları ile Kültürel Hafıza Yeni Ürünlerle Buluşuyor Projesi" tamamlandı.
Özel bir tezgâh gerektirmeyen dokuma sanatı, "çarpana" adı verilen; deri, karton ya da ince ahşap gibi malzemelerden dörtgen şeklinde kesilmiş ve köşeleri delinmiş araçlarla yapılan bir dokuma tekniği olarak biliniyor. Enleri dar, boyları oldukça uzun olan, şerit formundaki bu çözgü yüzlü dokumalar, tarihi olarak kuşak, kemer ve benzeri ürünlerin yapımında kullanılıyor. Geleneksel dokuma yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olan çarpana, taşıdığı kültürel hafızayla da dikkat çekiyor.
Proje kapsamında Enstitü’de görevli 15 eğitmen ve usta öğretici personele tarihleri arasında, çarpana dokuma tekniklerinin modernizasyonu ve tasarım geliştirme eğitimleri verildi. Eğitimler yoluyla Anadolu’da işlevselliği yüksek ve estetik bir kadim Türk el sanatı olan çarpana dokuma tekniklerinin yaşatılması, hem de bu tekniklerin çağdaş tasarım anlayışıyla buluşturularak yenilikçi ürünlerin ortaya çıkarılması hedeflendi. Uygulamalı olarak Enstitü’nün Kaleiçi yerleşkesinde gerçekleştirilen ve 5 gün süren eğitim esnasında, katılımcıların geleneksel motifleri modern çizgilerle birleştirme becerisi kazanmaları sağlandı. Proje ile Enstitü’nün kurumsal kapasitesinin artırılması, özgün çarpana tasarımlarının geliştirilmesi ve ürün çeşitliliğinin artırılmasına katkı sunuldu.
Çarpana dokuma kursunun eğitmeni Duygu İlâ, eğitime dair şunları söyledi: "Çarpana Dokuma, Geleneksel el sanatlarımızdan bir tanesi. Günümüze kadar değişmeden ve bozulmadan gelen tek dokuma sanatımız diyebiliriz. Kartlarla dokunuyor olması diğer geleneksel el dokumalarından ayıran en önemli noktası. Çarpana Dokuma kursu ile unutulmaya yüz tutmuş bir sanatı toplum hafızasından tamamen kaybolmadan devam etmesini sağlamak istiyoruz. Modern hayata entegre ederek, bu sanatın devamlılığını sağlamak en büyük amacımız. Tabi genç kuşaklara aktarılması için en mühim nokta, eğitim kurumlarında bir disiplin olarak ele alınması gerekmektedir. İlk defa bu sanat dalı ile karşılaşan katılımcılarımız, günümüzde benzerliği olan bir sanat dalı olmaması nedeniyle, karmaşık geldiğini düşünerek başlıyor eğitimlerine. Ancak yaptıkça, ortaya desen ve ürün çıktıkça, zorluğu yerini, bu sanat dalından aldıkları zevke bırakıyor."
Kursiyerlerden Ayşegül Eyyupoğlu da " Geleneksel Sanatlar; hem duygusal mirası koruma hem de toplumsal kimlik oluşturma açısından önemlidir. İnsanın kendini keşfetmesi de sanatın bir parçasıdır. Eğitim süresince; geleneksel becerilerin gelecek nesillere aktarımının yanı sıra yeni fikir ve deneyimlerde kazandık. Sanatın, duygusal ifade, zihinsel rahatlama, özgüven, zihinsel odaklanma, toplumsal bağlantı ve empati gibi olumlu etkileri de vardır" diye konuştu.
Eğitim sonunda BAKA Antalya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Jale Akhundova Demir, Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Coşkunsu, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal ve BAKA uzmanı İffet Gözde Bozdoğan ve enstitü yetkililerinin katılımı ile başarılı kursiyerlere sertifikaları takdim edildi.
"Gelenekten geleceğe uzanan bir köprü"
Projenin en önemli çıktılarından biri olarak, proje sonunda çarpana dokuma için coğrafi işaret başvurusunun yapılmasına yönelik süreçler başlatılacak. Böylece bölgenin kültürel belleğinde önemli bir yere sahip olan bu zanaatın, tescillenerek korunması ve sürdürülebilir hale gelmesi sağlanacak.
BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen imza töreninde çalışmanın vizyonundan bahsetmiş; projenin sadece bir eğitim faaliyeti olmanın ötesinde, bölgenin kültürel mirasını korumaya ve ekonomik faydaya dönüştürmeye yönelik stratejik bir adım olduğunu belirterek; "Çarpana dokuma, tarihi ve kültürel anlamda büyük değere sahip geleneksel bir tekniktir. Biz bu tekniklerin kaybolmasını önlemekle kalmıyor, onları yenilikle buluşturuyoruz. Tabii bu çalışmalarda ilham kaynağımız Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde yürütülen Anadoludakiler Projesi. Anadoludakiler Projesi tarihimize ait ne varsa, o eserlerin izini sürüyor, eserlerin ülkemizin kültür envanterine kazandırılmasını sağlıyor. BAKA olarak biz de yürüttüğümüz bu proje sayesinde hem mesleki kapasiteyi artıracak hem de yeni ürünlerin pazara sunulmasının önünü açacağız. Ayrıca coğrafi işaret süreciyle bu mirasın resmî olarak da korunmasını amaçlıyoruz." ifadelerini aktardı.
"Antalya’ya ve bölgeye katma değer sağlayacak"
Projenin tamamlanmasıyla birlikte, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün tasarladığı ürünlerin hem yerel hem de ulusal alanda daha fazla yer bulması bekleniyor. Geleneksel dokumanın, çağdaş tasarımlarla yeniden yorumlanması sayesinde, hem kültürel değerler korunacak hem de bölgeye özgü ürünlerin görünürlüğü artacak.
Çarpana Dokuma Sanatı modern ürünlerle buluşuyor
Çarpana Dokuma Sanatı modern ürünlerle buluşuyor
Bunlar da ilginizi çekebilir