Toplu istifa programında ilk olarak konuşan CHP Isparta İl Başkanı Hasan Karaca, aldıkları kararın kolay bir karar olmadığını belirterek şu ifadelere yer verdi:
"Bugün burada kolay bir kararın değil, onurlu bir duruşun arkasında durmak için bulunuyoruz. Çünkü bazen susmak kabullenmektir, bazen de konuşmak tarih önünde bir sorumluluktur.
Bizler bugün tarihin doğru tarafında duran insanlar olarak buradayız. Hukuku siyasetin gölgesine mahkûm eden anlayışa da, millet iradesini tartışmaya açan girişimlere de, yıllarını emek verdiğimiz partiyi örgütün iradesinden koparıp kişisel hesaplara teslim etmek isteyen butlan anlayışına da itiraz ediyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi; birkaç kişinin makamını koruyacağı bir yapı değil, milyonların umuduydu. O umudu yok sayanlara, örgütün sesini susturmaya çalışanlara ve üyelerin iradesini hiçe sayanlara sessiz kalmamız beklenemezdi.
Bu nedenle bugün, Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ederek, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in öncülüğünde kurulan YENİ Parti saflarında mücadelemizi sürdürme kararı aldık.
Bizler hiçbir zaman koltukların değil, davaların insanı olduk. Görevler gelip geçer, makamlar değişir; ama onur, mücadele ve inanç baki kalır. Bugün verdiğimiz kararın arkasında ne kişisel bir hesap ne de bireysel bir beklenti vardır. Biz yalnızca vicdanımızın sesini dinliyor, milletin ve demokrasinin yanında saf tutuyoruz.
Hiç kimsenin şüphesi olmasın; başımız dik, vicdanımız rahat, yolumuz açıktır. Bizler dün olduğu gibi bugün de, yarın da milletin yanında, demokrasinin yanında ve tarihin doğru tarafında olmaya devam edeceğiz."
Hasan Karaca'nın ardından kürsüye çıkan CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı da yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
"Sizlere Yeni Parti Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in selamlarını ve sevgilerini getirdim. Hepinize ayrı ayrı selamları var. Sizlerle en kısa sürede bir araya gelecek. Size bir başka selam da Silivri'den getirdim. Sayın Ekrem İmamoğlu'nun ve tutuklu arkadaşlarımızın hepinize çok selamı var. Kavuşacağız; aydınlık ve mutlu bir Türkiye'de sarılacağız. Hiç şüpheniz olmasın.
Değerli dostlarım, bugün burada sadece sıradan bir istifa için toplanmadık. Bugün burada çok onurlu bir kararın ve tavrın arkasında durmak için toplandık. Vicdanın sesini büyütmek için toplandık. Bir umudu yeniden ayağa kaldırmak için toplandık. Halkımızla beraber yeniden halkın iktidarını kurmak için toplandık. Bugün burada cesaret var, bugün burada inanç var, bugün burada Türkiye'nin yarınlarına duyulan büyük bir güven var.
Biz makam aramadık, koltuk aramadık, ünvan aramadık. Biz Türkiye'nin geleceğini aradık. Çıktığımız bu yolculukta çok derin, çok büyük sorumluluklarımız, zorluklarımız var. Meşakkatli bir yolculuğumuz olacak. Hepimiz tarihimizin önemli bir kavşağındayız.
Biz mücadelemizi bu milleti yoksullaştıranlarla, gençleri yurt dışına gitmeye zorlayanlarla, emekliyi açlığa terk edenlerle, kadınları şiddete mahkûm edenlerle, çiftçiyi perişan edenlerle ve esnafımızı unutanlarla yapacağız. Biz 'Ya yeni bir yol bulacağız ya yeni bir yol açacağız' derken bunu kast ediyorduk.
Çünkü siyaset insanları birbirine düşman etmek için yapılmaz. Bir çocuğun yüzünü güldürmek için yapılır. Bir emeklinin onurunu korumak için yapılır. Bir çiftçinin toprağına yeniden umut ekmesi için yapılır. Bir gencin bu ülkeyi terk etmeyi değil, bu ülkede yaşamayı hayal etmesi için yapılır. İşte bizim davamız budur.
Bu ülkenin insanları yoruldu. Kavgadan yoruldu. Kutuplaşmadan yoruldu. Hakaret siyasetinden yoruldu. 'Ya bendensin ya düşmansın' anlayışından yoruldu. Türkiye artık nefes almak istiyor. Türkiye artık umut görmek istiyor.
Biz kimseye kin duyarak yola çıkmıyoruz. Biz kimseye öfke taşıyarak yürümüyoruz. Biz hesaplaşma derdinde değiliz. Biz artık birleşmeye, güçlenmeye ve Türkiye'yi ayağa kaldırmaya geliyoruz.
Kurtuluş Savaşı da cesaretle başladı. Cumhuriyet de cesaretle kuruldu. Demokrasi mücadeleleri de cesaretle kazanıldı. Bugün de cesaret gerekiyor. Bugün de korkmadan konuşan ve ayağa kalkan insanlar gerekiyor. Bugün de 'Ben varım' diyenler gerekiyor.
Bizim siyasetimizin merkezi insan olacak. Bizim pusulamız adalet olacak. Bizim rehberimiz Cumhuriyet olacak. Bizim ilhamımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.' sözü olacaktır.
Egemenlik milletinse karar da milletindir, gelecek de milletindir. Bugün buradan bir söz veriyoruz. Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Hiç kimseyi düşmanlaştırmayacağız.
Biz umut dedik. Biz adalet dedik. Biz demokrasi dedik. Biz liyakat dedik. Biz özgürlük dedik. Biz Cumhuriyet dedik. Ve en önemlisi biz millet dedik.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde büyük Türkiye yürüyüşümüz başladı. Yeni bir yol açacağız demiştik. Şimdi o yolu hep birlikte açıyoruz. Çünkü inanıyoruz; Türkiye yeniden ayağa kalkacak. Türkiye yeniden üretecek. Türkiye yeniden adaletle buluşacak. Türkiye yeniden gençlerinin hayal kurduğu ülke olacak.
Ve o gün geldiğinde kazanan bir parti olmayacak. Kazanan bir kişi olmayacak. Kazanan Türkiye olacak. Kazanan millet olacak.
Yolumuz açık olsun. Milletimizin yolu açık olsun. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."





