Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli Ekonominin Temeli Ziraattır” sözünü söylediği günlerden, bugüne geldiklerini kaydeden Bşakan Türe; "Bugün üretim yapma mücadelesi veren çiftçimiz; gübre, ilaç, mazot, işçilik, sulama ve elektrik gibi her geçen gün artan girdi maliyetleriyle boğuşmaktadır. Aylarca emek vererek yetiştirdiği ürününü hasat ettiğinde ise çoğu zaman karşısında maliyetini dahi karşılamayan fiyatları bulmaktadır.

Çiftçimiz yalnızca yüksek maliyetlerle değil; plansızlık, belirsizlik ve yeterince desteklenmeme sorunlarıyla da mücadele etmektedir. Tarımsal üretimde yaşanan sorunlar yalnızca çiftçinin değil, doğrudan doğruya ülkemizin ve milletimizin sorunudur. Çünkü tarım; gıda güvenliğinin, ekonomik bağımsızlığın ve toplumsal refahın temel unsurlarından biridir.

Tarım Bakanlığı başta olmak üzere ziraat odaları ve çiftçi kuruluşları, üreticinin sorunları ortaya çıktığında çözüm arayan değil, sorun daha oluşmadan öngören ve çözüm üreten bir anlayışla hareket etmelidir. Çiftçimizin yanında olmak, yalnızca hasat döneminde sorunlara müdahale etmekle değil, üretimin her aşamasında üreticiyi koruyacak sürdürülebilir politikalar oluşturmakla mümkündür.

Girdi maliyetlerinde son yıllarda yaşanan katlanarak artışa rağmen, özellikle bu yıl birçok tarımsal ürünün fiyatının geçen yılın dahi çok altında kalması üreticimizi ciddi bir çıkmaza sürüklemektedir.

ŞARKİKARAAĞAÇ DEVLET HASTANESİ’NE TOMOGRAFİ CİHAZI KAZANDIRILIYOR
ŞARKİKARAAĞAÇ DEVLET HASTANESİ’NE TOMOGRAFİ CİHAZI KAZANDIRILIYOR
İçeriği Görüntüle

Özellikle meyvecilikte tablo daha da ağırdır. Artan işçilik maliyetleri ile ürün fiyatları arasındaki makas öylesine açılmıştır ki bazı üreticiler için ürünü toplatmamak, toplatmaktan daha az zarar ettiren bir hâle gelmiştir. Çiftçinin kazancı işçilik maliyetini dahi karşılamazken gübre, ilaç, mazot, sulama ve elektrik gibi diğer giderler doğrudan üreticinin zarar hanesine yazılmaktadır.

Bunun yanında üreticinin elinden çıkan ürün ile tüketicinin satın aldığı ürün arasındaki fiyat farkı da üzerinde önemle durulması gereken bir başka sorundur. Üretici emeğinin karşılığını alamazken tüketici de ürünü yüksek fiyatlarla almak zorunda kalıyorsa burada tarım politikalarının yanı sıra tedarik ve pazarlama zincirinin de sorgulanması gerekmektedir.

Atatürk, “Milli Ekonominin Temeli Ziraattır” derken yalnızca tarımsal üretimin önemine dikkat çekmiyordu. Bir ülkenin ekonomik bağımsızlığının, kendi toprağını işleyen ve üreten insanın alın terinden geçtiğini ortaya koyuyordu.

Bugün yapılması gereken çiftçimize yalnızca “üret” demek değildir. Üreticinin ürettiğinin karşılığını alabileceği, maliyetlerini öngörebileceği, emeğinin boşa gitmeyeceğini bileceği ve geleceğine güvenle bakabileceği bir tarım düzeni kurmaktır.

Toprağını terk etmeyen, üretmekten vazgeçmeyen, bütün zorluklara rağmen tarlasına, bağına ve bahçesine giden çiftçimizin istediği sadaka değil; alın terinin ve emeğinin karşılığıdır. Çiftçi yaşarsa tarım yaşar. Tarım yaşarsa ülke yaşar. Üretirsek var oluruz, üretmezsek yok oluruz" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi