Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr. Evrim Aktepe, çocuk ve ergen ruh sağlığında son yıllarda dikkat çeken değişimleri değerlendirdi. Aktepe, başvurulardaki artışın hem olumlu hem de düşündürücü yönleri olduğunu vurguladı.
Son on yıla kıyasla çocuk ve ergen ruh sağlığı alanına başvurularda belirgin bir artış yaşandığını belirten Aktepe, bu durumun bir yönüyle sevindirici olduğunu ifade etti. Artan başvuruların, toplumda ruh sağlığına yönelik bilinçlenmenin yükseldiğini gösterdiğini söyledi. Ancak bu artışın aynı zamanda ruhsal problemlerin daha sık görülmeye başladığına da işaret ettiğini dile getirdi.
Çocuk ve ergenlerde en sık karşılaşılan psikiyatrik bozukluklar arasında; Kaygı bozuklukları, Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), Depresyon, Davranım bozuklukları, Nörogelişimsel bozukluklar yer aldığını belirten Aktepe, “Bu sorunların yanı sıra, ruhsal bozuklukların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan çevresel faktörler de önemli rol oynuyor. Özellikle ev ve okul ortamında yaşanan stres, belirleyicilik taşıyor” ifadelerini kullandı.
DİJİTAL ORTAMLAR YENİ BİR STRES KAYNAĞI
Son yıllarda çocuk ve ergenler için önemli bir başka risk faktörünün dijital ortamlar olduğuna dikkat çeken Aktepe, bu alanların kontrolsüz ve erken yaşta kullanımının ruh sağlığını olumsuz etkileyebildiğini ifade etti.
EN BÜYÜK ENDİŞE: DAHA ERKEN YAŞ, DAHA KARMAŞIK SORUNLAR
Aktepe, uzmanları en çok endişelendiren değişimin ise ruhsal sorunların artık çok daha erken yaşlarda başlaması ve daha karmaşık hale gelmesi olduğunu belirtti. Bu durumun nedenleri arasında özellikle dijital ortamlara erken yaşta ve denetimsiz maruz kalmanın öne çıktığını söyledi.
PANDEMİ SONRASI ETKİLER DİKKAT ÇEKİYOR
Pandemi sürecinin ardından çocuklarda sosyal izolasyonun arttığını hatırlatan Aktepe, “Bu da gelişim üzerinde önemli etkiler yaratıyor. Özellikle erken yaşta yoğun sanal maruziyet, çocukların sosyal iletişim ve konuşma becerilerini olumsuz etkiliyor” dedi. Aktepe, tüm bu gelişmelerin çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında daha erken müdahale ve daha bütüncül yaklaşımların önemini artırdığını sözlerine ekledi.




