Son günlerde Eğirdir Gölü'nde su seviyesinin yükseldiği yönündeki haberler sonrası uzman isimden açıklama geldi. Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi emekli öğretim üyesi ve Su Enstitüsü Kurucusu Limnolog Dr. Erol Kesici, “Göl şu anda kritik seviye olan 914,74 metrenin altında. Gölün bu seviyeye gelmesi için, gölden hiç su almadan ve yağışların 11 kat bu haliyle yağması gerekiyor” dedi.
Isparta'da kuraklık nedeniyle su seviyesi düşen Eğirdir Gölü'nde, son haftalarda etkili olan yağışların ardından gözle görülür bir yükseliş kaydedildi. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre, 2025 yılı Ağustos ayında 913,17 metre olarak ölçülen göl su kotu, geçtiğimiz hafta itibarıyla 913,45 metreye yükseldi. Böylece su seviyesinde yaklaşık 25 santimetrelik artış yaşandı. Göl içerisindeki DSİ'ye ait bazı ölçüm istasyonlarının ise hâlâ suyla temas etmediği gözlemlendi. Tarımsal sulama, içme suyu ve balıkçılık açısından büyük önem taşıyan Eğirdir Gölü'ndeki yükselişin, ekosistem ve bölge ekonomisi açısından olumlu bir gelişme olduğu belirtildi.
KRİTİK EŞİĞİN ÇOK ALTINDAYIZ! “BU GÖL ALARM VERİYOR”
Son günlerde Eğirdir Gölü’nde su seviyesinin yükseldiğine dair çıkan iyimser haberler kamuoyunda umut yarattı. Ancak uzmanlardan gelen açıklama, tablonun sanıldığı kadar parlak olmadığını sert ifadelerle ortaya koydu.
Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi emekli öğretim üyesi ve Su Enstitüsü kurucusu Limnolog Dr. Erol Kesici, gölün mevcut durumuna ilişkin net konuştu: “Göl, onca yağışa rağmen bir damla dahi su alınmaması gereken kritik seviyeden çok uzak.”
Kesici’nin verdiği rakamlar çarpıcı. 914,74 metre göl için kritik su kot seviyesi. Mevcut durumda gölün bu seviyeye ulaşabilmesi için tam 1,36 metre daha yükselmesi gerekiyor. Yani son yağışlara rağmen göl hâlâ tehlike sınırının altında.
“Bu kadar yağmura rağmen kritik seviyenin altındayız” diyen Kesici, durumun vahametini daha da sert bir cümleyle ortaya koydu: “Gölden hiç su alınmamalı ve şimdiye kadar yağan yağışların 11 katı daha yağış gerekli.” Bu sözler, bölgede yıllardır süren su yönetimi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Tarımsal sulama, kaçak su kullanımı ve plansız tüketim konularında yeterli önlem alınmadığını savunan çevreler, gelinen noktada iyimser tablo çizmenin kamuoyunu yanıltmak olacağını belirtiyor. Isparta ve çevresi için hayati öneme sahip olan gölde yaşanan seviye kaybı yalnızca ekosistemi değil, içme suyu güvenliğini ve bölge ekonomisini de doğrudan etkiliyor. Uzmanlara göre “yağdı, göl doldu” algısı gerçeği yansıtmıyor; aksine, kritik eşiğe ulaşmak için olağanüstü bir yağış rejimine ihtiyaç var.
BİLİM İNSANLARININ UYARISI NET:
Bu tablo geçici bir toparlanma değil, derin bir yapısal sorunun işareti. Gölden su çekiminin sürmesi halinde geri dönüşü zor bir sürece girilebileceği ifade ediliyor.
Son yağışlara aldanıp rehavete kapılmak yerine, acil ve kalıcı su politikalarının devreye alınması gerektiği vurgulanıyor. Aksi halde bugün “yükseldi” denilen su seviyesi, yarın çok daha ağır bir kuraklık gerçeğiyle yüzleşmemize neden olabilir.