Isparta

Deprem Gerçeği İdari Yazıyla Yönetilemez

Deprem Gerçeği İdari Yazıyla Yönetilemez

Isparta’nın deprem gerçeğini her fırsatta dile getiren İnşaat Yüksek Mühendisi Şeref Korkmaz: ‘Isparta İl Müftülüğü tarafından Cami ve Kur’an kurslarına yönelik yapı performans analizi yapılmasına ilişkin yazı gönderilmesi, deprem gerçeğiyle yüzleşme açısından önemli bir girişim gibi görünmekle birlikte, sürecin yürütülme biçimi teknik ve idari açıdan ciddi sorunlar barındırmaktadır’ diyerek duruma tepki gösterdi.

Isparta İnşaat Mühendisleri Odası eski Temsilcisi ve İnşaat Yüksek Mühendisi Şeref Korkmaz, Isparta İl Müftülüğü tarafından Cami ve Kur’an kurslarına yönelik yapı performans analizi yapılması yazısına ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Deprem güvenliği, idari yazışmalarla yürütülebilecek bir konu değil, doğrudan mühendislik disiplinine giren, hesap, modelleme ve teknik değerlendirme gerektiren bir süreçtir. Bu kadar kritik bir konunun sahada teknik yetkinliği bulunmayan kişiler üzerinden yürütülmeye çalışılması, kamu güvenliği açısından önemli bir risk oluşturmaktadır.

Türkiye’de yürürlükte olan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 (TBDY 2018), hem yeni yapılacak binaların tasarımını hem de mevcut yapıların performans değerlendirmesini açık şekilde tanımlamaktadır. Bu teknik gerçek sahaya indirildiğinde durum çok daha çarpıcıdır. Bugün aktif olarak kullanılan camilerin önemli bir kısmı; 20–30 hatta 40 yıl önce, yani 1998, 2007 hatta daha eski deprem yönetmeliklerine göre inşa edilmiştir. Bu yapıların büyük çoğunluğu; güncel deprem tehlike haritaları, zemin davranış modelleri, doğrusal olmayan analiz yöntemleri ve performans esaslı tasarım kriterleri dikkate alınmadan yapılmıştır. TBDY 2018 ise mevcut yapıların değerlendirilmesinde ileri düzey analiz yöntemlerini, şekil değiştirmeye dayalı hesapları ve kapasite-talep karşılaştırmasını esas almaktadır. Bu nedenle eski yapıların büyük bir bölümünün bu kriterleri sağlamaması teknik olarak beklenen bir sonuçtur.

Özellikle camiler gibi geniş açıklıklı, yüksek hacimli ve çoğu zaman düzensiz taşıyıcı sisteme sahip yapılar, deprem davranışı açısından kritik yapılardır. Kubbe, minare, yüksek duvarlar ve rijitlik düzensizlikleri gibi unsurlar, deprem etkisi altında yapının performansını doğrudan etkiler. TBDY 2018 her ne kadar “bina türü yapılar” için genel esasları tanımlasa da, bazı özel yapıların kendi özel değerlendirme yöntemlerine ihtiyaç duyabileceğini de açıkça belirtmektedir. Bu durum, cami gibi özel yapıların standart bir süreçle değil, daha uzmanlık gerektiren yaklaşımlarla ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Ancak burada asıl kritik soru şudur: Yapı performans analizi yapıldı ve sonuç “yetersiz” çıktı. Bundan sonra ne yapılacaktır? TBDY 2018’e göre bir yapının “Göçmenin Önlenmesi” seviyesinde olması, can güvenliğinin sınırda sağlandığını, ancak yapının ağır hasar alacağını ve çoğu durumda kullanılamaz hale geleceğini ifade eder. Buna rağmen bu yapıların kullanımına devam edilmesi, teknik olarak kabul edilebilir bir durum değildir. Yönetmelik açıkça performans hedefleri tanımlamakta, ancak bu hedeflerin sağlanmaması durumunda yapılması gereken müdahale (güçlendirme veya kullanım kısıtı) idari kararlara bırakılmaktadır. İşte tam bu noktada mevcut uygulamanın en büyük açmazı ortaya çıkmaktadır: Riskli olduğu bilimsel olarak ortaya konmuş bir yapının kullanımına devam edilmesi, sadece teknik bir eksiklik değil, aynı zamanda açık bir sorumluluk problemidir. Deprem performans analizi, sadece rapor üretmek için değil, riskleri ortadan kaldırmak için yapılır. Eğer analiz sonuçları uygulanmayacaksa, bu çalışmaların kamu güvenliğine hiçbir katkısı olmayacaktır. Sonuç olarak; deprem güvenliği süreci, yazı gönderilerek sorumluluğun sahaya dağıtılacağı bir alan değildir. Bu süreç; yetkin mühendislerin koordinasyonunda, merkezi, sistematik ve bağlayıcı bir program kapsamında yürütülmelidir. Aksi takdirde yapılan çalışmalar, teknik bir çözüm olmaktan çıkıp, yalnızca sorumluluğun paylaşılması anlamına gelecektir. Deprem gerçeği değişmez. Risk biliniyorsa sorumluluk da bilinmelidir” dedi.