Diyabet hastalarının günlük yaşamda beslenme alışkanlıklarına dikkat etmelerinin kan şekeri kontrolü açısından büyük önem taşıdığını belirten Diyetisyen Esra Apaydın, özellikle öğün atlama, kontrolsüz tatlı tüketimi ve dengesiz tabakların kan şekeri dalgalanmalarına neden olabileceğini söyledi.

Öğün atlamanın diyabet yönetiminde sık karşılaşılan hatalardan biri olduğuna dikkat çeken Apaydın, uzun süre aç kalmanın sonraki öğünde aşırı yemek tüketimine yol açabildiğini ifade etti. Apaydın, “Nasıl olsa daha sonra yerim düşüncesiyle öğün atlamak, yüksek porsiyon tüketimine ve kan şekeri seviyelerinde ani yükselme ve düşüşlere neden olabilir. Bu nedenle düzenli öğün alışkanlığı korunmalıdır” dedi.

Eğirdir Sahilindeki Çalışmalar Yerinde İncelendi
Eğirdir Sahilindeki Çalışmalar Yerinde İncelendi
İçeriği Görüntüle

Tatlı tüketiminde tamamen yasaklayıcı bir yaklaşım yerine kontrollü davranmanın daha sürdürülebilir olduğunu belirten Apaydın, şerbetli tatlılar, çikolata ve yüksek şeker içeren ürünlerin küçük porsiyonlarla tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Mümkün olduğunda sütlü tatlılar veya meyve bazlı alternatiflerin tercih edilmesinin daha dengeli bir seçim olabileceğini kaydetti.

Ana öğünlerde protein ve karbonhidrat dengesinin önemine değinen Apaydın, et tüketiminin yanında ekmek, pilav, börek ve tatlı gibi karbonhidrat kaynaklarının aynı öğünde fazla miktarda yer almasının glisemik yükü artırabileceğini söyledi. Dengeli ve kontrollü porsiyonların kan şekeri yönetimini desteklediğini ifade etti.

Yemek sonrasında yapılacak hafif fiziksel aktivitenin de fayda sağlayabileceğini belirten Apaydın, “Öğünlerden sonra 10 ila 20 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler, glisemik kontrolü destekleyebilir ve genel sağlık açısından olumlu katkılar sağlayabilir” diye konuştu.

Uzmanlar, diyabet hastalarının düzenli beslenme, porsiyon kontrolü ve fiziksel aktiviteyi yaşam tarzının bir parçası haline getirmesinin hastalığın yönetiminde önemli rol oynadığına dikkat çekiyor.

Muhabir: Nazlı Nur Çınardal