Fizyoterapist Efecan Özkan, kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında erken teşhisin önemine dikkat çekti. Özkan, fizyoterapi sürecine zamanında başlanması tedavi süresini belirgin şekilde kısalttığını belirterek, “başarı oranı da ciddi ölçüde artıyor. Geç kalınan vakalarda hem tedavi süreci uzuyor hem de hastanın iyileşme düzeyi daha sınırlı kalabiliyor” dedi.
Türkiye’de görüntüleme yöntemlerinin gereğinden fazla kullanıldığına işaret eden Özkan, hastaların erken dönemde fizyoterapiye yönelmesinin bu yükü azaltabileceğini belirtti. Özkan, “Hastalar bize daha erken gelse hem süreç daha kolay ilerler hem de sağlık sistemine binen yük azalır” dedi. Özellikle bel ağrısı yaşayan hastaların çoğu zaman geçici çözümlere yöneldiğini ifade eden Özkan, ağrı kesici kullanımının yaygın olduğuna dikkat çekti. Bu tür yöntemlerle ağrının kısa süreli olarak geçebildiğini, ancak sorunun temelinin çözülmediğini vurguladı.
ALTERNATİF ARAYIŞLAR TEDAVİYİ GECİKTİRİYOR
Hastaların bir kısmının fizyoterapi yerine farklı yöntemlere yöneldiğini söyleyen Özkan, bunun tedavi sürecini geciktirdiğini belirtti. “Bazı hastalar kırık-çıkıkçılara gidiyor ya da farklı yöntemler deniyor. Oysa erken dönemde bir fizyoterapiste başvurmak çok daha etkili olur” diye konuştu.
FITIKLAR İYİLEŞEBİLEN YAPILAR
Bel fıtığına da değinen Özkan, bu rahatsızlığın çoğu zaman sanıldığı gibi kalıcı olmadığını ifade etti. “Fıtıkların yaklaşık 6 ayda yüzde 40, bir yıl içinde ise yüzde 80 oranında küçülebildiğini biliyoruz. Yani vücudun kendi iyileşme mekanizması oldukça güçlü” dedi.
GEÇ KALINDIĞINDA SÜREÇ ZORLAŞIYOR
Ancak hastaların geç başvurması durumunda hem iyileşme süresinin uzadığını hem de tedavi başarısının düştüğünü belirten Özkan, erken teşhisin ve doğru yönlendirmenin önemine bir kez daha dikkat çekti. “Zamanında müdahale, hem hasta hem de sağlık sistemi için büyük fark yaratıyor” ifadelerini kullandı.