Gebelikte beslenmenin önemine dikkat çeken Diyetisyen Esra Apaydın, konunun ciddiyetine bir kez daha vurgu yaparak anne adaylarına önemli uyarılarda bulundu. Apaydın, gebelik sürecinde beslenmenin yalnızca annenin değil, bebeğin de yaşam temelini doğrudan etkilediğini belirtti.
Gebelik döneminin, bir bebeğin biyolojik temelinin atıldığı en kritik süreçlerden biri olduğunu ifade eden Apaydın, “Bu süreçte beslenme sadece günlük ihtiyaçları karşılamak değildir. Aynı zamanda bebeğin organ gelişimi, sinir sistemi ve kemik yapısının oluşumu için gerekli yapı taşlarının sağlanması anlamına gelir” dedi.
Anne adayının yetersiz beslenmesi durumunda vücudun devreye girdiğini belirten Apaydın, “Bebek ihtiyaç duyduğu besinleri anneden alır. Eğer yeterli alım yoksa annenin kemiklerinden kalsiyum, kanından demir çekilir. Bu durum ilerleyen yıllarda annede kemik erimesi, diş kaybı ve kansızlık gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” ifadelerini kullandı.
Gebelikte yaşanan fiziksel ve hormonal değişimlere de dikkat çeken Apaydın, bu süreçte vücudun ciddi bir adaptasyon gösterdiğini belirtti. “Gebelikte kan hacmi yaklaşık yüzde 50 oranında artar. Kalp daha fazla çalışır, rahim büyür ve emzirme için göğüs dokusu gelişir. Tüm bu değişimler, artan enerji ve besin ihtiyacını beraberinde getirir” diye konuştu.
Doğum sonrası sürecin de gebelikteki beslenmeyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Apaydın, sağlıklı bir beslenmenin hem iyileşmeyi hızlandırdığını hem de anne sütünün kalitesini artırdığını söyledi.
Toplumda sıkça dile getirilen “iki kişilik yemek” anlayışının yanlış olduğuna dikkat çeken Apaydın, “Hamilelikte hedef iki kişilik yemek değil, iki kat kaliteli beslenmektir” diyerek anne adaylarına dengeli ve bilinçli beslenme çağrısında bulundu.




