Türkiye Barolar Birliği Denetleme Kurulu Üyesi Avukat Ünsal Çankaya, kiracıların imza attıkları belgeler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirterek önemli bir ayrıntıya dikkat çekti.
“Nasıl olsa sonradan doldurulur” demeyin
Kiracının üzerinde tarih veya tahliye günü bulunmayan boş bir tahliye taahhütnamesine imza atması, sanıldığı kadar önemsiz olmayabiliyor.
Yargıtay'ın konuya ilişkin değerlendirmelerinde, kiracının boş olarak imzaladığı belgenin niteliğini bilerek imza attığı kabul edilebiliyor. Bu nedenle daha sonra doldurulabilecek bir tahliye taahhütnamesi, şartlarına göre kiracı açısından bağlayıcı sonuçlar doğurabiliyor.
Bu durum, “Ben tarihi yazmadım, o nedenle geçersizdir” düşüncesinin her olayda geçerli olmayabileceğini gösteriyor.
Kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanan belgeye dikkat
Tahliye taahhütnamesinin ne zaman imzalandığı da hukuki açıdan önem taşıyor.
Kira sözleşmesi ile tahliye taahhütnamesinin aynı tarihte düzenlenmesi halinde, kiracının taşınmazı kiralayabilmek için bu belgeyi imzalamak zorunda kaldığı ve gerçek iradesinin bu şekilde oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılabiliyor.
Bu nedenle yalnızca belgenin varlığı değil, hangi tarihte ve hangi şartlarda imzalandığı da önem kazanıyor.
Bir imza, yıllar sonra gündeme gelebilir
Kira ilişkisi başlangıçta sorunsuz ilerlese bile taraflar arasında daha sonra kira bedeli, ödeme, tadilat veya tahliye nedeniyle anlaşmazlık çıkabiliyor.
Böyle bir süreçte daha önce imzalanmış belgeler yeniden gündeme gelebiliyor. Özellikle boş bırakılarak imzalanan evrakların sonradan hangi şekilde kullanıldığı, taraflar arasında ciddi hukuki uyuşmazlıklara neden olabiliyor.
Uzmanlar, kiracıların kira sözleşmesi dışında imzaladıkları her belgeyi dikkatle incelemesini ve içeriğini tam olarak anlamadan imza atmamasını öneriyor.
Kısacası: Kiraya çıkarken atılan her imza, anahtar tesliminden çok daha uzun süre önemini koruyabilir.




