Isparta

Milyonlarca Dolarlık Güç Zamanı

Milyonlarca Dolarlık Güç Zamanı

Isparta’da mayıs ayından aralık ayına kadar sürecek olan tarım hasat dönemi başladı. Ortalama 7 aylık süreçte milyonlarca dolarlık işlem hacmi üreticinin cebine girecek. Türkiye’nin tarımsal üretimde öne çıkan şehirlerinden biri olan Isparta’da Mayıs ayıyla birlikte başlayan hasat sezonu, kent ekonomisini hareketlendirdi.

Gül bahçelerinden yavaştan başlayan yoğun mesai; lavanta tarlaları, meyve bahçeleri, seralar ve hububat alanlarıyla birlikte yılın son aylarına kadar devam ediyor. Tarımsal üretimin merkezlerinden biri haline gelen kentte, on binlerce aile geçimini doğrudan tarımdan sağlarken, üretimden elde edilen ekonomik girdinin milyonlarca doları bulduğu belirtiliyor. Akdeniz iklimi ile karasal iklim arasında geçiş özelliği gösteren coğrafi yapısı sayesinde geniş ürün çeşitliliğine sahip olan Isparta, özellikle tıbbi ve aromatik bitki üretiminde Türkiye’nin lider şehirleri arasında yer alıyor. “Güller diyarı” olarak bilinen kentte, dünya çapında ün kazanan Isparta gülü ile lavanta üretimi hem tarımsal gelir hem de ihracat açısından stratejik önem taşıyor.

GÜL HASADIYLA BAŞLAYAN YOĞUN MESAİ

Isparta’da tarım sezonunun ilk büyük hareketliliği, Mayıs ortasında başlayan gül hasadıyla yaşanıyor. Rosa Damascenatürü Isparta gülleri, gülyağı oranının en yüksek olduğu sabahın erken saatlerinde elle toplanıyor. Haziran sonuna kadar süren hasat döneminde binlerce işçi bahçelerde çalışıyor. Gül üretimi yalnızca çiftçiye değil; kozmetik, ilaç, aromaterapi ve ihracat sektörlerine de önemli katkı sağlıyor. Özellikle gülyağı ve gül suyu üretimiyle birlikte Isparta’nın uluslararası pazardaki değeri her geçen yıl artıyor.

LAVANTA VE MEYVE ÜRETİMİ BÖLGE EKONOMİSİNİ CANLANDIRIYOR

Temmuz ayında başlayan lavanta hasadıyla birlikte kırsal bölgelerde ikinci büyük üretim dönemi yaşanıyor. Mor tarlalarıyla turizmin de önemli merkezlerinden biri haline gelen lavanta üretimi, hem tarımsal gelir hem de kırsal kalkınma açısından dikkat çekiyor. Kentte kiraz, kayısı, şeftali ve nektarin hasadı ise Haziran ayından Ağustos sonuna kadar sürüyor. Aroması ve kalite özellikleriyle öne çıkan Isparta meyveleri, iç piyasanın yanı sıra ihracat pazarlarında da yoğun talep görüyor.

ELMA ÜRETİMİNDE TÜRKİYE’NİN LİDER KENTLERİNDEN BİRİ

Isparta’nın en önemli tarımsal ürünlerinden biri olan elma üretiminde hasat, Eylül ayında başlıyor. Erken çeşitlerle başlayan toplama süreci, kışlık türlerde Kasım ve Aralık aylarına kadar devam ediyor.

Türkiye’nin en büyük elma üretim merkezlerinden biri olan kentte, soğuk hava depoları ve paketleme tesisleri sayesinde ürünler yıl boyunca hem yurt içine hem de dış pazarlara gönderiliyor. Isparta Ticaret Borsası Başkanı Hüdai Şahin ve Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk, elma üretiminin şehir ekonomisine sağladığı katkının her yıl büyüdüğünü ifade ediyor.

SERACILIK VE HUBUBAT ÜRETİMİ İSTİHDAMI DESTEKLİYOR

Deregümü köyü başta olmak üzere modern seralarda üretilen domateslerde hasat sezonu yıl sonuna kadar sürüyor. Seracılık faaliyetleri özellikle kırsal kesimde sürekli istihdam oluşturarak bölge ekonomisine canlılık katıyor. Öte yandan buğday ve arpa gibi hububat ürünlerinin hasadı da Haziran sonu ile Temmuz aylarında gerçekleştiriliyor. Biçerdöverlerle yapılan hasat süreci, tarımsal üretimin temel unsurlarından biri olarak önemini koruyor. Hayvancılık faaliyetlerinde ise Mayıs sonunda başlayan kırkım dönemiyle birlikte üretim takvimi yoğunlaşıyor.

“TARIM, ISPARTA’NIN EN BÜYÜK GÜCÜ”

IZO Başkanı Mustahattin Can Selçuk, mayıs ayında başlayıp yılın son aylarına kadar süren üretim zincirinin yalnızca çiftçiyi değil; nakliye, paketleme, ihracat, sanayi ve turizm sektörlerini de doğrudan etkilediğini belirtiyor. Tarımın Isparta’da ekonomik hayatın temel taşı olduğunu vurgulayan Isparta Ticaret Borsası Başkanı Hüdai Şahin ise özellikle aromatik bitkiler ve meyve üretiminde sağlanan kalite sayesinde kentin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırdığını ifade ediyor. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte kent genelinde oluşan hareketlilik, Isparta’nın tarımsal üretimdeki stratejik rolünü bir kez daha ortaya koyuyor.