MİRYOKEFALON, ISPARTA'NIN ORTAK HAFIZASI VE TEŞEKKÜR…
Sevgili dostlar;
Şehirler yalnızca bugünü yaşayarak büyümez. Geçmişini bilen, tarihine sahip çıkan ve sahip olduğu değerleri geleceğe taşıyabilen şehirler zamanla daha güçlü bir kimlik kazanır. Isparta da böylesine önemli bir tarihi mirasın üzerinde yükselen şehirlerden biridir.
Miryokefalon, sadece tarih ve ders kitaplarında yer alan bir savaşın adı değildir. Anadolu’nun şekillenmesinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilen bu büyük hadise, aynı zamanda Isparta coğrafyasının tarihi hafızasıyla da yakından ilişkilidir. Bu nedenle Miryokefalon meselesine sadece bir tarih tartışması olarak bakmak eksik kalır. Konu aynı zamanda bir şehir meselesidir, kültür meselesidir, gelecek kuşaklara bırakılacak ortak miras meselesidir.
Yıllardır bu konuda çalışan, araştıran, emek veren insanlar var. Akademisyenler, tarihçiler, araştırmacılar, yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler uzun zamandır Miryokefalon'un Isparta ile olan bağını ortaya koymak için önemli çabalar gösteriyor. Ramazan Topraklı, Prof. Dr. Hakan Karagöz ve eski Türk Tarih Kurumu başkanı Prof. Dr. Refik Turan bu konuda anacağım ilk isimlerden bazıları. Düzenlenen paneller, sempozyumlar, anma programları, saha çalışmaları ve bilimsel araştırmalar konunun canlı tutulmasına büyük katkı sağlıyor.
Özellikle Gelendost, Yenice Sivrisi, Kemer Boğazı, Köke ve çevresinde yürütülen çalışmalar, bölgenin tarihi önemini daha görünür hale getirdi. Türk Tarih Kurumu tarafından farklı dönemlerde gerçekleştirilen programlar, üniversitelerimizin katkıları ve yerel düzeyde ortaya konulan gayretler, bu konunun artık yalnızca belirli çevrelerin değil, bütün Isparta’nın ortak gündemlerinden biri haline geldiğini gösteriyor.
Dün gerçekleştirilen dua etkinliği de bu açıdan son derece kıymetliydi. Miryokefalon şehitlerinin hatırlanması ve onlar için dualar edilmesi, tarihi hafızamızın yaşatılması bakımından anlamlı bir buluşma oldu. Mimar Sinan Camii önünde gerçekleştirilen mehter gösterisi ise Ispartalı hemşehrilerimizden büyük beğeni aldı. Tarihi atmosferi güçlendiren bu etkinlik, vatandaşlarımızın programa gösterdiği ilgiyle birlikte Miryokefalon'a yönelik toplumsal sahiplenmenin de güzel bir örneğini ortaya koydu.
Bütün bunlar bize şunu gösteriyor ki Isparta, kendi tarihi değerleri etrafında bir araya geldiğinde ortaya güzel bir şehir iradesi çıkabiliyor. Önemli olan bu ilgiyi yalnızca belirli günlerde yapılan etkinliklerle sınırlı bırakmamak, ortaya çıkan heyecanı yeni araştırmalara, yeni buluşmalara ve daha kapsamlı çalışmalara taşımaktır.Bir araya gelmek, konuşmak, farklı görüşleri dinlemek ve ortak bir hedef etrafında buluşmak her şehir için kolay değildir. Ancak Isparta, söz konusu ortak değerler olduğunda bunu başarabilecek bir birikime sahiptir. Miryokefalon etrafında oluşan bu ilgi ve iş birliği ortamı, şehrimiz adına umut verici bir gelişmedir.
Burada önemli olan nokta şudur. Bilimsel çalışmalar devam etmelidir. Araştırmalar desteklenmelidir. Yeni belgeler ortaya çıkarılmalıdır. Arkeolojik çalışmalar teşvik edilmelidir. Farklı görüşler bilimsel zeminde değerlendirilmeli ve ortak akıl güçlendirilmelidir. Çünkü tarih aceleyle değil, sabırla ve emekle ortaya çıkar.
Bugüne kadar yapılan çalışmaların değeri de tam burada ortaya çıkmaktadır. Yıllardır sürdürülen araştırmalar, toplantılar ve bilimsel faaliyetler sayesinde Miryokefalon meselesi canlı tutulmuş, yeni nesillerin dikkatine sunulmuş ve Isparta'nın tarihi potansiyeli daha görünür hale gelmiştir.
Şimdi ihtiyaç duyulan şey, bu çabanın daha geniş bir destekle devam etmesidir. Üniversitelerimizin daha fazla araştırma yapması, yerel yönetimlerin bu çalışmalara katkı sunması, sivil toplum kuruluşlarının süreci desteklemesi, iş dünyasının kültürel projelere sahip çıkması ve basının konuyu gündemde tutması önemlidir.
Çünkü tarih sadece geçmişe ait değildir. Tarih aynı zamanda şehirlerin geleceğine yön veren güçlü bir kaynaktır. Miryokefalon, Isparta için böyle bir değerdir. Bugün ortaya konulan her emek, yapılan her toplantı, gerçekleştirilen her araştırma geleceğe bırakılan önemli bir izdir. Bizler inanıyoruz ki; ortak çalışma kültürü güçlendikçe, bilimsel araştırmalar desteklendikçe ve Isparta bu tarihi mirasa daha fazla sahip çıktıkça, Miryokefalon meselesi de daha sağlam bilgilerle aydınlanacaktır. Belki süreç zaman alacaktır. Belki yeni araştırmalar yapılacaktır. Belki yeni bulgular ortaya çıkacaktır. Ancak önemli olan, bu arayışın devam etmesi ve Isparta’nın kendi tarihine sahip çıkma iradesini göstermesidir.
Bu nedenle bugüne kadar emek veren herkese teşekkür etmek gerekiyor…
Araştırmacılara, Akademisyenlere, Isparta Belediye Başkanı ve ilçe belediye başkanlarımıza, Sayın Valimize ve Kaymakamlarımıza, Üniversitelerimize, Kamu Kurumlarımıza, Sivil toplum kuruluşlarına, Siyasi Parti Temsilcilerine, Milletvekillerimize, Basın mensuplarına ve bu konuyu yıllardır gündemde tutan bütün gönüllülere içten teşekkürü bir borç biliyorum.
Çünkü şehirler ancak ortak emekle büyür. Miryokefalon da Isparta’nın ortak emeğiyle daha güçlü bir şekilde geleceğe taşınacaktır. Ben inanıyorum ki; destek arttıkça, iş birliği güçlendikçe ve ortak akıl hakim oldukça, Miryokefalon zaferi bilimsel zeminde daha net sonuçlara ulaşacak, Isparta da sahip olduğu bu tarihi mirası en doğru şekilde değerlendirecektir.
Mehmet Ali Çelik





