Yüzme Antrenörü İrfan Şan, özel gereksinimli bireylerin yüzme sporuna erişimini artırmak amacıyla yürüttüğü çalışmalarla, öğrencilerin yalnızca yüzme öğrenmelerine değil, aynı zamanda özgüven kazanmalarına ve sosyal hayata daha aktif katılmalarına katkı sağlıyor.3.kademe yüzme antrenörü olan Şan, uzun yıllardır yüzme eğitimi verdiğini belirterek, zaman içerisinde yüzmenin yalnızca bir spor olmadığını, bireylerin fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine de katkı sunduğunu gördüğünü ifade etti.
AMAÇ SADECE YÜZME ÖĞRETMEK DEĞİL
Özel gereksinimli bireylerin de yüzme sporundan eşit şekilde yararlanabilmesi gerektiğini düşündüğünü söyleyen Şan, bu düşünceyle özel gereksinimli bireylere yönelik yüzme eğitimlerine başladıklarını aktardı. Şan, çalışmalarındaki temel amaçlarının yalnızca yüzme öğretmek olmadığını belirterek, “Onların kendilerini özgürce ifade edebilecekleri, güven kazanabilecekleri ve sosyal hayata daha aktif katılabilecekleri bir ortam oluşturmak istiyoruz.” dedi.
HER ÖĞRENCİYE FARKLI BİR EĞİTİM YAKLAŞIMI
Down sendromlu, otizmli ve serebral palsili bireylerle çalışırken standart bir eğitim programı uygulamadıklarını ifade eden Şan, her bireyin ihtiyaçlarının, öğrenme hızının ve iletişim biçiminin farklı olduğuna dikkat çekti. Eğitimlerin ilk aşamasında suya uyum ve güven duygusuna önem verdiklerini belirten Şan, daha sonra öğrencinin seviyesine göre nefes kontrolü, su üzerinde kalma, ayak vuruşları ve kol hareketleri gibi temel becerileri aşamalı olarak öğrettiklerini söyledi. Derslerde görsel anlatımlar, oyun temelli etkinlikler, tekrarlar ve olumlu pekiştirme yöntemlerinden yararlandıklarını aktaran Şan, küçük gruplarla çalışmaya ve öğrencilerle birebir ilgilenmeye önem verdiklerini ifade etti.
KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK BAŞARILAR
Özel gereksinimli bireylerle çalışırken su korkusu, duyusal hassasiyet, iletişim güçlükleri ve dikkat süresindeki farklılıkların eğitim sürecini etkileyebildiğini belirten Şan, bu noktada sabır ve öğrencinin hazır olduğu noktadan başlamanın önemine vurgu yaptı. Şan, öğrencilerin gelişimini yalnızca yüzdükleri mesafeyle değerlendirmediklerini belirterek, “Bazen bir öğrencimizin suya ilk kez güvenle dokunması bile bizim için büyük bir başarı anlamına geliyor.” dedi. İlk derslerde suya girmekten çekinen veya eğitmenle iletişim kurmakta zorlanan bazı öğrencilerin zaman içerisinde suya daha rahat uyum sağladığını belirten Şan, öğrencilerin ilerleyen süreçte bağımsız şekilde su üzerinde kalma, ayak ve kol hareketlerini yapma ve yüzme becerilerini geliştirme aşamasına gelebildiklerini söyledi.
YÜZME ÖZGÜVENİ DE DESTEKLİYOR
Yüzmenin fiziksel gelişimin yanında özgüven ve sosyalleşme açısından da önemli katkılar sunduğunu ifade eden Şan, öğrencilerin öğrendikleri her yeni beceriyle birlikte kendilerine olan güvenlerinin artabildiğini belirtti. Grup çalışmalarının sıra bekleme, kurallara uyma, eğitmen ve diğer öğrencilerle iletişim kurma gibi sosyal becerilerin gelişmesine de fırsat sunduğunu söyleyen Şan, başlangıçta çekingen olan bazı öğrencilerin zamanla derslere daha istekli katıldığını ve kendilerini daha rahat ifade edebildiğini aktardı.
SEREBRAL PALSİLİ BİREYLER İÇİN SU ÖNEMLİ BİR ORTAM
Suyun serebral palsili bireylerin hareketlerini kolaylaştırabilen bir ortam sunduğuna dikkat çeken Şan, suyun kaldırma kuvvetinin vücut ağırlığının eklemler üzerindeki etkisini azaltabildiğini söyledi. Suyun direncinin de uygun egzersizlerle kas kuvveti, denge ve koordinasyon çalışmalarına katkı sağlayabileceğini belirten Şan, her bireyin fiziksel ihtiyaçlarının farklı olduğunun altını çizdi. Şan, eğitim programlarının bireye özel hazırlanması ve gerektiğinde fizyoterapist ile diğer sağlık uzmanlarıyla iş birliği yapılması gerektiğini belirterek, yüzme eğitiminin rehabilitasyonun yerine geçmediğini, ancak uygun koşullarda destekleyici bir fiziksel aktivite olabileceğini ifade etti.
ISPARTA'DA SPOR OLANAKLARININ ARTIRILMASI GEREKİYOR
Türkiye’de özel gereksinimli bireylerin spora katılımı konusunda farkındalığın giderek arttığını belirten Şan, buna rağmen düzenli ve sürdürülebilir spor olanaklarına erişim konusunda geliştirilmesi gereken alanlar bulunduğunu söyledi. Erişilebilir havuzların artırılması, özel eğitim konusunda deneyimli antrenörlerin yetiştirilmesi ve ailelerin mevcut imkânlar konusunda bilgilendirilmesinin önemine değinen Şan, Isparta’da da özel gereksinimli bireylere yönelik spor faaliyetlerinin artırılması gerektiğini ifade etti. Şan, kamu kurumları, yerel yönetimler, spor kulüpleri ve üniversitelerin iş birliğinin bu alanda önemli katkı sağlayabileceğini belirterek, özel gereksinimli bireylerin yalnızca belirli dönemlerde değil, yıl boyunca düzenli olarak spor yapabilecekleri imkânların oluşturulması gerektiğini söyledi.
ÖNCELİK EĞİTİM KALİTESİ
Kursun katılımcı sayısından çok eğitimin niteliğine önem verdiklerini belirten Şan, grup kontenjanlarını öğrencilerle yakından ilgilenebilecekleri şekilde sınırlı tuttuklarını aktardı. Yaş ve gelişim düzeyine göre uygun gruplar oluşturmaya özen gösterdiklerini ifade eden Şan, temel önceliklerinin daha fazla katılımcıya ulaşmaktan ziyade her öğrencinin güvenli, verimli ve bireysel ihtiyaçlarına uygun bir eğitim almasını sağlamak olduğunu söyledi. Şan, yürüttükleri çalışmalarla özel gereksinimli bireylerin yüzme sporuyla tanışmasına ve bu alandaki farkındalığın artmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini belirtti.








