CHP lideri Özgür Özel, AK Parti'ye geçen Hasan Ufuk Çakır'a ilişkin "CHP'nin genlerinden gelen, gerçekten CHP'li olup da AK Parti'ye giden bir milletvekilimiz yok. Allah göstermesin, olursa o ızdıraba zor dayanırız" ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü TV'de Liderler Özel programına konuk oldu.
Özgür Özel gündemi ve 2025 yılında yaşananları değerlendiriyor. 9 Aralık 2025'te Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa eden Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, AK Parti'ye geçmiş rozetini ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan takmıştı.
Söz konusu duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, şunları söyledi:
"Aday olduğunda Mersin ayağa kalkmış, arkadaşlarımız itiraz etmiş, uyarılar yapılmış. Disiplin süreçleri işletilmiş ama affedilmiş. En sonunda yandaş kanallara çıkıp "beni partiden atamazsın" noktasına gelmiş. Meğer niyeti baştan belliymiş. AK Parti'nin transfer kampanyası var: Gelen milletvekiline bir dönem garanti. Bu arkadaş da CHP'de ya da Mersin'de bir daha seçilme ihtimali olmadığı için bundan yararlanmış.
Şunu açık söyleyeyim: CHP'nin genlerinden gelen, gerçekten CHP'li olup da AK Parti'ye giden bir milletvekilimiz yok. Allah göstermesin, olursa o ızdıraba zor dayanırız."
Özel'in konuşmalarından satır başları şu şekilde:
"'Bugün CHP'nin oyu ne kadar?' diye sorarsak, üç tip araştırma var. AK Parti'ye yakın olan ya da CHP'ye mesafeli olan araştırmalarda CHP'nin birinci parti olduğu kabul ediliyor ama fark 1,5-2 puan gösteriliyor. Ortada duran şirketlerde bu fark 3,5-4 puan. Bir de bizim yerel seçimlerde birlikte çalıştığımız bir sistem var.
Partide bir ölçme-değerlendirme birimimiz var. Piyasadaki bütün ciddi şirketlere bir çağrı metni gönderilmiş. Televizyonculuk ve reklamcılık mantığıyla önce brief verilmiş, sonra teklif alınmış. Önce sekiz firmayla çalışılmış, şartnameyi karşılayamayanlar elenmiş ve altı firmayla devam edilmiş. Şu anda bildiğim kadarıyla sekiz firmayla çalışılıyor.
Bizim ölçme-değerlendirme sistemimiz, kim kimi arıyor bilmeden, yerel yönetim karnemizi çıkaran şirketlerden gelen aylık raporlara dayanıyor. Bu raporlarda kararsız seçmen dağıtılmadan CHP yüzde 34 ile 35 civarında görünüyor. Kararsızlar biraz zorlanarak dağıtıldığında Tayyip Bey'in "Belediyeleri silkeleyin" dediği gibi "Bu pazar seçim olsa oy verir misin?" diye soruluyor. "Veririm" diyenlere "Kime verirsin?" diye zorlanıyor. Orada yüzde 39-41 bandındayız.
Ben yerel seçim pratiğimle bunu görüyorum ve diyorum ki: Bugün sandık konsa Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 40 ile 43 arasında bir oy alır. Ayrıca şunu da söyleyeyim; Türkiye'deki bütün anketlerin ortalamasına baktığınızda, son 25 yılın ortalamasında CHP, AK Parti'nin yaklaşık 3,5-4 puan önünde görünüyor.
'Açılım süreci iktidara yaradı mı?' sorusuna gelince: İktidara belirgin bir yarar ya da zarar getirdiğini gözlemlemiyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi'nin başta bir kaybı vardı, bu oylar AK Parti'ye geçmişti. AK Parti pozisyonunu netleştirdikten sonra bu oyların bir kısmı geri döndü, bir kısmı da başka yerlere gitti. İktidar bloğunda genel bir erime var, bu süreç devam ediyor ama bunu doğrudan açılım sürecine bağlayacak net bir ölçüm yok.
Bazı partilerde dönemsel çıkışlar, bazı dönemsel düşüşler oldu ama açılım sürecinin tek başına böyle bir sonuç yarattığını söylemek zor."




