DİN-BİR-DER Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım, Papa’nın İznik ziyaretiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Yıldırım, açıklamasında, Papa’nın ziyaretinin yalnızca diplomatik bir adım olmadığını, aynı zamanda İslam’ın kimlik ve değer sistemini test eden bir sembol haline geldiğini vurguladı.
Yıldırım, Kur’an-ı Kerim’de yer alan Mâide 51 ayetini hatırlatarak, Müslümanların sadakat ve yöneliş merkezinin yalnızca Allah’a, Resulullah’a (SAV) ve sadık müminlere olması gerektiğini belirtti. Ayetteki "velî edinmek" kavramının, sadece egemenlik veya sosyal ilişki değil; aynı zamanda ruhî, kültürel ve zihinsel egemenlik meselesi olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, Papa’nın İznik’teki ziyaretiyle Batı değerlerinin üstün kabul edilmesinin endişe verici bir gelişme olduğunu savundu.
“İznik, Hristiyan dünyasının büyük konsil hatırasıdır ve Batı’nın teolojik meşruiyet üretim merkezlerinden biridir. Bir Müslüman toplumunun, ‘İslâm’ iddiasını temsil eden coğrafyasını Batı Hristiyan dünyasının kutsal hafızasına açması, ister istemez bir velâyet tartışmasını gündeme getirmektedir,” diyen Yıldırım, ziyaretin yalnızca diplomatik protokolle sınırlı kalmadığını, iktidarın kimlik kırılmasını ve yöneliş arayışını açığa çıkardığını belirtti.

Ayrıca Yıldırım, Papa’nın huzurunda okunan naat-ı şerifin de kaygı verici olduğunu ifade etti. Peygamber Efendimiz’in (SAV) Medine’ye hicretinde Ensar tarafından okunan naatın, Cumhurbaşkanı ve hükümet yetkililerinin huzurunda Papa’ya sunulmasının, "dinler arası diyalog" yaklaşımının daha ileri bir aşamaya taşınması anlamına geldiğini söyledi.
Yıldırım, asıl sorunun Türkiye’nin değer, hukuk, kültür ve yöneliş ekseninin kime bağlı olduğuna dair olduğunu vurguladı. “İznik ve İznik ziyareti, sıradan bir diplomatik durak değil; İslam kimliğinin dış etkilere açıldığı bir kapının test edildiği semboldür,” dedi.
Mâide 51 ayetinin, Müslümanın kimlik merkezini değiştirmesine ve İslam’dan başka bir koda taşımaya yönelmesini yasakladığını belirten Yıldırım, bu tür yönelişlerin "siyasi intihar" anlamına geldiğini ifade etti. Batı değerlerine teslimiyetin bir "velâyet krizine" yol açtığını ve Müslümanların yalnızca Allah’ın Kitabı ve Resulullah’ın (SAV) Sünneti’ne sadık kalmaları gerektiğini söyledi.
Son olarak, Yıldırım, “Uyanın, ey akıl sahipleri! Bu gidiş, milletin huzurunda tevbeyi gerektirir! Aksi, kendini de milleti de helâka sürüklemek anlamına gelir,” diyerek açıklamasını sonlandırdı.




