Günlük yaşamın vazgeçilmez alışkanlıklarından biri olan kahve tüketiminin, pelvik taban fonksiyon bozuklukları yaşayan bazı kişilerde belirtileri artırabileceğine dikkat çeken Akpınarlı, her bireyin kafeine verdiği yanıtın farklı olabileceğini ifade etti.
Sağlıklı bireylerde günde 1-2 fincan kahvenin genellikle güvenli ve tolere edilebilir düzeyde olduğunu belirten Akpınarlı, özellikle idrar kaçırma, ani idrar yapma isteği (sıkışma hissi), sık idrara çıkma veya mesane ağrısı gibi şikâyetleri bulunan kişilerde kafeinin semptomları tetikleyebileceğini söyledi.
Bu nedenle şikâyetleri bulunan hastalara, doktor veya fizyoterapist kontrolünde 2 ila 4 hafta boyunca kafein tüketimini azaltmayı deneyebileceklerini öneren Akpınarlı, bu süreçte belirtilerde meydana gelen değişimlerin takip edilmesinin önemli olduğunu dile getirdi. Böylece kafeinin semptomlar üzerindeki etkisinin kişiye özel olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
Kafein tüketiminin tamamen yasaklanmasının her zaman gerekli olmadığını söyleyen Akpınarlı, "Amaç kişilerin yaşam kalitesini düşürmek değil, semptomlarını kontrol altına almaktır. Eğer kahve tüketimi şikâyetleri artırmıyorsa, makul miktarlarda tüketilmeye devam edilebilir. Ancak belirtilerle ilişki tespit edilirse tüketim miktarının azaltılması veya sınırlandırılması fayda sağlayabilir" değerlendirmesinde bulundu.




