İnşaat Yüksek Mühendisi, HMC Çevre Danışmanlık Yetkilisi Şeref Korkmaz: “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan Endüstriyel Emisyonların Yönetimi Yönetmeliği, Türkiye’de sanayi üretiminin çevresel etkilerinin azaltılması ve sürdürülebilir üretim modeline geçiş açısından önemli bir dönüm noktasıdır” dedi.
Isparta İnşaat Mühendisleri Odası eski Başkanı, İnşaat Yüksek Mühendisi, HMC Çevre Danışmanlık Yetkilisi Şeref Korkmaz: “Bu yönetmelik ile birlikte sanayi tesisleri için Sanayide Yeşil Dönüşüm (SYD) Belgesi süreci başlamış ve üretim faaliyetlerinde enerji verimliliği, emisyon azaltımı ve kaynakların etkin kullanımı temel kriter haline gelmiştir. Yeni düzenleme yalnızca çevresel bir mevzuat değil, aynı zamanda sanayinin geleceğini doğrudan etkileyecek bir rekabet ve dönüşüm politikasıdır.
TÜRKİYE ARTIK;
Daha az emisyon üreten, daha az enerji tüketen ve daha sürdürülebilir üretim yapan, sanayi tesislerine yönelmektedir. Bu kapsamda özellikle büyük ve orta ölçekli sanayi tesislerinin Mevcut En İyi Teknikler (MET) yaklaşımına uygun teknolojileri kullanması ve çevresel performanslarını sürekli iyileştirmesi gerekecektir.
SANAYİDE YEŞİL DÖNÜŞÜM YALNIZCA BİR YÜKÜMLÜLÜK DEĞİL, AYNI ZAMANDA İŞLETMELER İÇİN
Uluslararası pazarlarda rekabet avantajı,
Finansman ve teşviklere erişim,
Karbon düzenlemelerine uyum, anlamına gelmektedir.
Ancak bu dönüşüm sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için sanayi işletmelerinin doğru bilgilendirilmesi ve teknik olarak desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde çevre mevzuatı giderek daha teknik bir yapıya dönüşmektedir. Bu nedenle mühendislik, çevre yönetimi ve bilimsel yaklaşım bu süreçte kritik rol oynayacaktır. Sanayinin gelişmesi ile çevrenin korunması arasında bir denge kurulması mümkündür. Doğru teknoloji, doğru planlama ve doğru mühendislik uygulamaları ile bu dönüşüm hem sanayimiz hem de çevremiz için önemli kazanımlar sağlayacaktır. Türkiye’nin sanayi üretiminde sürdürülebilir bir geleceğe ulaşması için bu sürecin bilimsel, şeffaf ve mühendislik temelli bir anlayışla yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz”




