Sosyal medya, çocuk ve ergenlerin hayatında önemli bir yer tutarken, ruh sağlığı üzerindeki etkileri de giderek daha fazla tartışılıyor. Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evrim Aktepe, sosyal medyanın gençler üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkiler oluşturabildiğini belirterek ailelere ve gençlere önemli uyarılarda bulundu.

Ergenlik döneminin kimlik gelişiminin devam ettiği hassas bir süreç olduğuna dikkat çeken Aktepe, gençlerin sosyal medyada karşılarına çıkan “ideal” yaşamlar, bedenler ve başarı hikâyeleriyle kendilerini karşılaştırmaya daha yatkın olduklarını söyledi. Bu durumun zamanla yetersizlik hissi, düşük benlik saygısı ve depresif belirtilere yol açabildiğini ifade etti.

SANAL ARKADAŞLIKLAR YALNIZLAŞMAYA NEDEN OLABİLİYOR

Sosyal medya üzerinden kurulan ilişkilerin bazı gençleri gerçek sosyal çevrelerinden uzaklaştırabildiğini belirten Aktepe, özellikle pandemi döneminde artan sosyal medya kullanımının etkilerinin hâlâ görüldüğünü söyledi. Poliklinik başvurularında bazı ergenlerin pandemi sonrasında da evden çıkmak istemediğinin gözlendiğini aktaran Aktepe, gençlerin zamanlarının büyük bölümünü odalarında geçirdiğini, hatta yemeklerini bile yalnız başlarına yediklerini ifade etti. Ayrıca sosyal medya aracılığıyla tanınmayan kişilerle kurulan ilişkilerin çeşitli riskleri de beraberinde getirdiğini vurgulayan Aktepe, bu tür arkadaşlıkların bazı durumlarda taciz ve istismar gibi ciddi sorunlara dönüşebildiğini belirtti.

UYKU DÜZENİ VE AKADEMİK BAŞARIYI DA ETKİLİYOR

Aşırı sosyal medya kullanımının yalnızca ruh sağlığını değil, günlük yaşam düzenini de olumsuz etkilediğini söyleyen Aktepe, uzun süreli kullanımın uyku problemlerine, biyolojik ritimde bozulmalara ve bağımlılık benzeri davranışlara neden olabileceğini ifade etti. Bu durumun okul başarısında düşüşe yol açtığını belirten Aktepe, sosyal medya kullanımının sınırlandırılması konusunda ailelerle çocuklar arasında yaşanan anlaşmazlıkların da aile içi iletişimi olumsuz etkileyebildiğini kaydetti.

SİBER ZORBALIK KAYGI VE DEPRESYON RİSKİNİ ARTIRIYOR

Nataliya Gorelova Bale Sanat Merkezinden Büyüleyici 17. Yıl Sonu Klasik Resitali!
Nataliya Gorelova Bale Sanat Merkezinden Büyüleyici 17. Yıl Sonu Klasik Resitali!
İçeriği Görüntüle

Sosyal medyanın bir diğer önemli risk alanının ise siber zorbalık olduğunu belirten Prof. Dr. Aktepe, çevrim içi ortamda maruz kalınan olumsuz davranışların geleneksel zorbalıktan farklı olarak çok daha geniş kitlelere ulaşabildiğine dikkat çekti. Siber zorbalığın sürekli ve görünür bir şekilde yaşanmasının çocuk ve ergenlerde kaygı bozuklukları, depresyon ve hatta intihar düşüncelerine kadar uzanan ciddi ruhsal sorunlara neden olabileceğini vurguladı.

DOĞRU KULLANILDIĞINDA FAYDALARI DA VAR

Tüm bu risklere rağmen sosyal medyanın tamamen olumsuz bir araç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Aktepe, bilinçli ve dengeli kullanımın önemli kazanımlar sağlayabileceğini ifade etti. Sosyal medyanın çocuk ve gençlere kendilerini ifade etme fırsatı sunduğunu belirten Aktepe, özellikle ergenlik döneminde büyük önem taşıyan sosyal destek ve aidiyet duygusunun gelişmesine katkı sağlayabildiğini söyledi. Prof. Dr. Evrim Aktepe, sosyal medyanın çocuk ve ergenlerin yaşamında kalıcı bir yer edindiğini belirterek, önemli olanın yasaklamak değil, doğru ve sağlıklı kullanım alışkanlıkları kazandırmak olduğunu sözlerine ekledi.

Muhabir: Nurgül Hancı