Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Muhasebe ve Mali İşler Başkanı Hüseyin Saydam, Isparta’ya geldi. Saadet Partisi tarafından organize edilen program kapsamında Isparta’nın mevcut durumu, şehirleşme politikaları, ulaşım, ekonomi, çevre, gençlik, sosyal yaşam ve yerel kalkınma gibi birçok başlık masaya yatırıldı.
Saadet Partisi tarafından organize edilen “Ortak Akıl Güçlü Şehir” çalıştayı kapsamında, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Muhasebe ve Mali İşler Başkanı Hüseyin Saydam Isparta’ya geldi. Gerçekleştirilen programda, şehirlerin geleceği, yerel yönetim anlayışı, ekonomik gelişim, sosyal yapı ve şehircilik vizyonu ele alındı. Geniş katılımla düzenlenen çalıştayda, farklı alanlarda uzman isimler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, iş insanları ve vatandaşların görüş ve önerileri dinlendi.
Programda konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Muhasebe ve Mali İşler Başkanı Hüseyin Saydam, “Tüm teşkilatlarımız olarak doğru yerde durarak siyaset yapıyoruz. Her türlü zulmün, devletin şiddetinin arttığı, kumarın ve uyuşturucunun arttığı ülkemizde temiz, dirayetli, kararlı bir siyaset ihtiyacı olduğu kesindir. Bu bağlamda Saadet Partisi iktidarına ihtiyaç olunduğunun da farkındayız. Yargıtay üye sayılarını açıkladı. 2025 yılından 2026 yılına geçerken de Saadet Partisi olarak en fazla üye sayısını artıran parti olarak tarihe not düştük. İnşallah 2026 yılında da bu trendi sürdüreceğiz” dedi.
ÜLKEMİZİ YAŞANABİLİR BİR ÜLKE DURUMUNA GETİRECEĞİZ
Saydam, “Anketlere baktığımız zaman kararsızlar diye gösterilen bir kısım var. Bu kısım şu anda bütün partilerin aldığı oydan fazla olarak gözüküyor. Hem iktidarın hem muhalefetin ortaya koyduğu siyaset anlayışı vatandaşın siyasete olan güvenini zedelemiştir. Ancak herkesin bildiği üzere ülkeyi siyaset yönetiyor. Biz de siyasete olan güveni sağlayıp vatandaşın teveccühünü alarak tekrar ülkemizi yaşanabilir bir ülke durumuna getirmek için çalışıyoruz” diye konuştu.
TÜRKİYE’Yİ BİR KALIBA SOKMAYA ÇALIŞIYORLAR
“Bir zamanlar çok kudretli partiler vardı. Artık onlar da yok” diyen Saydam, “Bazı partilerin de başladıkları noktalar ile geldikleri nokta arasında ciddi bir söylem ve siyaset uyuşmazlığı olduğunu görüyoruz. Bu da güveni azaltan başka bir faktör. İktidar partisi de ara ara çıkıp ülkenin muhalefeti gibi açıklamalar yapıyorlar. Biz iktidar, yavru iktidar, muhalefet herkesin lafına değil ne yaptıklarına bakıyoruz. Tabii ki Türkiye’de hiçbir şey yapılmıyor değil. Ancak Türkiye’nin kapasitesi bu değil. Türkiye en fazla yüzde 20’sini kullanıyor. Türkiye’nin hacmi bu değil. Türkiye’ye biçilmek istenen kaftan bu olsa da biz bu değiliz” dedi.
3-4 AY İÇİNDE 250 MİLYAR FAİZ ÖDEDİK
Vergiler ve ekonomik görünüm hakkında açıklamalarda bulunan Saydam, “Vergiler çok arttı. Bir yıllık bütçeye konulması planlanan ceza geliri neredeyse 1 ayda kesildi. Bütün gelirler vatandaşlar üzerinden sağlanıyor. Bu yetmiyor, korkunç miktarda borçlanmalar yapılıyor. Buna rağmen birçok konu atıl vaziyette çözüm bekliyor. Herhangi bir devlet bankasının sitesine ya da vergi borcu ödemek için uygulamayı açın. 40’a yakın satır var. Bu kadar fazla yapılandırma, bu kadar fazla beyaz sayfa açılmak istenmiş. Vatandaşa sürekli nefes aldırmaya çalışıyorlar ama vatandaş borç içinde. Belediyeler borç içinde. 3-4 ay içinde 250 milyar faiz ödedik. Bakın dikkatinizi çekerim; borç değil sadece faizi ödedik” dedi.
TEMEL İHTİYAÇLAR LÜKS HALİNE GELDİ
Türk insanının ekonomik olarak çok zor durumda olduğunun altını çizen Saydam, “Normal şartlarda bineceğiniz bir arabanın lüks görünmesi çok ayıptır. Beyaz eşyanın lüks, cep telefonlarının lüks olarak gözükmesi ne demektir yahu? Ayıptır, bu ülkenin en büyük ayıplarından biridir. Başka ülkeler yapay zekâ ile robotik ile uğraşırken biz bu ürünleri lüks olarak görüyoruz” dedi.
KAMU KURUMLARI ZARAR EDİYOR
Saydam, “Türkiye’de en fazla içilen içecek ürünü çaydır. Ancak ÇAYKUR, devletin en büyük kurumlarından olan ÇAYKUR zarar ediyor. Hızlı trenler boş kalmıyor. Bilet bulunmuyor. Devlet Demiryolları zarar ediyor. TOGG üretildi, güzel denildi. Zarar ediyor. Şeker fabrikalarımız var. Zarar ediyor. Bunlar nasıl oluyor? Siz bu kurumlara zarar ettirirken bu kurumları dahi yönetemezken biz bu adamlara 25 yıldır ülkeyi emanet ediyoruz. Bizim bunlara itirazlarımız var. Yol yapılmış, köprü yapılmış, havalimanı yapılmış, evet. Ama yeterli değil. Bu projeler 40-50 yıl geç kalmış projeler. Bizim literatürümüzde sanayi otoyolu diye bir mefhum var. Bu projelerin haritaları hazır. ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN projeleri bizlerin projeleridir. TÜMOSAN diye bir fabrika var. Sadece traktör üreten bu fabrikayı biz uçak üretsin diye kurduk” dedi.