Batı Akdeniz’de Yaşlı İstismarı ile Mücadele
Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Işıl Pamukçu ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Adem Öter’in ortak çalışması, yaşlı istismarına ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Uluslararası saygın bilimsel dergilerden biri olan Journal of Elder Abuse & Neglect’te yayımlanan araştırma, yaşlı istismarını mağdurların kendi anlatımları üzerinden inceleyen ilk karma yöntemli saha çalışması olma özelliği taşıyor. Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Işıl Pamukçu, yaşlı istismarının küresel bir sorun olduğuna dikkat çekerek özellikle cinsel istismar vakalarının görünür hale getirilmesinin önem taşıdığını belirtti. Pamukçu, yaşlı bireylerin utanma, korku, toplumsal baskı ve aile ilişkilerini koruma kaygısıyla yaşadıkları istismarı çoğu zaman dile getiremediğini vurgulayarak, “Resmi kayıtlara yansımayan çok sayıda mağdurun bulunduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle yaşlı istismarına yönelik farkındalığın artırılması ve mağdurların güvenle başvurabilecekleri mekanizmaların güçlendirilmesi büyük önem taşıyor” dedi. Prof. Dr. Pamukçu, yaşlı nüfusun giderek arttığı Türkiye’de yaşlı istismarının daha görünür hale getirilmesi gerektiğini belirterek, konunun yalnızca mağdurları değil aileleri, sağlık çalışanlarını, sosyal hizmet uzmanlarını ve toplumun tüm kesimlerini ilgilendirdiğini söyledi. Yaşlı bireylerin güvenli, saygın ve insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürebilmeleri için toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.
İSTİSMAR ÇOĞU ZAMAN TEK BİR OLAYLA SINIRLI KALMIYOR
Araştırmada yer alan mağdurların yaş ortalaması 72,5 olarak belirlenirken, katılımcıların önemli bir bölümünün kırsal bölgelerde yaşadığı görüldü. Bulgulara göre mağdurların yüzde 55,8’i tek bir istismar türüne maruz kalırken, yüzde 41,9’u iki farklı istismar türünü aynı anda yaşadığını ifade etti. Bir katılımcının ise üç farklı istismar türüne eş zamanlı olarak maruz kaldığı tespit edildi. Araştırma sonuçları, yaşlı istismarının çoğu zaman tekil ve izole bir olay olmadığını; farklı şiddet ve sömürü biçimlerinin iç içe geçtiği, birbirini tetikleyen bir “çoklu mağduriyet” süreci olarak yaşandığını gösterdi.
CİNSEL İSTİSMAR VAKALARI ÇOĞUNLUKLA GİZLİ KALIYOR
Çalışmanın dikkat çeken bulgularından biri de yaşlılara yönelik cinsel istismar oldu. Araştırmada yalnızca bir mağdur tarafından dile getirilmiş olmasına rağmen, bu vaka yaşlı istismarının en az bilinen ve en fazla gizlenen boyutlarından birini gözler önüne serdi. Mağdurun yaşadığı fiziksel şiddetin ardından kendi torunu tarafından cinsel saldırıya uğradığını anlatmasına rağmen, duyduğu yoğun utanç nedeniyle bu durumu resmi makamlara bildirmediği belirlendi. Araştırmacılar, bu durumun yaşlılara yönelik cinsel istismarın neden çoğu zaman kayıt altına alınamadığını ve resmi istatistiklerde yeterince yer bulamadığını gösterdiğini ifade etti.




