Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ekonomik politikaları değerlendiren Özil, "Atatürk, çok kısa sayılabilecek bir sürede ülkenin kalkınması için önemli adımlar attı. Kurtuluş Savaşı'nın ardından büyük yıkım yaşayan, üretim kapasitesi düşük ve ekonomik açıdan zor durumda olan bir ülkeyi yeniden ayağa kaldırmaya çalıştı. Fabrikalar kuruldu, üretime öncelik verildi ve ekonomik bağımsızlığı güçlendirecek yatırımlar yapıldı" dedi.
Atatürk döneminde üretim odaklı bir kalkınma anlayışının benimsendiğini belirten Özil, devlet üretme çiftlikleri başta olmak üzere birçok yatırımın ülkenin gelişimine katkı sağladığını ifade etti.
Özil, "Atatürk'ün temel hedeflerinden biri ekonomik bağımsızlıktı. Üretimin artırılması, tarımın ve sanayinin geliştirilmesi için önemli yatırımlar gerçekleştirildi. Bugün ise tarım ve üretim konusunda geçmişe göre farklı bir tabloyla karşı karşıyayız. Eskiden kendi ürettiğimiz bazı tarım ürünlerini bugün ithal ediyor olmamız, üretimin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor" diye konuştu.
Atatürkçü Düşünce Derneği'nin gelecek kuşaklara bırakmak istediği en önemli mirasın ne olduğu sorusunu da yanıtlayan Özil, derneğin temel hedefinin Atatürk'ün "Tam Bağımsız Türkiye" idealini gelecek nesillere aktarmak olduğunu söyledi.
Özil, "Atatürkçü Düşünce Derneği olarak gelecek kuşaklara bırakmak istediğimiz en önemli miras, tam bağımsız Türkiye anlayışıdır. Ekonomik, siyasi ve kültürel alanlarda bağımsızlığını koruyan, üreten, bilim ve akıl ışığında ilerleyen güçlü bir Türkiye hedefini yaşatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.



